وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱبْنَىْ ءَادَمَ بِٱلْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ ٱلْـَٔاخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ

“Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine): " Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, Hz. Peygamber'e Yahudilerin ihanetini hatırlatmak amacıyla Âdem'in iki oğlunun (Hâbil ve Kâbil) kıssasını anlatmasını emretmektedir; kurban takdim eden ve birinin kurbanı kabul edilirken diğerininki reddedilince kıskançlıkla kardeşini öldürmesi olayı zikredilir. Taberî, kurban sunanların Âdem'in sulbünden iki oğlu mu yoksa İsrailoğullarından iki adam mı olduğu konusundaki görüşleri değerlendirip, doğru görüşün Âdem'in iki oğlu olduğunu tercih eder. Ayrıca kurbanın bu ümmetteki karşılığının namaz, oruç, sadaka ve zekât gibi salih ameller olduğunu belirtir.

وأولى القولين في ذلك عندي بالصواب، أن اللذين قربا القربان كان ابني آدم لصلبه ، لا من ذريته من بني إسرائيل. وذلك أن الله عز وجل يتعالى عن أن يخاطب عباده بما لا يفيدهم به فائدة
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre namazın kötülükten alıkoyucu olması, onun huşû ile kalp ve organlarla eda edilmesine bağlıdır; namazı böyle koruyup zayi etmeyen kişinin namazı gerçekten fahşâ ve münkerden nehyeder. Namazı gözetmek kişiyi bir gün mutlaka çirkin işlerden vazgeçmeye sürükler; ayrıca ifade, hiçbir namaz kılanın bu hükümden çıkmayacağı anlamına gelmez, sadece bu özelliğin namazda bulunduğunu ifade eder.

وعلى كل حال إن المراعي للصلاة لا بد أن يكون أبعد من الفحشاء والمنكر ممن لا يراعيها . وأيضا فكم من مصلين تنهاهم الصلاة عن الفحشاء والمنكر ، واللفظ لا يقتضي أن لا يخرج واحد من المصلين عن قضيتها
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî bu ayeti öncesiyle bağlarken, Yahudilerin ahitleri bozması ve zulmünün Âdem'in oğlunun kardeşine yaptığı zulme benzediğini belirtir; Peygamber'e karşı tuzak kuranların önceki peygamberleri öldürdüğü gibi Kabil'in Habil'i öldürdüğünü anlatarak kıssanın gerçek bir hadise olduğunu, uydurma hikayelerden olmadığını vurgular. İki oğlun kimliği konusunda Hasan el-Basrî'nin Âdem'in sulbünden olmayıp İsrailoğullarından iki kişi olduğu görüşünü nakleder, ancak İbn Atıyye'nin bu görüşü yanlış (vehm) bulduğunu ve doğru görüşün cumhur müfessirlerin dediği gibi bunların Âdem'in öz oğulları Kabil ve Habil olduğunu aktarır. Kurbanların mahiyeti, kıskançlığın sebebi ve kız kardeşlerle evlendirme meselesine dair çeşitli rivayetleri sıralar, Cafer es-Sadık'tan nakledilen farklı bir kıssayı ise sahih bulmadığını belirtir.

والصحيح أنهما ابناه لصلبه هذا قول الجمهور من المفسرين وقاله بن عباس وبن عمر وغيرهما وهما قابيل وهابيل
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî bu ayette Âdem'in iki oğlu Kâbil ve Hâbil kıssasını aktarır; kız kardeşlerin evlendirilmesi meselesinde Kâbil'in kıskançlığı sebebiyle kurbanının kabul edilmemesi ve bunun üzerine Hâbil'i tehdit etmesi anlatılır. Hâbil'in cevabı, reddin kendi taksiratından kaynaklandığını, Allah'ın ancak müttakilerden kabul ettiğini vurgular. Beydâvî ayrıca bunun İsrailoğullarından iki kişi olabileceği rivayetini de nakleder ve Hâbil'in kardeşine el kaldırmamasının Allah korkusundan ve daha faziletli olanı tercihten kaynaklandığını belirtir.

قال إنما يتقبل الله من المتقين في جوابه أي إنما أتيت من قبل نفسك بترك التقوى لا من قبلي فلم تقتلني، وفيه إشارة إلى أن الحاسد ينبغي أن يرى حرمانه من تقصيره ويجتهد في تحصيل ما به صار المحسود محظوظا، لا في إزالة حظه فإن ذلك مما يضره ولا ينفعه
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre Habil ile Kabil'in kıssasında kurbanın kabulü takva şartına bağlıdır; kurban sahibinin günahlardan sakınması sebebiyle kabul gerçekleşmiştir. Ayrıca Hz. Nuh tufanından sonra gemide kalanların hepsinin hak din üzere olup sonradan ihtilafa düştükleri, insanların önce tek ümmet iken sonra ayrıldıkları belirtilir. Metin ayrıca İslam ile imanın aynı şey olduğunu bu ayetin zahirinden çıkarır.

إنما صار القربانين مقبولا والآخر مردودا لأن حصول التقوى شرط في قبول الأعمال
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr, ayette anlatılan iki kardeşin Hâbil ve Kâbil olduğunu, kurbanlarını sundukları zaman Allah'ın koyun sahibi olan Hâbil'in kurbanını kabul edip diğerinin kurbanını kabul etmediğini belirtir. Cumhurun görüşüne göre koyun sunan Hâbil, ekin sunan ise Kâbil'dir ve kabul edilmeyen kişi kıskançlıkla kardeşini öldürmüştür. Müfessir bu kıssayı nakleden farklı rivayetleri ve selef alimlerinin görüşlerini bir araya toplayarak aktarır.

ثم المشهور عند الجمهور أن الذي قرب الشاة هو هابيل وأن الذي قرب الطعام هو قابيل

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Taberî, Kurtubî, Beydâvî ve İbn Kesîr, kıssanın Âdem'in iki oğlu Hâbil ve Kâbil arasında geçtiği görüşünü cumhurun/doğru görüş olarak benimser; kurban kabulünün takva ile ilişkili olduğu ve kıskançlığın cinayete yol açtığı ortak temadır.

Farklar

Taberî ve Kurtubî, İsrailoğullarından iki kişi olabileceği rivayetini değerlendirip reddederken Beydâvî bu ihtimali sadece nakleder, kesin tercih yapmaz. Kurtubî ayrıca kıssayı Yahudilerin ihanetiyle bağlamsal olarak ilişkilendirirken, Beydâvî kız kardeşlerle evlilik meselesi ve ahlaki-işârî yorumlara daha çok yer verir. Fahreddin er-Râzî ise kıssadan hareketle takva-kabul ilişkisini ve İslam-iman kavramlarının özdeşliğini çıkararak daha kelamî/dil odaklı bir okuma sunar; Zemahşerî ise tamamen farklı bir ayet bağlamında namaz-fahşâ ilişkisini belağat açısından ele alır. İbn Kesîr rivayet toplamaya odaklanırken yorum geliştirmekten çok nakil çoğunluğuna dayanır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessir Taberî rivayet ağırlıklı bir değerlendirme yaparken, sonraki müfessirler (Kurtubî, Beydâvî, İbn Kesîr) büyük ölçüde aynı cumhur görüşünü tekrarlayıp rivayetleri sistematikleştirmiş; Fahreddin er-Râzî ise dil ve kelam yöntemiyle farklı bir katman ekleyerek metni daha kavramsal bir çerçevede işlemiştir. Temel kıssa anlatımı zaman içinde büyük ölçüde sabit kalmış, farklılıklar çoğunlukla detay ve yöntemsel vurgularda görülmüştür.

Günümüz bağlantısı

Bu kıssa, kıskançlık ve haset gibi duyguların kontrol edilmemesinin bireysel ve toplumsal ilişkilerde onarılmaz zararlara yol açabileceğini hatırlatır. Kurbanın kabulünün takvaya bağlanması, ibadetlerin biçimsel yerine samimi bir kalp hali ile eda edilmesinin önemine işaret edebilir. Kardeşlik bağlarının korunması ve öfke karşısında sabırlı, erdemli bir tavır takınma, günümüz aile ve toplum ilişkilerinde de düşünülmeye değer bir ahlaki ilke olarak görülebilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir