فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

“"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayet, Lût'un ailesiyle birlikte helak vaktinden önce şehri terk etmesiyle ilgilidir; Lût meleklere azabın hemen gelmesini istemiş, ancak onlar kendilerine sadece sabahla emrolunduklarını bildirmişlerdir. Ayetteki 'ailenin arkasından yürüme' emri, Lût'un ailesinin en gerisinde kalıp onları önünden değil arkalarından takip ederek yürümesi şeklinde açıklanmaktadır.

فلما أن كان السحر خرج لوط وأهله معه امرأته، فذلك قوله: يقول: واتبع أدبار أهلك، قال: «أمر أن يكون خلف أهله، يتبع أدبارهم في آخرهم إذا مشوا»
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî, ayette geçen 'kadaynâ' fiilinin 'ilâ' harf-i ceriyle kullanılmasını, bu fiilin 'evhaynâ' (vahyettik) anlamını içermesiyle açıklar; sanki 'ona kesin ve kesilmiş bir şekilde vahyettik' denilmiş gibidir. Ayrıca 'hays' kelimesinin mekanlarda mübhem (belirsiz) olduğunu, buna bağlı olarak 'te'murûn' fiilindeki zamirin de bu belirsizliğe uygun şekilde işlediğini belirtir.

وعدي { قضينا } بإلى لأنه ضمن معنى : أوحينا ، كأنه قيل : وأوحينا إليه مقضيا مبتوتا
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre 'اتبع أثرهم' ifadesi, kızlarının ve ailesinin izlerinden ayrılmadan onları takip etmesi anlamına gelir. İbn Abbas'a göre gidilecek yön Şam'dır; Mufaddal'a göre ise bu, Cebrail'in kendilerine işaret edeceği yön olup Cebrail onlara, halkı Lût kavminin işlediği ameli işlememiş belirli bir köye gitmelerini emretmiştir.

قال ابن عباس : يعني الشام . قال المفضل : حيث يقول لكم جبريل . وذلك لأن جبريل عليه السلام أمرهم أن يمضوا إلى قرية معينة أهلها ما عملوا مثل عمل قوم لوط
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî, İbn Abbas'tan Şam bölgesine, Mukatil'den ise Lut kavminin köylerinden Sadum'a işaret edildiğini nakleder. Ayrıca bir görüş olarak Hz. İbrahim'in bulunduğu, Halil'in toprağında 'el-Yakîn' denilen bir yere gidildiği rivayet edilir. Bu yerin bu şekilde adlandırılması, İbrahim'in melekleri uğurlarken azabın nereden geleceğini sorması ve yer sarsıldığında 'Allah'a yakîn ile inandım' demesiyle açıklanır.

وإنما سمى اليقين لأن إبراهيم لما خرجت الرسل شيعهم فقال لجبريل : من أين يخسف بهم قال : ( من ها هنا ( وحد له حدا وذهب جبريل فلما جاء لوط جلس عند إبراهيم وارتقبا ذلك العذاب فلما اهتزت الأرض قال إبراهيم : ( أيقنت بالله ( فسمي اليقين
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ifade, sanki onlarla birlikte kendilerine doğru yolu gösteren bir kılavuzun bulunduğu anlamına gelir; yani onlar yolu şaşırmadan, tam bir bilgi ve isabet üzere hareket ederler.

كأنه كان معهم من يهديهم السبيل
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre 'esri' emri gece vakti yola çıkmayı ifade eder ve kıraat farklılıklarıyla (hemze vasıllı/kat'lı, es-sürâ/es-seyr) desteklenir; 'bi kıt'ın mine'l-leyl' ifadesi gecenin bir bölümünde (belki sonunda) yürünmesini belirtir. Ehlini takip etmesi ve arkalarını gözetmesi emredilir; 'iltifat etmeyin' ifadesi ise ya dehşet verici bir manzarayı görmemeleri ya da başlarına gelecek bir felaketten korunmaları için yorumlanır, ya da nefislerini hicrete alıştırmak amacıyla açıklanır. Son olarak 'emrolunduğunuz yere gidin' ifadesi Şam veya Mısır'a işaret eder ve fiilin takdir edilen bir zamire bağlanmasıyla açıklanır.

ولا ينصرف أحدكم ولا يتخلف امرؤ لغرض فيصيبه العذاب

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayeti Lût kıssasının kurtuluş sahnesiyle ilişkilendirir: ailesiyle gece yola çıkması, arkalarından/izlerinden takip etmesi ve geriye dönüp bakmama emri üzerinde ortaklaşırlar. Gidilecek yönün belirsizliği (Şam, Sadum, belirli bir köy) konusunda da rivayet çeşitliliğine rağmen bir hedef belirtildiği kabul edilir.

Farklar

Taberî ve Râzî-Kurtubî rivayet ağırlıklı yaklaşarak gidilecek yeri (Şam, Sadum, İbrahim'in toprağı) ve kıssanın ayrıntılarını nakletmeye odaklanır; Zemahşerî, İbn Kesîr ve Beydâvî ise dil/belağat tahliline yönelerek fiillerin (kadaynâ, esri) delaletini, kıraat farklarını ve zamir takdirini incelerler. Bu ayrışma, erken dönem tefsirlerinin rivayet nakline dayanması, sonraki dönemlerde ise dilbilimsel ve belâgat odaklı yöntemin öne çıkmasıyla açıklanabilir.

Dönemsel bağlam

Taberî'den Beydâvî'ye uzanan süreçte kıssanın temel çerçevesi (kurtuluş, gece yolculuğu, geriye bakmama) sabit kalırken, yorum yöntemi rivayetten dil ve gramer tahliline evrilmiştir; Kurtubî ve Râzî arada rivayet çeşitliliğini derleyerek köprü vazifesi görür.

Günümüz bağlantısı

Bu kıssa, güç ve sıkıntı anlarında sabır, dikkatli ve yönlendirilmiş bir hareket tarzının önemine işaret edebilir; ailesini önde tutup arkadan gözetme tavrı, aile içi sorumluluk ve dayanışmaya dair bir örnek olarak düşünülebilir. Ayrıca geçmişe saplanıp kalmadan, güvenli ve belirlenen bir hedefe yönelme çağrısı, günümüzde de yapıcı bir yön bulma ve sabırla ilerleme fikriyle ilişkilendirilebilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir