يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ وَمَن يَتَّبِعْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ فَإِنَّهُۥ يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

“O ye who believe! Follow not the footsteps of the devil. Unto whomsoever followeth the footsteps of the devil, lo! he commandeth filthiness and wrong. Had it not been for the grace of Allah and His mercy unto you, not one of you would ever have grown pure. But Allah causeth whom He will to grow. And Allah is Hearer, Knower.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Verilen ham metin, Taberî'nin ayetle ilgili tefsir içeriğini barındırmamakta; yalnızca sayfa/ayet numarası bilgisi ile 'Yüce Allah'ın şu sözünün te'vili hakkında söz' başlığı yer almaktadır. Bu nedenle metinden ayete dair herhangi bir görüş çıkarılamamaktadır.

القول في تأويل قوله تعالى:
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayetin zâhiri, hitap edilenlerin şeytanın adımlarını izlemediğini gösterir; eğer kastedilen kâfirler olsaydı onlar zaten izlemiş olurlardı. Bu nedenle Allah, ifk ehline yönelik vaîdi açıkladıktan sonra mü'minlere de terbiye maksadıyla hitap etmiş, onları özellikle zikrederek günahtan kaçınmada daha titiz olmalarını, ifk ve fahişe ehli gibi olmamalarını istemiştir.

وظاهر ذلك أنهم لم يتبعوه ، ولو كان المراد به الكفار لكانوا قد اتبعوه ، فكأنه سبحانه لما بين ما على أهل الإفك من الوعيد أدب المؤمنين أيضا ، بأن خصهم بالذكر ليتشددوا في ترك المعصية
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr, ayetteki ifadeyi şeytanın yolları, izlediği metotlar ve emrettiği şeyler olarak açıklar; bunun en fasih, en beliğ ve en veciz üslupla yapılmış bir sakındırma ve nefret ettirme ifadesi olduğunu belirtir.

وهذا تنفير وتحذير من ذلك بأفصح عبارة وأبلغها وأوجزها وأحسنها قال علي بن أبي طلحة عن ابن عباس أي من خلقه ويضل من يشاء ويرديه في مهالك الضلال والغي
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî bu pasajda şeytanın adımlarına uymanın fahşâ ve münker emretmekle sonuçlandığını, bunun da uyulmaması gerektiğinin gerekçesi olduğunu belirtir. Ayrıca Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı, tövbe ve had cezalarının kefareti sayesinde hiç kimsenin günahından temizlenemeyeceğini, Allah'ın dilediğini tövbeye yöneltip kabul ederek temize çıkardığını açıklar.

و «الفحشاء» ما أفرط قبحه، و «المنكر» ما أنكره الشرع

Comparison

Common ground

İbn Kesîr ve Beydâvî, 'şeytanın adımlarına uymak' ifadesinin fahşâ ve münkere sürükleyen yollar/emirler olduğunu ve bunun şiddetli bir sakındırma üslubu taşıdığını ortak biçimde vurgular; dil ve belağat tahliline dayanan bu okuma iki müfessirde de belirgindir.

Differences

Râzî ayetin zâhirinden hareketle hitabın kâfirlere değil mü'minlere yönelik terbiye amaçlı olduğunu, onların şeytana henüz uymadığını vurgulayan bağlamsal bir yorum sunar; İbn Kesîr rivayet (İbn Abbas) destekli dilsel bir açıklamayla yetinir; Beydâvî ise meseleyi fıkhi kavramlarla (tövbe, had, kefaret) genişletip Allah'ın rahmetinin günahtan temizlenmedeki rolünü ele alır. Taberî'nin metninde ise içerik bulunmadığından karşılaştırmaya dahil edilecek bir görüş yoktur.

Historical context

Erken dönem (Taberî) metninde içerik eksikliği nedeniyle bir süreklilik tespiti yapılamamakta; sonraki dönemlerde İbn Kesîr'in rivayet temelli sade açıklamasından Râzî'nin ince belağat ve bağlam analizine, Beydâvî'nin ise fıkhi/dini kavramsal derinleşmeye doğru bir zenginleşme görülmektedir; temel dilsel çerçeve sabit kalırken yorumun katmanları dönem ve müfessirin yöntemine göre çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, kötüye sürükleyen adımlardan kaçınmanın ve nefsi terbiye etmenin önemine dikkat çeker; bu da günümüzde ahlaki duyarlılığı koruma, sabırla nefis terbiyesi ve toplumsal ilişkilerde ihtiyatlı, yapıcı bir tutum geliştirme çağrısı olarak düşünülebilir. Ayrıca Allah'ın rahmetine ve tövbe kapısına yapılan vurgu, hata yapan kişilere karşı hoşgörülü ve umut aşılayan bir yaklaşımı hatırlatabilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar