قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا
“He said: Rejectest thou my gods, O Abraham? If thou cease not, I shall surely stone thee. Depart from me a long while!” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî, İbrahim'in babasının 'lâ erhamünneke' sözünü 'seni taşlarım' değil 'seni kötü sözle taşlarım/sana söverim' anlamında açıklar; yani rical taşla değil sözle olacaktır. 'Meliyyâ' kelimesinin anlamında ise müfessirler arasındaki ihtilafı aktarır: kimi 'uzun bir zaman/dehr' anlamı verirken kimi 'sağlıklı, esenlikte, benden bir ceza dokunmadan' anlamını tercih etmiştir. Taberî kendisi, bağlam gereği ikinci görüşü (sâlimen, benden bir ceza gelmeden önce beni terk et) tercih ettiğini belirtir.
وأولى القولين بتأويل الآية عندي قول من قال: معنى ذلك: واهجرني سويا، سلما من عقوبتي، لأنه عقيب قوله: وذلك وعيد منه له إن لم ينته عن ذكر آلهته بالسوء أن يرجمه بالقول السيئ
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre bu ifade, kavmin peygambere yönelik tehdidini ifade etmektedir; ona uyarı ve emrini kötülemeye rağmen ısrar ederse, kendilerinin başkalarını sürgün ettiği gibi onu da şehirlerinden çıkarıp kovacaklarını, hatta bu sürgünün en kötü şekilde -azarlama ve mallarına el koyma ile birlikte- gerçekleşeceğini belirtmektedir.
ولعلهم كانوا يخرجون من أخرجوه على أسوأ حال : من تعنيف به ، واحتباس لأملاكه . وكما يكون حال الظلمة إذا أجلوا بعض من يغضبون عليه ، وكما كان يفعل أهل مكة بمن يريد المهاجرة
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre metin, uzun süre ifade eden 'meliyyâ' kelimesinin tefsiri bağlamında, ayetin nazar, istidlal ve tefekkürün gerekliliğine ve taklidin kınanmasına delalet ettiğini belirtir. Nazar ve istidlale çağıran kişinin Kur'an ve peygamberlerin dinine uygun davrandığı, taklide çağıranın ise Kur'an'a muhalif ve kafirlerin dinine uygun olduğu vurgulanır. Ayrıca 'racm' kelimesinin dil ile taşlama (şetm) yahut fiziksel taşlama olabileceğine dair iki görüş nakledilir ve Hz. İbrahim'in babasının tehdidine verdiği cevabın uzaklaşma vaadi olduğu açıklanır.
فمعنى وكل ذلك يدل على وجوب النظر والاستدلال والتفكر وذم التقليد فمن دعا إلى النظر والاستدلال ، كان على وفق القرآن ودين الأنبياء ومن دعا إلى التقليد كان على خلاف القرآن وعلى وفاق دين الكفار
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî bu ayette Âzer'in İbrahim'e söylediği tehdidin mahiyeti ve 'meliyyâ' kelimesinin anlamı hakkında farklı görüşleri nakleder. Bazılarına göre tehdit taşlamak, bazılarına göre sözle sövmek, bazılarına göre dövmek, bazılarına göre ise sırrını ifşa etmektir; İbn Abbas'a göre ise babanın isteği kendisinden uzak durup ona zarar vermemesidir. 'Meliyyâ' kelimesi de kimine göre İbrahim'in halini niteleyen bir durum (hâl), kimine göre ise 'uzun bir zaman' anlamında zarftır.
قال بن عباس : أي اعتزلني سالم العرض لا يصيبك مني معرة واختاره الطبري فقوله : ( مليا ) على هذا حال من إبراهيم وقال الحسن ومجاهد : ( مليا ) دهرا طويلا
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre Âzer, İbrahim'e putlarına dilinden vazgeçmesini, onları ayıplamayı bırakmasını, aksi halde onu taşlayacağını (recmedeceğini) söylemiştir. Ayrıca 'melîyyâ' kelimesinin yorumunda farklı görüşler nakledilmiştir: bazıları 'uzun bir zaman/dehr', bazıları 'ebediyen', bazıları da 'sağlam ve salim halde, sana bir ceza gelmeden önce' anlamı vermiştir.
فإنك إن لم تنته عن ذلك أقتصصت منك وشتمتك وسببتك وهو قوله ( لأرجمنك ) قاله ابن عباس والسدي وابن جريج والضحاك وغيرهم
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre âzer, İbrahim'in nazik ve yumuşak çağrısına karşılık sert ve inatçı bir tavırla yanıt vermiş; onu 'yâ bünî' demeyip ismiyle çağırmış, cümlede haberi mübtedadan önce getirip başına istifham hemzesi ekleyerek İbrahim'in ilahlarından yüz çevirmesini şaşkınlıkla ve inkârla karşılamıştır. Ardından âzer, İbrahim'i tehdit ederek eğer bu sözünden veya ilahlardan yüz çevirmekten vazgeçmezse onu dille (sövme/kınama) veya taşla recmedeceğini, ölene ya da kendisinden uzaklaşana kadar bu tehdidin süreceğini söylemiştir. 'Beni uzun bir süre terk et' ifadesi de bu tehdide bağlı olarak, İbrahim'den uzun süreliğine kendisinden uzaklaşmasını istemek anlamındadır.
فناداه باسمه ولم يقابل يا أبت: بيا بني، وأخره وقدم الخبر على المبتدأ وصدره بالهمزة لإنكار نفس الرغبة على ضرب من التعجب، كأنها مما لا يرغب عنها عاقل ثم هدده فقال: لئن لم تنته عن مقالك فيها أو الرغبة عنها. لأرجمنك بلساني يعني الشتم والذم أو بالحجارة حتى تموت، أو تبعد مني.
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler Âzer'in İbrahim'e yönelik sözünü bir tehdit olarak okur ve 'racm' kelimesinin hem fiziksel taşlama hem de sözle sövme/kınama anlamına gelebileceği ihtimalini birlikte nakleder. Benzer şekilde 'meliyyâ' kelimesinin de 'uzun süre/dehr' ile 'sağlıklı-esenlikte, cezadan önce' anlamları arasında ihtilaf olduğu ortak biçimde aktarılır.
Differences
Taberî bağlamsal okumayla 'meliyyâ'yı esenlik/cezadan kurtulma anlamına yorarken, Kurtubî ve İbn Kesîr rivayet çeşitliliğini daha geniş sunup kesin tercih yapmaktan kaçınır. Zemahşerî meseleyi tarihsel-toplumsal bir analojiyle (sürgün, mal müsaderesi) genişletirken, Râzî konuyu akıl-nakil, nazar-taklit tartışmasına taşıyarak daha kelamî bir çerçeveye oturtur; Beydâvî ise dil ve belâgat inceliğine (hitap şekli, cümle dizilişi) odaklanır. Bu farklar, her müfessirin kendi yönteminden (rivayet, dilbilim, kelam, belâgat) kaynaklanır.
Historical context
Erken dönem müfessiri Taberî çoğunlukla rivayetleri karşılaştırıp bağlama göre tercih yaparken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî yorumu belâgat ve akaid tartışmalarıyla derinleştirmiş, Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayet zenginliğini korumayı sürdürmüştür. Temel anlam çerçevesi (tehdidin sözlü/fiilî oluşu, 'meliyyâ'nın süre/esenlik anlamı) dönemler boyunca büyük ölçüde sabit kalmış, yorumun derinliği ve yöntemi zenginleşmiştir.
Modern connection
Bu ayet, aile içinde inanç farklılığı yaşanan durumlarda bile nazik dilin ve sabrın önemine dikkat çekebilir; İbrahim'in babasına karşı sert değil yumuşak bir üslup benimsemesi, günümüzde de nesiller arası diyalog ve hoşgörüyü hatırlatan bir örnek olarak düşünülebilir. Ayrıca akıl yürütme ile taklit arasındaki fark, ilim ile iman arasındaki dengeli tutumun önemine dair ihtiyatlı bir hatırlatma sayılabilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar