“Sie sagten: "Ängstige dich nicht. Wir verkünden dir einen kenntnisreichen Jungen."” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Metin, Mücahid'in ayetteki müjdenin İsmail'e ait olduğu görüşünü nakletmekte, ancak Taberî kendisi bu görüşe katılmayıp müjdenin İshak için olduğunu belirtmektedir; çünkü müjde Sare'den olacak çocuk hakkındaydı, İsmail ise Sare'den değil Hacer'dendir.
وإنما قلت: عنى به إسحاق، لأن البشارة كانت بالولد من سارة، وإسماعيل لهاجر لا لسارة
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Zemahşerî bu ayette meleklerin İbrahim'e 'ilîm' oğul ile müjde vermesinin İshak olduğunu, bunun en yaygın ve en sahih görüş olduğunu belirtir; çünkü bu müjde sevindirici bir haberdir ve muhatap Sara'dır, Hacer değildir. Sara'nın 'sarra fî sûre' ifadesiyle şaşkınlık ve hayâ dolu tepkisi (yüzüne vurma, çığlık atma gibi) çeşitli rivayetlerle açıklanır. Ayrıca Rab'bin bu haberi verdiğini, Allah'ın Sara'nın imkânsız gördüğü şeye kadir olduğunu bildirdiğini aktarır.
وعن الحسن : عليم : نبي ، والمبشر به إسحاق ، وهو أكثر الأقاويل وأصحها ؛ لأن الصفة صفة سارة لا هاجر ، وهي امرأة إبراهيم وهو بعلها
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Râzî bu ayette meleklerin İbrahim'e iki şeyi birden müjdelediğini belirtir: çocuğun erkek olması ve onun ileride 'alîm' (bilgin) olacak olması. 'Alîm' kelimesinin tefsirinde ihtilaf edildiğini nakleder; bazılarına göre bu, kendisinden sonra peygamber olacağının müjdesi, bazılarına göre ise dinde bilgin olacağının müjdesidir. Ayrıca İbrahim'in cevabındaki 'على' edatının burada 'hal' (durum) anlamında olup yaşlılık haline işaret ettiğini açıklar.
بشروه بأمرين : أحدهما : أن الولد ذكر والآخر أنه يصير عليما ، واختلفوا في تفسير العليم ، فقيل : بشروه بنبوته بعده . وقيل : بشروه بأنه عليم بالدين
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre metinde geçen ifade, Mukatil'in görüşüne göre 'halim' (yumuşak huylu) anlamına gelmektedir; ancak cumhurun görüşüne göre bu ifade 'alim' (bilgin) anlamındadır ve burada kastedilen kişi İshak'tır.
أي حليم قاله مقاتل وقال الجمهور : عالم وهو إسحاق
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu metin ayetteki ifadeyi 'korkma' anlamında açıklamaktadır. Metin çok kısa olup sadece bir kelimenin anlamının açıklanmasından ibarettir.
أي لا تخف
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre melekler İbrahim'e (a.s.) selam vererek girmişler, İbrahim ise onların izinsiz ve vakitsiz girişlerinden ve yemek yememelerinden ötürü korkuya kapılmıştır. Korku (vecel) nefsin hoşlanmadığı bir şeyi bekleme halindeki sarsıntısı olarak açıklanır. Meleklerin 'korkma' demesinin ardından gelen 'seni bir oğulla müjdeliyoruz' ifadesi, müjdelenen kişinin korkmaması gerektiği düşüncesiyle korkuyu gidermeye yönelik bir gerekçe niteliğindedir. Bahsedilen oğlan çocuğunun İshak (a.s.) olduğu, başka bir ayette geçen 'onu İshak ile müjdeledik' ifadesine dayanılarak belirtilir; 'alîm' sıfatı ise onun ergenlik/yetişkinlik çağına ulaştığında ilim sahibi olacağı anlamındadır.
قال إنا منكم وجلون خائفون وذلك لأنهم دخلوا بغير إذن وبغير وقت، ولأنهم امتنعوا من الأكل والوجل اضطراب النفس لتوقع ما تكره.
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Müfessirlerin çoğu (Taberî, Zemahşerî, Kurtubî, Beydâvî) müjdelenen çocuğun İshak olduğunda birleşir; ayrıca 'alîm/halim' gibi sıfatın anlamı ve İbrahim'in korku/şaşkınlık haline dair açıklamalar ortak ilgi alanı olarak görülür, çoğu rivayet ve dil tahliline birlikte başvurur.
Unterschiede
Taberî, Mücahid'in İsmail görüşünü nakledip reddederken, Zemahşerî ve Beydâvî bunu Sara bağlamına dayanarak açıkça İshak'a bağlar; Kurtubî ise 'alîm' ile 'halim' okuyuşu arasındaki dilsel ihtilafı öne çıkarır. Râzî daha çok dil/edat tahliline (على, kıraat farkları) yoğunlaşırken İbn Kesîr yalnız tek kelimenin (korkma) anlamıyla sınırlı kısa bir açıklama sunar; bu farklar dönemsel ilgi ve yöntem (rivayet ağırlıklı/dilbilimsel/kelâmî) farklarından kaynaklanır.
Historischer Kontext
Erken dönem (Taberî) rivayet nakli ve ihtilafları aktarmaya öncelik verirken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dil, belâgat ve gramer tahlili derinleşmiş, Kurtubî ve İbn Kesîr gibi daha sonraki müfessirler ise cumhur görüşünü özetleyici bir sadelikle sunmuştur; temel mesaj (İshak'ın müjdesi, ilim vurgusu) büyük ölçüde sabit kalmış, yöntem çeşitliliği artmıştır.
Bezug zur Gegenwart
Bu ayet, ilim sahibi olmanın ilahi bir müjde ve değer olarak sunulmasıyla, günümüzde ilim ile iman arasındaki uyumu hatırlatan bir çağrışım taşıyabilir. Ayrıca İbrahim'in beklenmedik bir durumda gösterdiği tedirginliğin müjdeyle yatışması, sabır ve güven temasına; Sara'nın şaşkınlığı ise insanın sınırlı bilgisiyle ilahi kudreti kavramaya çalışmasının bir örneği olarak okunabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben