وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هَٰذَا يَوْمٌ عَصِيبٌ

“And when Our messengers came unto Lot, he was distressed and knew not how to protect them. He said: This is a distressful day.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre Lut, elçilerin geldiğinde kendilerinin Allah'ın melekleri olduğunu bilmediği için onların gelişinden dolayı üzülmüş ve içi sıkılmıştır; bunun sebebi kavminin fuhuş işlemesinden korkması ve misafirlerini savunma zorunda kalacağını bilmesidir. Ayrıca 'عصيب' kelimesi şiddetli, belalı gün anlamına gelir ve Lut bu günü kavminin kendisini konuk yüzünden rezil etmesinden korktuğu için böyle tanımlamıştır.

وضاق بهم بمجيئهم ذرعا يقول: وضاقت نفسه غما بمجيئهم، وذلك أنه لم يكن يعلم أنهم رسل الله في حال ما ساءه مجيئهم، وعلم من قومه ما هم عليه من إتيانهم الفاحشة، وخاف عليهم، فضاق من أجل ذلك بمجيئهم ذرعا
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî'ye göre âyetteki 'أرسلنا' fiili Lût'un gönderilmesine delalet eder ve bu takdire göre 'إذا' bedel olur; diğer bir okumaya göre ise zarf olur. 'ضاق بهم ذرعا' ifadesi ise Arapların, gücün yetmemesini 'darlık' (dar kol/pazu) ile ifade etmelerinden gelir; kol uzunluğu güç yetmeye, kısalığı ise güçsüzlüğe benzetilmiştir.

وضاق بشأنهم وبتدبير أمرهم ذرعه أي طاقته ، وقد جعلت العرب ضيق الذراع والذرع : عبارة عن فقد الطاقة ، كما قالوا : رحب الذراع بكذا ، إذا كان مطيقا له
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî bu bölümde meleklerin İbrahim'den ayrılıp Lut kavmine gelişini, Lut'un kızlarının onları karşılamasını ve Lut'un misafirlerinin güzel görünüşlerini görünce kavminin fesadından çekinip 'sîe bihim' (kederlenip sıkıntıya düşmesi) ifadesinin sebebini anlatır. Bu ifadenin dilbilimsel kökenini, 'sâe-yesûu' fiilinin hem lazım hem müteaddi kullanımlarını ve 'zerağ' (dar gelme) kelimesinin deveden alınan mecazi kullanımını detaylı biçimde açıklar. Lut'un sıkıntısının, misafirlerin güzelliğini görmesi ve kavminin fısk içindeki halini bilmesinden kaynaklandığını belirtir.

فلما رأى لوط هيئتهم خاف قومه عليهم ( سيء بهم ) أي ساءه مجيئهم يقال : ساء يسوء فهو لازم وساءه يسوءه فهو متعد أيضا
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr, meleklerin İbrahim'i bir müjde ile bişaretlendirdiklerini belirtir ve bu müjdenin İshak'ın doğumu mu yoksa Lut kavminin helakinin haberi mi olduğu hususunda iki görüş nakleder. İlk görüşü destekleyen ayeti zikrettikten sonra İbrahim'in Lut kavmi için ne kadar üzüldüğünü ve onları savunmaya çalıştığını, Katade ve Süddî'den nakledilen rivayetlerle meleklerin Lut'a geldiği ve kavminin durumunu anlatan kıssayı detaylandırır.

قال ابن عباس وغير واحد شديد بلاؤه وذلك أنه علم أنه سيدافع عنهم ويشق عليه ذلك وذكر قتادة أنهم أتوه وهو في أرض له فتضيفوه فاستحيا منهم فانطلق أمامهم
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî bu ayette Lût'un elçilerin (meleklerin) gelişiyle sıkıntıya düştüğünü, çünkü onları genç erkekler şeklinde görüp kavminin onlara kötülük yapmasından korktuğunu açıklar. Kavminin 'koşarak gelmesi' onların fuhşa alışkanlıklarından ve hayâsızlıklarından kaynaklanır. Lût'un 'bunlar kızlarım' sözü, misafirlerini korumak için onlara kızlarını nikahlamayı teklif etmesi, kavminin kötülüğünün kızlarla evlenmekten bile daha çirkin olduğunu vurgulamak istemesi şeklinde yorumlanır; ayrıca 'kızlarım' ifadesinin ümmetin kadınları anlamına gelebileceği ihtimali de zikredilir.

قال يا قوم هؤلاء بناتي فدى بهن أضيافه كرما وحمية، والمعنى هؤلاء بناتي فتزوجوهن، وكانوا يطلبونهن قبل فلا يجيبهم لخبثهم وعدم كفاءتهم لا لحرمة المسلمات على الكفار
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre Lut kıssasında meleklerin gelişi üzerine Lut'un içine düşen sıkıntı ve üzüntü, misafirlerin insan suretinde geldiğini görmesi ve onları tanıyamamasıyla ilişkilendirilir. Bu üzüntünün sebebi olarak altı görüş zikredilir; bunlardan en sahih olanı, Lut'un onları insan zannedip kavminin kötülüğünden korkması ve onlara karşı koyamayacağını düşünmesidir. Ayrıca 'ضاق ذرعا' ifadesindeki 'zer'' kelimesinin, gücün ve takatin miktarını ifade ettiği dil tahlili ile desteklenir.

فيقال : مالي به ذرع ولا ذراع أي مالي به طاقة

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler Lut'un elçileri (melekleri) insan sanıp tanıyamadığı ve kavminin fuhuş/kötülük içindeki halini bildiği için sıkıntıya düştüğü konusunda birleşir. 'ضاق بهم ذرعا' ifadesinin güç yetmezliğini anlatan Arapça bir deyim olduğu ve bunun kol/pazu-deve mecazından geldiği hususunda da ortak bir dilbilimsel açıklama vardır.

Differences

Taberî ve Beydâvî daha çok rivayet ve kıssa detaylarına (kavmin koşarak gelmesi, Lut'un kızlarını teklif etmesi gibi) ağırlık verirken; Zemahşerî, Kurtubî ve Râzî kelimenin sarf-nahiv ve mecaz yönünü derinlemesine inceler. İbn Kesîr ise konuyu İbrahim'in müjdesiyle ilişkilendirip meleklerin gelişinin İshak'ın doğumu mu yoksa Lut kavminin helakinin haberi mi olduğu tartışmasına genişletir. Râzî, sıkıntının sebebine dair altı farklı görüşü sıralayarak meseleye daha analitik/çok yönlü yaklaşır.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet ağırlıklı bir yöntemle meseleyi aktarırken, sonraki dönem müfessirleri (Zemahşerî, Râzî, Kurtubî) dilbilimsel ve belağî tahlili daha sistematik hale getirmiş, farklı görüşleri karşılaştırmalı biçimde sunmuşlardır. Temel anlam çerçevesi -Lut'un misafirlerini koruma kaygısı- zaman içinde değişmemiş, ancak izah yöntemleri rivayetten dilbilimsel derinleşmeye evrilmiştir.

Modern connection

Bu kıssa, bir kişinin zor durumda kalanları -bilinmezlik ve risk içinde bile- koruma çabasının, misafirperverlik ve toplumsal sorumluluk bilincinin önemine işaret eder. Lut'un yaşadığı sıkıntı, ilkeli davranmanın bazen zorlu bir ortamda sabır ve vicdanlı bir duruş gerektirdiğini hatırlatır. Ayrıca farklı müfessirlerin aynı ayeti hem dil hem rivayet açısından zenginleştirmesi, ilim geleneğinde çok yönlü ve sabırlı bir araştırma tutumunun değerini gösterir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar