“Sûr'a üfürüleceği gün ki biz suçluları o gün, (gözleri korkudan) göğermiş olarak mahşerde toplayacağız.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre âyette geçen 'zürkan' ifadesiyle kâfirlerin kıyamet günü mahşer yerine sürüklenirken gözlerinin renginin değişmesi kastedilmektedir; bu konuda iki görüş nakledilmiştir: birincisi haşirde çekilen şiddetli susuzluktan gözlerin göründüğü hal, ikincisi ise kör olarak haşredilmeleri anlamıdır.
فقيل: عنى بالزرق في هذا الموضع: ما يظهر في أعينهم من شدة العطش الذي يكون بهم عند الحشر لرأي العين من الزرق. وقيل: أريد بذلك أنهم يحشرون عميا
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu pasajda Râzî, sûra üfleme (nefh-i sûr) hadisesinin insanların haşredilmesi için bir sebep mahiyetinde olduğuna dikkat çeker ve bunu başka bir ayetteki benzer ifadeyle (Tâ-Hâ 102) karşılaştırır. Ardından bu konuda Mu'tezile'nin görüşünü nakletmeye geçer.
كالدلالة على أن النفخ في الصور كالسبب لحشرهم فهو نظير قوله : ففيه مسائل : المسألة الأولى : قالت المعتزلة قوله
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Kurtubî'ye göre ayetteki 'zurkan' kelimesi müşrik/mücrimlerin kıyamet günündeki halini tasvir eder ve bu konuda çeşitli görüşler nakledilmiştir: gözlerin mavi/kör olması, şiddetli susuzluktan gözlerin renginin değişip mavileşmesi, boşa çıkan ümitten kaynaklanan bir hal, veya şiddetli korkudan gözlerin dikilip kalması. Ayrıca kıyamet gününün farklı hallerinin bulunduğu, bir halde insanların 'zurkan' (gök gözlü/kör), başka bir halde 'umyen' (kör) olarak haşrolunacağı belirtilir.
والزرق خلاف الكحل والعرب تتشاءم بزرق العيون وتذمه أي تشوه خلقتهم بزرقة عيونهم وسواد وجوههم وقال الكلبي والفراء : ( زرقا ) أي عميا وقال الأزهري : عطاشا قد ازرقت أعينهم من شدة العطش
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
İbn Kesîr'e göre bu ifadenin anlamı, günahkârların içinde bulundukları dehşet ve korkuların şiddetinden dolayı gözlerinin gözlerinin maviye/çakır renge dönüşmesidir.
قيل معناه زرق العيون من شدة ما هم فيه من الأهوال
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî bu ayette geçen sûra üflenme fiilinin farklı kıraatlerini ve bunların gramatik izahını verir; failin Allah'a veya İsrafil'e ait zamire yorulabileceğini belirtir. Ardından mücrimlerin haşredileceği gün 'zurkan' (gök gözlü) sıfatıyla anılmalarını açıklar; bunun Araplarda en kötü ve en sevilmeyen göz rengi olduğunu, çünkü düşmanları olan Rumların gök gözlü oluşu sebebiyle bu sıfatı düşman tasvirinde kullandıklarını nakleder. Ayrıca bu ifadenin 'kör' anlamına da gelebileceğini, çünkü körün göz bebeğinin maviye çalabildiğini ifade eder.
زرقا زرق العيون وصفوا بذلك لأن الزرقة أسوأ ألوان العين وأبغضها إلى العرب، لأن الروم كانوا أعدى أعدائهم وهم زرق العين
Günümüz bağlantısı
Bu ayet, kıyamet gününün dehşetine dair tasvirler üzerinden insanı hesap bilinciyle yaşamaya ve davranışlarında ölçülü olmaya davet eder. Farklı müfessirlerin aynı kelimeye dair çeşitli okumalar sunması, ilim geleneğinde çok yönlü düşünmenin ve mütevazı bir yorum çabasının önemini hatırlatır. Böyle bir bilinç, günlük hayatta sabır ve ihlas duygusunu güçlendirebilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir