Verilen ham metin, Taberî'nin bu ayete dair fiili tefsir açıklamasını içermemekte; yalnızca ayetin te'vili hakkındaki söze giriş ifadesi ve bir sayfa/başlık işareti yer almaktadır.
يقول تعالى ذكرهوَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِى مَآ أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
“Und ohne Allahs Huld gegen euch und Seine Barmherzigkeit im Diesseits und Jenseits würde euch für das, worin ihr euch (ausgiebig) ausgelassen habt, gewaltige Strafe widerfahren,” — Bubenheim & Elyas
Verilen ham metin, Taberî'nin bu ayete dair fiili tefsir açıklamasını içermemekte; yalnızca ayetin te'vili hakkındaki söze giriş ifadesi ve bir sayfa/başlık işareti yer almaktadır.
يقول تعالى ذكرهİbn Kesîr'e göre bu ifade, Hz. Aişe hakkında ileri geri konuşup dedikodu yapanlara (İfk hadisesine karışanlara) hitaben, dünyada tevbe edip Allah'a yönelmeleri halinde Allah'ın onların tevbesini kabul edeceğini ve imanları sebebiyle ahiret bakımından kendilerini affedeceğini ifade etmektedir.
أيها الخائضون في شأن عائشة بأن قبل توبتكم وإنابتكم إليه في الدنيا وعفا عنكم لإيمانكم بالنسبة إلى الدار الأخرةBu müfessire göre, Allah'ın dünyada mühlet vermek ve ahirette af ve mağfiret şeklinde tecelli eden lütuf ve rahmeti olmasaydı, ifk olayına dalanlara büyük bir azap dokunurdu. Ayette üç ayrı günah sıralanmaktadır: iftirayı dilden dile aktarmak, kalben tahkik etmeden ağızla söylemek ve bunu Allah katında büyük olduğu halde önemsiz sanmak.
فهذه ثلاثة آثام مترتبة علق بها مس العذاب العظيمGemeinsamkeiten
Taberî'nin metninde içerik bulunmadığından karşılaştırma esasen İbn Kesîr ve Beydâvî arasındadır; her ikisi de ayeti İfk hadisesi bağlamında okuyup Allah'ın lütuf, mühlet ve mağfiretinin olmasaydı büyük bir azabın gerçekleşeceği fikrinde birleşir.
Unterschiede
İbn Kesîr rivayet ve siyak eksenli bir yorumla meseleyi tevbe-af ilişkisine, imanın ahiretteki karşılığına odaklarken; Beydâvî daha çok dil ve belağat tahlili yaparak ayetteki ifadeleri üç ayrı günah kategorisine ayırıp kelime ve kıraat farklılıkları üzerinden ince bir anlam örgüsü kurar. Bu fark, rivayet tefsiri ile dirayet/belağat tefsiri yöntemleri arasındaki genel ekol ayrışmasını yansıtır.
Historischer Kontext
Taberî'den veri bulunmadığı için üç dönemlik bir karşılaştırma yapılamamakta, yalnızca daha sonraki iki müfessirin (İbn Kesîr rivayet ağırlıklı, Beydâvî dirayet/belağat ağırlıklı) farklı yöntemsel eğilimleri gözlemlenmektedir; bu, tefsir geleneğinde zamanla rivayet ve dil analizinin birlikte veya ayrı ayrı öne çıkabildiğini gösterir.
Bu karşılaştırma, söylenti ve asılsız sözlerin yayılmasında dilin, kalbin ve vicdanın sorumluluğuna dikkat çeker; günümüzde de bir sözü aktarmadan önce araştırma, ihtiyat ve tevbeye açık olma tutumu ahlaki bir hassasiyet olarak hatırlanabilir. Bu bağlamda toplumsal dayanışma ve hoşgörü, asılsız haberler karşısında sabırlı ve yapıcı bir duruş sergilemeyi teşvik eden bir ilke olarak düşünülebilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben