أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

“Göklerin ve yerin mülkünün Allah'a ait olduğunu, dilediğine azap edip dilediğini de bağışladığını bilmedin mi? Allah herşeye kâdirdir.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, Allah'ın kimini azaplandırıp kimini bağışlamasının güzel/uygun olmasının sebebinin, O'nun yaratıkların mâliki, Rabbi ve İlâhı olmasından kaynaklandığını göstermektedir. Buna göre Allah, mülkünde dilediği gibi tasarruf ettiği için dilediği her fiili yapması güzeldir; bu, Mu'tezile'nin fiillerin güzelliğinin maslahat-mefsedet gözetilmesine bağlı olduğu görüşünü reddeder.

وهذا يدل على أنه إنما حسن منه التعذيب تارة ، والمغفرة أخرى ، لأنه مالك الخلق وربهم وإلههم ، وهذا هو مذهب أصحابنا فإنهم يقولون : إنه تعالى يحسن منه كل ما يشاء ويريد لأجل كونه مالكا لجميع المحدثات
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre bu ayette hitap Peygamber'e (s.a.v.) veya herkese yöneliktir; azabın mağfiretten önce zikredilmesi, öncesinde geçen ifadelerin sırasına uygunluk, azaba müstahak olmanın önce gelmesi ya da burada kastedilenin dünyada gerçekleşen kesip koparma (musibet) olması sebebiyledir.

قدم التعذيب على المغفرة إيتاء على ترتيب ما سبق، أو لأن استحقاق التعذيب مقدم أو لأن المراد به القطع وهو في الدنيا

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Her iki müfessir de ayetteki azap-mağfiret ilişkisinin Allah'ın mutlak iradesiyle bağlantılı olduğunu kabul eder ve ayetin dilsel/itikadi yapısını ciddiye alarak yorumlar.

Farklar

Râzî ayeti kelami bir zemine taşıyıp Eş'arî-Mu'tezile tartışması bağlamında Allah'ın fiillerinin maslahat gözetmeksizin de güzel olduğunu temellendirirken, Beydâvî meseleyi belağat ve nazm açısından ele alıp azabın mağfiretten önce zikredilmesinin dilbilimsel/bağlamsal sebeplerini araştırır; birincisi itikadi istidlal, ikincisi dil tahlili yöntemini öncelemektedir.

Dönemsel bağlam

Râzî'nin daha erken dönemde kelami tartışmaları merkeze alan yaklaşımı, sonraki dönemde Beydâvî'de daha çok dil ve belağat odaklı, itikadi çekişmelerden nispeten bağımsız bir tefsir tarzına evrilmiştir; bu, tefsir geleneğinde kelami istidlalden dilbilimsel-edebi tahlile doğru bir eğilim değişimini yansıtır, ancak kesin bir kopuş değildir.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırma, bir ayetin farklı ilim disiplinleriyle (kelam, dilbilim) okunabileceğini, bunun da ilim ile iman arasındaki uyumu besleyebileceğini hatırlatır. Günümüzde de bir meseleye tek bir bakış açısıyla değil, çeşitli yöntemlerle yaklaşmak, hem sabırlı bir öğrenme hem de farklı yorumlara hoşgörüyle bakma alışkanlığını güçlendirebilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir