وَقَالَ ٱلْمَلِكُ ٱئْتُونِى بِهِۦ فَلَمَّا جَآءَهُ ٱلرَّسُولُ قَالَ ٱرْجِعْ إِلَىٰ رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ ٱلنِّسْوَةِ ٱلَّٰتِى قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ إِنَّ رَبِّى بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ

“Der König sagte: "Bringt ihn zu mir." Als der Bote zu ihm kam, sagte er: "Kehr zu deinem Herrn zurück und frag ihn, wie es mit den Frauen steht, die sich ihre Hände zerschnitten. Mein Herr weiß doch über ihre List Bescheid."” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre 'إن ربي بما كدن عليم' ifadesinde birkaç yorum mümkündür: Bu, kadınların hilesinin çok büyük ve derin olup ancak Allah'ın bilebileceği bir kayd olduğunu ifade edebilir; ya da Yusuf'un kendi berâetini ve kadınların kendisine tuzak kurduğunu ispat için Allah'ın ilmini şahit tutması anlamına gelebilir; ya da kadınlara yönelik bir tehdit (vaîd) olup, Allah'ın onların hilesini bilip buna göre onları cezalandıracağı anlamını taşıyabilir. Ayrıca Zemahşerî, bazı batıl ehlinin bu konuda uydurma rivayetler türettiğini belirtir.

أراد أنه كيد عظيم لا يعلمه إلا الله ، لبعد غوره . أو استشهد بعلم الله على أنهن كدنه ، وأنه بريء مما قرف به ، أو أراد الوعيد لهن ، أي : هو عليم بكيدهن فمجازيهن عليه
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre Yusuf'un ısrarla meliki durumu araştırmaya sevk etmesi ve hapisten hemen çıkmayı beklemesi, onun hazm ve akıl sahibi olduğunun göstergesidir. Râzî bu tavrı; hemen çıksaydı şüphenin kalpte iz bırakabileceği, on iki yıl hapiste kalan birinin çağrıldığında hemen çıkmasının normal olacağı halde beklemesinin akıl ve sabrına delalet ettiği, meliki araştırmaya çağırmasının temizliğinin kanıtı olduğu gibi çeşitli veçhilerle açıklar. Ayrıca kadınların adının anılıp efendisinin (Züleyha) anılmamasını ve 'İnne Rabbî' ifadesindeki 'Rab' kelimesinin Allah'a veya melike işaret edebileceğini de tartışır.

واعلم أن الذي فعله يوسف من الصبر والتوقف إلى أن تفحص الملك عن حاله هو اللائق بالحزم والعقل
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Yusuf'un elçiye 'Efendine dön ve ellerini kesen kadınların durumunu sor' demesi, hemen çıkmayı kabul etmeyip önce iftiradan tamamen beraat etmeyi istemesinden kaynaklanır. Bu tavrı, sabır, temkin ve masumiyetini kesin olarak ispatlama arzusuyla açıklanır; amacı sadece çıkmak değil, halkın gözünde suçsuzluğunun tescillenmesidir. Hz. Peygamber'in ise kendisi olsaydı hemen çıkmayı tercih edeceğini söylemesi, Yusuf'a yönelik bir eleştiri değil, farklı bir hikmet ve ihtiyat yönünün vurgulanmasıdır; çünkü böyle bir fırsatı geciktirmenin herkes için güvenli olmayabileceği belirtilir.

كان هذا الفعل من يوسف عليه السلام أناة وصبرا وطلبا لبراءة الساحة وذلك أنه فيما روي خشي أن يخرج وينال من الملك مرتبة ويسكت عن أمر ذنبه صفحا فيراه الناس بتلك العين أبدا ويقولون : هذا الذي راود امرأة مولاه
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre kral elçi gönderip Yusuf'u zindandan çıkarmak istediğinde, Yusuf hemen çıkmayı kabul etmemiş; kralın ve halkının, Aziz'in karısı tarafından kendisine yöneltilen suçlamadan berî olduğunu ve zindana konulmasının haklı bir sebebe dayanmayıp zulüm ve haksızlık olduğunu bilmesini istemiştir. Bu tutumu üzerine Hz. Peygamber'in onu övdüğüne ve faziletine, şerefine, sabrına dikkat çeken bir hadis rivayet edilmiştir.

فلما جاءه الرسول بذلك امتنع من الخروج حتى يتحقق الملك ورعيته براءة ساحته ونزاهة عرضه مما نسب إليه من جهة امرأة العزيز وأن هذا السجن لم يكن على أمر يقتضيه بل كان ظلما وعدوانا
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre Yusuf, kraldan çıkarılma emri geldiğinde hemen çıkmayıp kadınların elini kesme olayının araştırılmasını istemiştir; bunun amacı kendi masumiyetinin ortaya çıkması ve hasetçilerin işini kötülemeye vesile bulamamasıdır. Ayrıca 'sordur' denilip 'araştır' denilmemesinin krala araştırma konusunda bir teşvik/kışkırtma (tehyîc) olduğunu, Yusuf'un efendisinin hanımından açıkça bahsetmemesinin ise ona karşı bir kerem ve edep gösterisi olduğunu belirtir.

إنما تأنى في الخروج وقدم سؤال النسوة وفحص حالهن لتظهر براءة ساحته ويعلم أنه سجن ظلما فلا يقدر الحاسد أن يتوسل به إلى تقبيح أمره.
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre Yusuf, elçi kendisini çağırdığında hemen çıkmayı kabul etmemiş, önce kadınların ve kendisini zindana attıran meselenin gerçeğinin ortaya çıkmasını istemiştir. Bu tutum, Yusuf'un sabrı ve kendisi için bir mazeret/beraat isteme arzusuyla açıklanmıştır; hemen çıksaydı Azîz'in içinde ona dair şüphenin kalabileceği belirtilmiştir.

أراد نبي الله صلى الله عليه وسلم أن لا يخرج حتى يكون له العذر

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Müfessirlerin çoğu (Kurtubî, İbn Kesîr, Beydâvî, Taberî) Yusuf'un hapisten hemen çıkmayı kabul etmeyip önce kadınların meselesinin araştırılmasını istemesini sabır, temkin ve masumiyetini kesin ispat arzusuyla açıklar; bu tavrın Hz. Peygamber tarafından övüldüğüne dair rivayetler ortak referans noktasıdır. Zemahşerî ve Râzî ise dil/belağat tahliline daha fazla ağırlık vererek ifadenin farklı anlam katmanlarını tartışır.

Unterschiede

Zemahşerî ayetin ifadesini üç ayrı ihtimalle (Allah'ın ilminin derinliği, Yusuf'un şahit tutması, kadınlara tehdit) yorumlarken rivayet malzemesine mesafeli durur ve bazı rivayetleri 'uydurma' olarak eleştirir; bu, dil ve belağat eksenli, rivayete temkinli yaklaşımını yansıtır. Râzî ise Yusuf'un tavrındaki akıl ve hazm unsurunu vurgulayarak daha akılcı/kelamî bir çözümleme sunar. Kurtubî, Beydâvî ve İbn Kesîr rivayet ağırlıklı yaklaşımlarıyla Hz. Peygamber'in hadisini merkeze alır ve Yusuf'un tavrını sabır-edep-ihtiyat çerçevesinde birleştirir. Beydâvî ayrıca kelime seçimlerindeki (sual/taharri farkı) inceliğe özel dikkat çeker.

Historischer Kontext

Taberî ve İbn Kesîr gibi erken/orta dönem müfessirler meseleyi ağırlıklı olarak rivayet zinciriyle temellendirirken, Zemahşerî ve Beydâvî gibi daha sonraki dilbilimci-belagatçı müfessirler ayetin lafzî inceliklerine ve muhtemel anlam katmanlarına daha çok eğilmiştir. Râzî'nin kelamî/akılcı yaklaşımı ile Kurtubî'nin rivayet-yorum sentezci tavrı, dönemler arasında yöntemsel çeşitliliğin arttığını, ancak Yusuf'un sabır ve masumiyet arayışı temasının sabit kaldığını gösterir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, bir kişinin haklılığını sabırla ve doğru yollarla ispat etme çabasının, aceleci çözümler yerine sağlam bir itibar ve güven inşasına hizmet edebileceğini hatırlatır. Aile ve toplum ilişkilerinde, haksız bir suçlamayla karşılaşıldığında sükunet ve ihlasla hakikatin ortaya çıkmasını beklemenin kıymetine dair düşünülebilir bir örnek sunar.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben