وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

“Allah, hidayeti kabul edenlere, daha çok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç bakımından da daha hayırlıdır.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre Allah, doğru yola giren ve hidayete ulaşan kimseye, Rabbine iman edip ayetlerine inanması, emrettiklerini yapıp yasakladıklarından kaçınması sebebiyle hidayetini artırır; kendisine farz kıldığı şeylere yeniden iman etmesi ve bunları gereği gibi yerine getirmesi, ayetleriyle olan hidayetine hidayet üzerine hidayet eklenmesi anlamına gelir. Ayrıca 'bâkiyât-ı sâlihât' ifadesinin anlamı daha önce açıklanmış olup, bu konuda nakledilen bir hadisle 'lâ ilâhe illallah, Allahu ekber, elhamdülillah ve sübhanallah' sözlerinin bu bâkiyât-ı sâlihât olduğu belirtilmiştir.

ويزيد الله من سلك قصد المحجة، واهتدى لسبيل الرشد، فآمن بربه، وصدق بآياته، فعمل بما أمره به، وانتهى عما نهاه عنه هدى بما يتجدد له من الإيمان بالفرائض التي يفرضها عليه
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre iman bir hidayet iken imandaki ihlas daha fazla bir hidayettir ve ihlas ancak imanın gerçekleşmesinden sonra elde edilebilir; bu sebeple imanla doğru yolu bulan kimseye Allah ihlasla hidayetini artırır. Bazı âlimler bu ziyadeyi sevap fazlalığı olarak, bazıları da imana bağlı ibadetlerle açıklamıştır. Ayrıca Zemahşerî'nin görüşüne yer verilerek 'yezîdu' fiilinin yapısı ve Rahmân'ın azgınları kendi başlarına bırakması ile hidayete erenlerin hidayetini artırması arasındaki karşıtlık açıklanmıştır.

مثاله الإيمان هدى والإخلاص في الإيمان زيادة هدى ولا يمكن تحصيل الإخلاص إلا بعد تحصيل الإيمان فمن اهتدى بالإيمان زاده الله الهداية بالإخلاص
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre bu ayette Allah'ın müminleri hidayet üzere sabit kılması ve onlara nusret/zafer konusunda artış vermesi, ayrıca yakinlerini artıracak ayetler indirmesi kastedilmektedir; bu onlara bir mükâfattır. Bir başka görüşe göre ise bu artış, başkalarının inkar ettiği nasih ve mensuhu tasdik etmeleriyle ilgilidir. Üçüncü bir ihtimal olarak da bunun taate ve dolayısıyla cennete hidayet anlamına gelebileceği belirtilmiştir.

أي ويثبت الله المؤمنين على الهدى ويزيدهم في النصرة وينزل من الآيات ما يكون سبب زيادة اليقين مجازاة لهم وقيل : يزيدهم هدى بتصديقهم بالناسخ والمنسوخ الذي كفر به غيرهم قال معناه الكلبي ومقاتل ويحتمل ثالثا أي إلى الطاعة ( هدى ) إلى الجنة والمعنى متقارب
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre 'bâkiyâtu's-sâlihât' (kalıcı salih ameller) sahibi için akıbet ve varılacak yer bakımından hayırlı sonuç anlamına gelir. Bu görüş, Hz. Peygamber'in kuru bir dal parçasıyla yaprakların dökülmesini örnek vererek tesbih, tahmid, tekbir ve tehlil kelimelerinin günahları döktüğünü ve bunların cennet hazinelerinden olduğunu bildirdiği rivayetle desteklenir. Ebû'd-Derdâ bu hadisi naklettikten sonra kendisinin bu kelimeleri sürekli tekrarladığını, hatta cahil birinin onu deli zannettiğini anlatır.

إن قول لا إله إلا الله والله أكبر وسبحان الله والحمد لله تحط الخطايا كما تحط ورق هذه الشجرة الريح خذهن يا أبا الدرداء قبل أن يحال بينك وبينهن هن الباقيات الصالحات وهن من كنوز الجنة
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre 'hayrun sevâben' ifadesindeki 'sevâb' kelimesi merci, akıbet veya fayda anlamındadır. Kâfirlerin övündükleri şeylerin aslında bir 'sevâbı' yokken burada mübalağa yoluyla sanki onların da bir sevâbı varmış da müminlerin sevâbı ondan daha hayırlıymış gibi ifade edilmiştir; bu, tehekküm (alay) yoluyla bir anlatımdır ve kâfire doğrudan 'azabın ateştir' denilmesinden daha dokunaklıdır.

وفيه ضرب من التهكم الذي هو أغيظ للمتهدد من أن يقال له : عقابك النار
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, kâfirlerin dünya hayatında geçici nimetlerle mühlet verilip yararlandırılmasının onların üstünlüğünden kaynaklanmadığını belirttikten sonra, mümin kimsenin bu dünyadaki payının azlığının da onların bir eksikliğinden değil, Allah'ın onlar için daha hayırlısını istemesinden kaynaklandığını açıklamaktadır. Bâkiyâtu's-sâlihât ise ecri kıyamete kadar sürecek olan ibadetlerdir; buna beş vakit namaz ile tesbih, hamdele, tehlil ve tekbir gibi zikirler dahildir. Bu sâlih ameller, kâfirlerin övündüğü fani ve eksik nimetlerden daha hayırlıdır, çünkü onların sonu ebedi nimet iken kâfirlerin nimetlerinin sonu hasret ve ebedi azaptır.

والباقيات الصالحات الطاعات التي تبقى عائدتها أبد الآباد

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Müfessirlerin çoğu 'bâkiyât-ı sâlihât' ifadesini tesbih, tahmid, tekbir ve tehlil gibi zikir sözleriyle ilişkilendirir ve bunların kalıcı, hayırlı bir karşılığı olduğunu vurgular. Ayrıca hidayetin artması/sâlih amellerin üstünlüğü teması, dünyevi geçici nimetlerle karşılaştırılarak işlenir; Taberî, İbn Kesîr ve Beydâvî bu noktada birbirine yakın rivayet ve yorumlara yer verir.

Farklar

Taberî ve İbn Kesîr rivayet temelli bir okumayla hadislere dayanırken, Zemahşerî ve Râzî daha çok dil/belağat tahliline yoğunlaşır; Zemahşerî ayrıca ayetteki ifadeyi alaycı bir üslup (tehekküm) olarak yorumlar. Kurtubî ise tek bir görüşe bağlanmayıp hidayet, zafer, nesih-mensuh bilgisi gibi birden fazla ihtimali yan yana sunar. Beydâvî hem dil hem bağlam okumasını birleştirerek daha sistematik bir açıklama yapar. Bu farklılıklar, tefsir ekollerinin (rivayet ağırlıklı/dirayet ağırlıklı) ve yöntemsel önceliklerin farklılığından kaynaklanır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessir Taberî rivayete dayalı sade bir izah sunarken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî ile birlikte dil ve belağat odaklı incelikli okumalar öne çıkmıştır. Kurtubî ve Beydâvî gibi daha sonraki müfessirler ise önceki görüşleri sentezleyerek çok yönlü bir yaklaşım benimsemiştir. Temel ilke -sâlih amellerin kalıcı değeri- dönemler boyunca sabit kalmış, sadece açıklama yöntemi ve vurgular çeşitlenmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, günlük hayatta zikir, dua ve ibadetin sürekliliğinin insanın iç huzuruna ve ahlaki tutarlılığına katkı sağlayabileceğini düşündürebilir. Ayrıca geçici dünyevi başarılar yerine kalıcı, yapıcı ve toplum yararına yönelik davranışların değerine dair genel bir hatırlatma olarak da okunabilir. Bu yönüyle ihlas ve sabır gibi temaların günlük yaşamda ölçülü bir şekilde hatırlanmasına vesile olabilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir