وَلَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَٰحِهَا وَٱدْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحْمَتَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ مِّنَ ٱلْمُحْسِنِينَ
“Work not confusion in the earth after the fair ordering (thereof). and call on Him in fear and hope. Lo! the mercy of Allah is nigh unto the good.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre Allah, Peygamber'i göndermek suretiyle yeryüzünü ıslah ettikten sonra, artık orada bozgunculuk yapılmasını yasaklamıştır; bu bozgunculuk Allah'a şirk koşmak ve O'na isyan etmektir. Dua ve amelin sadece Allah'a ihlasla yapılması, O'nun azabından korkarak ve mükafatını umarak yapılması gerektiği belirtilir; başka bir amaçla yapılan dua ise sonuçta yalanlamak anlamına gelir. Ayrıca yasaklanan fesad, insanlardan ölçü ve tartıda hile yapmak gibi peygamber gönderilmeden önce işlenen günahları da kapsar.
لا تشركوا بالله في الأرض ولا تعصوه فيها، وذلك هو الفساد فيها
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre 'min ellezîne yuhsinûne' ifadesi, iki gencin Yusuf'u rüya yorumunda mahir kimselerden, ya da alim kimselerden, ya da hapishane halkına iyilik eden kimselerden biri olarak görmelerine dayanır. Bu üç ihtimalden hangisi olursa olsun, gençlerin ondan yorum istemesi bu vasfına dayanmaktadır ve rivayetlerde Yusuf'un hapishanedekilere gösterdiği ilgi ve şefkat de bu bağlamda zikredilir.
أو من العلماء ، لأنهما سمعاه يذكر للناس ما علما به أنه عالم . أو من المحسنين إلى أهل السجن . فأحسن إلينا بأن تفرج عنا الغمة بتأويل ما رأينا إن كانت لك يد في تأويل الرؤيا
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre bu ayetteki yasak, ıslahtan sonra gelen her türlü fesadı -az olsun çok olsun- kapsamaktadır ve bu görüş kavillerin sahih olanına göre umumidir. Dahhâk bunu suyu kirletmek ve verimli ağaçları haksız yere kesmekle sınırlarken, Kuşeyrî ise burada asıl kastın şirk, kan dökme ve yeryüzünde fesat çıkarmaktan nehiy olduğunu belirtir. Kurtubî, Dahhâk'ın görüşünün genel olmadığını, bunun yalnızca mü'mine zarar veren durumlar için geçerli olduğunu, müşriklere zarar veren fiillerin ise Peygamber'in Bedir kuyusunun suyunu bozması ve kâfirlerin ağaçlarını kesmesi örneğinde görüldüğü gibi cайiz olduğunu ekler.
قلت : وأما ما ذكره الضحاك فليس على عمومه وإنما ذلك إذا كان فيه ضرر على المؤمن وأما ما يعود ضرره على المشركين فذلك جائز فإن النبي صلى الله عليه وسلم قد عور ماء قليب بدر وقطع شجر الكافرين
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre bu ayet, işler düzgün giderken yeryüzünde fesat çıkarmayı yasaklamaktadır; çünkü ıslahtan sonra meydana gelen bozgunculuk kullar için en zararlı durumdur. Bunun yerine Allah'a ibadet, dua, yalvarma ve boyun eğme emredilmiştir; korku O'nun azabından, ümit ise O'nun büyük mükafatındandır. Ayrıca Allah'ın rahmetinin, emirlerine uyup yasaklarından kaçınan muhsinlere yakın olduğu belirtilmiştir.
ينهى تعالى عن الإفساد في الأرض وما اضره بعد الإصلاح فإنه إذا كانت الأمور ما شية على السداد ثم وقع الإفساد بعد ذلك كان أضر ما يكون على العباد فنهى تعالى عن ذلك وأمر بعبادته ودعائه والتضرع إليه والتذلل لديه
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre 'tazarru ve gizlilikle dua edin' ifadesi, gizli duanın ihlasın delili olduğunu gösterir; 'aşırı gidenleri sevmez' ifadesi ise duada ve diğer hususlarda emredilenin ötesine geçenleri, yani peygamberlik mertebesi veya göğe çıkma gibi kendisine yakışmayan şeyleri isteyenleri kasteder. Yeryüzünü ıslah ettikten sonra fesat çıkarmak, peygamberlerin gönderilmesi ve hükümlerin konulmasıyla sağlanan düzeni küfür ve isyanla bozmak anlamına gelir. Duanın hem korku hem ümit ile yapılması gerektiği belirtilir: korku, kişinin ümitlerinin kısıtlı ve hak etmediğinin bilinciyle; ümit ise Allah'ın lütuf ve rahmetinin bolluğuyla ilgilidir; 'Allah'ın rahmeti muhsinlere yakındır' ifadesi ümidi tercih eden ve icabete vesile olan şeye dikkat çeken bir vurgudur.
ادعوا ربكم تضرعا وخفية أي ذوي تضرع وخفية فإن الإخفاء دليل الإخلاص. إنه لا يحب المعتدين المجاوزين ما أمروا به في الدعاء وغيره، نبه به على أن الداعي ينبغي أن لا يطلب ما لا يليق به كرتبة الأنبياء عليهم الصلاة والسلام، والصعود إلى السماء.
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre dua ile ibadet arasında anlam farkı vardır ve ikisi ayrı şeylerdir; bu nedenle ayette ikisinin birlikte zikredilmesi uygun görülmüştür. Ayrıca korku ve umut kavramları bağlamında, kulluğun üç türü sıralanmış ve bunlardan en üstün derecenin sadece Allah'ın uluhiyeti gereği ibadet etmek olduğu belirtilmiştir.
لأن الدعاء مغاير للعبادة في المعنى
Comparison
Common ground
Taberî, İbn Kesîr ve Beydâvî, ıslahtan sonra fesat çıkarmanın yasaklanmasını peygamberler ve şeriat aracılığıyla kurulan düzenin küfür/isyanla bozulması olarak okur; dua ve ibadetin ihlasla, hem korku hem ümitle yapılması gerektiği vurgusu Taberî, İbn Kesîr, Beydâvî ve Râzî'de ortaktır.
Differences
Taberî ve İbn Kesîr fesadı bağlamsal/rivayet temelli genel bir şirk-isyan çerçevesinde ele alırken, Kurtubî bu yasağın kapsamını fıkhi açıdan tartışır ve Dahhâk-Kuşeyrî gibi farklı görüşleri karşılaştırarak umum-husus ayrımı yapar; Beydâvî ve Râzî ise daha çok dil/belağat odaklı olup duanın gizliliği, aşırılık kavramı ve dua-ibadet ayrımı gibi ince anlam farklarına eğilir; Zemahşerî ise bambaşka bir ayete (Yusuf kıssası) dair izafet yapısı üzerinden farklı bir konuyu ele almaktadır.
Historical context
Erken dönem müfessir Taberî rivayet ve dil tahliline dayanırken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de belağat analizinin daha sistematik hale geldiği, Kurtubî'de fıkhi tartışmaların ve farklı müfessir görüşlerinin karşılaştırıldığı, Râzî'de ise kavramsal/felsefi ayrımların (dua-ibadet, kulluk dereceleri) derinleştiği görülür; temel ilke (ıslahtan sonra fesadın yasaklanması, ihlaslı dua) sabit kalırken yöntem ve ayrıntı düzeyi zamanla çeşitlenmiştir.
Modern connection
Bu karşılaştırmalı okuma, düzen ve iyiliğin sağlandığı bir ortamda bozgunculuktan kaçınmanın, toplumsal dayanışmayı ve ahlaki tutarlılığı koruma bakımından önemine işaret edebilir. Duanın içtenlikle, aşırılığa kaçmadan, korku ve ümit dengesiyle yapılması ise günümüzde ibadet ruhunun sadelik ve samimiyetle yaşanmasına dair bir hatırlatma olarak düşünülebilir. Ayrıca farklı müfessirlerin fesat kavramına dair kapsam tartışmaları, günlük hayatta adalet ve ölçülülük gibi değerlerin genişçe yorumlanabileceğine dair bir açıklık sunar.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar