ٱلْخَبِيثَٰتُ لِلْخَبِيثِينَ وَٱلْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَٰتِ وَٱلطَّيِّبَٰتُ لِلطَّيِّبِينَ وَٱلطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
“Schlechte Frauen gehören zu schlechten Männern, und schlechte Männer gehören zu schlechten Frauen. Gute Frauen gehören zu guten Männern, und gute Männer gehören zu guten Frauen. Freigesprochen sind diese von dem, was man (über sie) redet. Für sie wird es Vergebung und ehrenvolle Versorgung geben.” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu metinde Taberî, 'el-habîsâtü li'l-habîsîn ve't-tayyibâtü li't-tayyibîn' ayetinin tevilinde müfessirler arasındaki ihtilafı aktarır. Bir görüşe göre bu, kötü sözlerin kötü insanlara, güzel sözlerin ise iyi insanlara ait olduğu anlamındadır; bu bağlamda Hz. Aişe'ye iftira atanların kötü kişiler, Hz. Aişe ve Hz. Peygamber'in ise temiz kişiler olduğu, ayetin bu olayla ilişkilendirildiği belirtilir. Ayrıca ayetin özellikle Hz. Peygamber'in eşlerine mi yoksa bütün kadınlara mı has olduğu konusunda da ayrı bir görüş nakledilir.
نزلت في عائشة حين رماها المنافق بالبهتان والفرية، فبرأها الله من ذلك. وكان عبد الله بن أبي هو خبيث، وكان هو أولى بأن تكون له الخبيثة ويكون لها. وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم طيبا، وكان أولى أن تكون له الطيبة. وكانت عائشة الطيبة، وكان أولى أن يكون لها الطيب.
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Zemahşerî'ye göre bu ayet hem söz hem kişiler bağlamında okunabilir: kötü sözler kötü kişilere, temiz sözler temiz kişilere yakışır; bu genel kural Hz. Aişe'ye atılan iftiranın onun temizliğiyle asla bağdaşmadığını anlatan bir temsil (mesel) mahiyetindedir. Ayrıca 'أولائك' ifadesinin ehl-i beyte işaret ederek onları ehl-i ifkin sözlerinden tenzih ettiği, ya da 'habîsât' ve 'tayyibât'ın kadınlar olup kötülerin kötülerle, temizlerin temizlerle evleneceği anlamına gelebileceği ihtimalleri de zikredilmiştir.
وهو كلام جار مجرى المثل لعائشة وما رميت به من قول لا يطابق حالها في النزاهة والطيب . ويجوز أن يكون { أولائك } إشارة إلى أهل البيت ، وأنهم مبرؤون مما يقول أهل الإفك
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Râzî'ye göre ayetteki 'tayyibât' ve 'tayyibîn' ifadeleri, ifk hadisesinde söylenenlerden Hz. Peygamber, Hz. Âişe ve Safvan'ın beraat ettirilmesini anlatır; çoğul lafız kullanılması iki kişiden bahsedilse de iftiranın Peygamber'e de sirayet etmesi veya maksadın Peygamber'in bütün eşleri olması sebebiyledir. Ayrıca Peygamber'in temizliği sebebiyle eşlerinin de zorunlu olarak temiz olması gerektiği ilkesine dayanır.
فجوابه من وجهين : الأول : أن ذلك الرمي قد تعلق بالنبي صلى الله عليه وسلم وبعائشة وصفوان فبرأ الله تعالى كل واحد منهم من التهمة اللائقة به الثاني : أن المراد به كل أزواج النبي صلى الله عليه وسلم
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Kurtubî, âyetteki ifadenin cins isim olarak umumi anlamda kullanıldığını, ancak bazı müfessirlere göre özelde Âişe ve Safvân kıssasını kastettiğini belirtir. 'Mübarraûn' ifadesinin kendilerine atılan iftiradan tenzih edilmiş olmak anlamına geldiğini açıklar. Bir tahkik ehline dayanarak Yusuf'un bir bebeğin, Meryem'in oğlu İsa'nın diliyle temize çıkarıldığını, Âişe'nin ise doğrudan Allah'ın kelamı olan Kur'an ile temize çıkarıldığını, bunun ona bir çocuğun veya peygamberin şahitliğinden daha üstün bir beraat olduğunu vurgular.
إن يوسف عليه السلام لما رمي بالفاحشة برأه الله على لسان صبي في المهد وإن مريم لما رميت بالفاحشة برأها الله على لسان ابنها عيسى صلوات الله عليه وإن عائشة لما رميت بالفاحشة برأها الله تعالى بالقرآن فما رضي لها ببراءة صبي ولا نبي حتى برأها الله بكلامه من القذف والبهتان
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr, ayetin nüzul sebebinin Hz. Âişe hakkında olmakla birlikte hükmün ona has olmayıp lafzın umumuna göre tüm benzer durumları kapsadığını aktarır. Bazı müfessirlerin (Dahhâk, Ebu'l-Cevzâ, Seleme b. Nüşeyt) ayeti özel olarak Peygamber'in eşlerine tahsis ettiğini, İbn Zeyd'in ise ayeti kadın-erkek genelinde habis olanların habislere, temiz olanların temizlere denk düştüğü şeklinde yorumladığını nakleder. İbn Kesîr, Allah'ın Hz. Âişe'yi Peygamber'e eş kılmasının, onun temiz olmasını zorunlu kıldığını, zira Peygamber'in insanların en temizi olduğunu ve habis birinin ona ne şer'an ne kaderen layık olamayacağını vurgular.
وليس فيه أن الحكم خاص بها وإنما فيه أن سبب النزول دون غيرها وإن كان الحكم يعمها كغيرها
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre ayet, kötülerin kötülerle, temizlerin temizlerle eşleşeceğine dair genel bir kuralı ifade eder ve bu, Hz. Peygamber'in ev halkı ya da Hz. Peygamber ile Hz. Âişe ve Safvân'ın (r.a.) iftiradan berî olduklarına delil sayılır. Ayrıca bir görüşe göre 'habîsât' ve 'tayyibât' sözlerden kinaye olup, iftiracıların söylediklerinden Hz. Âişe'nin ve Peygamber'in temiz olduğunu ifade eder. Beydâvî, Allah'ın dört kişiyi dört farklı delille temize çıkardığını belirtir: Yusuf'u bir şahitle, Musa'yı taşın elbisesini alıp götürmesiyle, Meryem'i çocuğunu konuşturarak, Âişe'yi ise bu ayetlerle; bunun amacının Peygamber'in makamını yüceltmek olduğunu söyler.
ولقد برأ الله أربعة بأربعة: برأ يوسف عليه السلام بشاهد من أهلها، وموسى عليه الصلاة والسلام من قول اليهود فيه بالحجر الذي ذهب بثوبه، ومريم بإنطاق ولدها، وعائشة رضي الله عنها بهذه الآيات الكريمة مع هذه المبالغة
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Tüm müfessirler ayeti öncelikle ifk hadisesi bağlamında ele alır ve 'habîsât/tayyibât' zıtlığının kötü sözlerin/kişilerin kötülere, temiz olanların temizlere yakışacağı ilkesine dayandığını kabul ederler. Hz. Aişe'nin (ve Hz. Peygamber'in) bu ayetle iftiradan tenzih edildiği ortak vurgudur; birçoğu ayrıca Peygamber'in temizliğinin eşinin de temiz olmasını gerektirdiği mantıksal çıkarımını paylaşır.
Unterschiede
Ayrışma noktaları: ayetin sadece Peygamber'in eşlerine mi yoksa genel olarak kadın-erkek herkese mi (lafzın umumu) hitap ettiği (Taberî, İbn Kesîr bu tartışmayı detaylandırır); 'habîsât/tayyibât'ın sözler mi yoksa kişiler/evlilik eşleri mi olduğu (Zemahşerî, Beydâvî dil ve kinaye tahlili üzerinden ihtimalleri çoğaltır); Kurtubî ve Beydâvî ise meseleyi Yusuf, Musa, Meryem gibi kıssalarla mukayese ederek Aişe'nin beraatinin mahiyetini teolojik olarak derinleştirir. Bu farklar büyük ölçüde yöntem farkından kaynaklanır: Taberî ve İbn Kesîr rivayet aktarımına ağırlık verirken, Zemahşerî ve Beydâvî dil/belağat tahliline, Râzî ise mantıki istidlale yönelir.
Historischer Kontext
Erken dönem müfessirleri (Taberî) meseleyi büyük ölçüde sahabe-tabiin rivayetlerini bir araya getirerek aktarırken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dilbilimsel ve mantıksal tahlil ön plana çıkmış, Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayetle birlikte umum-husus tartışmasını sistematikleştirmiştir. Temel yorum çizgisi -ayetin ifk hadisesiyle ilişkisi ve temizlik teması- sabit kalmış, ancak izah yöntemleri ve ayetin kapsamına dair inceliklerin işlenişi zamanla zenginleşmiştir.
Bezug zur Gegenwart
Bu karşılaştırmalı okuma, söylenen sözün ve yayılan haberin kişinin/toplumun temizliğiyle ya da bozukluğuyla ilişkilendirilmesi konusunda dikkatli olmayı hatırlatır; asılsız sözlerin yayılmasında acele etmemek, ihlasla ve sabırla hakikatin ortaya çıkmasını beklemek bugün de değerli bir tutum olarak görülebilir. Toplumsal dayanışma ve aile içi güvenin korunması açısından, söz ve itibarın hafife alınmaması gerektiği çıkarımı yapılabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben