وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
“Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a aittir. Kıyametin kopuşu yalnız bir göz kırpması veya daha az bir zamandan başkası değildir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Taberî'ye göre kıyametin kopması ve mahşerde toplanma emri, göz açıp kapama gibi (bir anlık) gerçekleşecektir; çünkü bu iş sadece Allah'ın 'ol' demesiyle olmaktadır. Bu benzetme, kıyametin gerçekleşmesinin ne kadar hızlı ve zahmetsiz olacağını ifade eder.
وما أمر قيام القيامة والساعة التي تنشر فيها الخلق للوقوف في موقف القيامة، إلا كنظرة من البصر، لأن ذلك إنما هو أن يقال له كن فيكون
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı
Zemahşerî'ye göre kıyametin (emrin) oluşu Allah katında gecikmeli görünse de göz açıp kapama gibi ya da ondan daha yakın bir andır; bu, insanların yakın gördükleri bir şeyi aşırı mübalağa ile tarif ederken kullandıkları ifadeye benzetilmiştir. Ayrıca bir başka görüşe göre bu ifade, kıyametin kopması, canlıların öldürülmesi ve öncekilerle sonrakilerin diriltilmesinin en kısa ve en hızlı vakitte gerçekleşeceği anlamına gelir.
أي هو عند الله وإن تراخى ، كما تقولون أنتم في الشيء الذي تستقربونه : هو كلمح البصر أو هو أقرب ، إذا بالغتم في استقرابه
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre kıyametin kopuşu göz açıp kapama süresinden bile daha hızlı gerçekleşebilecek bir olaydır; burada anlatılmak istenen zamanın kısalığı değil Allah'ın kudretinin kemalidir. Göz kırpması bile aslında gözbebeğinin bölünemeyen zerreleri üzerinden geçişten oluşan çok sayıda ardışık ana bölünebilir, Allah kıyameti bunlardan tek bir anda kurabilir; ama akıllarımızda en hızlı şey göz kırpması olduğu için örnek olarak zikredilmiştir. Râzî ayrıca Zeccâc'ın 'bel' edatının şüphe değil, muhataba zamanın belirsizliğini bildirme amacı taşıdığı görüşünü ve Kâdî'nin buna itirazını da nakleder.
ولا شك أن الحدقة مؤلفة من أجزاء لا تتجزأ ، فلمح البصر عبارة عن المرور على جملة تلك الأجزاء التي منها تألف سطح الحدقة ، ولا شك أن تلك الأجزاء كثيرة ، والزمان الذي يحصل فيه لمح البصر مركب من آنات متعاقبة ، والله تعالى قادر على إقامة القيامة في آن واحد من تلك الآنات
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Kurtubî'ye göre 'es-Sâ'a' kıyametin ansızın gelip insanları şaşırtmasından dolayı bu adı almıştır. 'Ve mâ emru's-sâati illâ ke lemhi'l-basar' ifadesindeki lemhu'l-basar benzetmesi ise kıyametin gerçekleşme hızını değil, Allah'ın onu var etme kudretinin süratini, ya da kıyametin mutlaka geleceği için yakınlığını ifade etmek üzere kullanılmıştır; bu konuda Zeccâc'ın görüşü ile birlikte başka yorumlar da nakledilir.
وجه التأويل أن الساعة لما كانت آتية ولا بد جعلت من القرب كلمح البصر وقال الزجاج : لم يرد أن الساعة تأتي في لمح البصر وإنما وصف سرعة القدرة على الإتيان بها أي يقول للشيء كن فيكون
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
Verilen metin parçası çok kısa ve kopuk olduğundan bu ayet hakkında İbn Kesîr'in ortaya koyduğu somut bir görüş tespit edilememektedir. Metinde sadece 'dediği gibi', 'yüce zatı buyurdu ki' ve 'Mücâhid dedi ki' ifadeleri yer almakta, devamındaki asıl açıklama metinde bulunmamaktadır.
كما قال وقال جل جلاله قال مجاهد
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre 'ولله غيب السماوات والأرض' ifadesi göklerde ve yerde duyulara ve delillere kapalı olan bilginin sadece Allah'a mahsus olduğunu; kıyametin kopuşunun ise göz kırpması kadar hızlı, hatta ondan daha kısa bir sürede gerçekleşeceğini bildirir. Bu hız Allah'ın her şeye kadir olmasının bir göstergesidir ve devamında insanın anne karnından hiçbir şey bilmeden çıkarılıp kendisine işitme, görme ve kalp verilmesi de bu kudretin bir başka delili olarak zikredilir.
وما أمر الساعة وما أمر قيام الساعة في سرعته وسهولته. إلا كلمح البصر إلا كرجع الطرف من أعلى الحدقة إلى أسفلها. أو هو أقرب أو أمرها أقرب منه بأن يكون في زمان نصف تلك الحركة بل في الآن الذي تبتدئ فيه
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Taberî, Zemahşerî, Fahreddin er-Râzî, Kurtubî ve Beydâvî; 'lemhu'l-basar' (göz açıp kapama) benzetmesinin kıyametin kopuşunun ne denli hızlı, zahmetsiz ve Allah'ın 'ol' emriyle anında gerçekleşeceğini ifade ettiği konusunda birleşirler. Ortak vurgu, bu ifadenin öncelikle Allah'ın kudretinin kemaline işaret ettiğidir; zaman kısalığı ikincil bir anlam olarak görülür.
Farklar
Taberî rivayet temelli sade bir açıklama sunarken, Zemahşerî dil/belagat ve Kur'an içi bağlam (Hac 47) üzerinden mübalağa sanatına dikkat çeker. Râzî meseleyi kelami/felsefi bir kudret tartışmasına taşıyıp göz kırpmanın bile bölünebilir anlardan oluştuğunu, Allah'ın kıyameti bunlardan daha kısa sürede yaratabileceğini tartışır; Zeccâc ve Kâdî'nin 'bel' edatı yorumlarını da aktarır. Kurtubî ise 'es-Sâ'a' isminin ansızın gelişinden kaynaklandığını belirtip benzetmeyi hem kudret hızı hem kıyametin kesin yakınlığı olarak iki yönlü okur. Beydâvî bilgi (gayb) temasını da ekleyip teşbihi kıraat farklılıklarıyla ilişkilendirir. İbn Kesîr'in görüşü metin eksikliği nedeniyle tespit edilememiştir.
Dönemsel bağlam
Erken dönem müfessiri Taberî'nin rivayet ağırlıklı sade yorumundan, sonraki dönemlerde Zemahşerî, Râzî, Kurtubî ve Beydâvî'nin dil/belagat ve kelami derinlik katarak konuyu genişlettiği görülür; temel anlam (kudretin hızı/kemali) sabit kalırken yöntem ve argüman zenginliği zamanla artmıştır.
Günümüz bağlantısı
Bu ayet, insanın sınırlı algısıyla kavrayamadığı büyük hakikatler karşısında ilim ile iman arasında bir uyum arayışına kapı açabilir; zira müfessirler göz kırpma gibi günlük bir gözlemi bile derinlemesine tefekkür konusu yapmışlardır. Böyle bir yaklaşım, günlük hayatta sabırla ve tevekkülle hareket etmeyi, aynı zamanda bilim ve tabiat üzerine düşünmeyi teşvik eden yapıcı bir tutum olarak değerlendirilebilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir