لِيَجْزِىَ ٱللَّهُ كُلَّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

“Çünkü Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayette bahsedilen ceza, kişilerin dünyada işledikleri günahların bir karşılığıdır; Allah bu şekilde her nefsi kazandığı hayır ve şerre göre mükâfatlandırmaktadır. Böylece iyilik yapan iyiliğiyle, kötülük yapan da kötülüğüyle karşılık görmektedir.

يقول: فعل الله ذلك بهم جزاء لهم بما كسبوا من الآثام في الدنيا، كيما يثيب كل نفس بما كسبت من خير وشر، فيجزي المحسن بإحسانه، والمسيء بإساءته
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre bu ifade, günahkâr olan her nefsin kazandığı (kötülük) ile rehin/bağlı tutulacağını anlatır. Ancak metin bunu ayrıca genelleştirir: kastedilen her nefis, günahkâr olsun ya da itaatkâr olsun, kendi kazandığıyla karşılık görecektir; çünkü Allah günahkârları günahları sebebiyle cezalandırınca, itaatkârları da itaatleri sebebiyle mükafatlandıracağı anlaşılır.

أو كل نفس من مجرمة ومطيعة لأنه إذا عاقب المجرمين لإجرامهم علم أنه يثيب المطيعين لطاعتهم
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Vâhidî'ye göre âyetteki ceza ifadesi özel olarak kâfirlerin nefislerini kastetmektedir, çünkü daha önce zikredilen azap müminlere ceza olarak yakışmaz. Râzî ise lafzın umum üzere de yürütülebileceğini belirtir; âyet, Allah'ın her kişiyi kazandığına göre cezalandırdığını gösterir, kâfirlerin kazancı küfür ve isyan olduğundan onlara bu azap, müminlerin kazancı iman ve itaat olduğundan onlara da mükâfat uygun düşer.

وأقول يمكن إجراء اللفظ على عمومه ، لأن لفظ الآية يدل على أنه تعالى يجزي كل شخص بما يليق بعمله وكسبه ولما كان كسب هؤلاء الكفار الكفر والمعصية ، كان جزاؤهم هو هذا العقاب المذكور
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre metinde geçen ifade kıyamet gününe işaret etmektedir; yani sözü edilen 'gün' ile kastedilen kıyamet günüdür.

أي يوم القيامة [ كما قال ]
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre 'her nefsi cezalandırması için' ifadesindeki 'her nefis' kaydı, ya doğrudan günahkâr nefisleri kapsar ya da hem günahkâr hem itaatkâr nefisleri kapsayan genel bir ifadedir; çünkü günahkârların suçları sebebiyle cezalandırılacağı belirtilince, itaatkârların da itaatleri sebebiyle mükâfatlandırılacağı zımnen anlaşılır. Ayetin sonundaki 'Allah hesabı çok hızlı görür' ifadesi ise, Allah'ın bir hesapla uğraşırken başka bir hesaptan alıkonmayacağı anlamına gelir.

لأنه إذا بين أن المجرمين يعاقبون لإجرامهم علم أن المطيعين يثابون لطاعتهم

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Taberî, Zemahşerî, Râzî ve Beydâvî, ayetteki cezanın kişinin kazandığı (amel) ile bağlantılı olduğunda birleşir; ceza ifadesinden mükâfatın da zımnen anlaşılacağı görüşü (iyiler iyilikle, kötüler kötülükle karşılık görür) ortak bir belağat/mantık çıkarımı olarak dört müfessirde de yer alır.

Farklar

Taberî bağlamsal okumayla genel bir karşılık ilkesi sunarken, Zemahşerî ve Beydâvî bunu dil/belağat analiziyle temellendirip lafzın kapsamını (umum-husus) tartışır; Râzî, Vâhidî'nin özel (sadece kâfirlere yönelik) yorumunu aktarıp kendi tercihini umum lafız üzerine kurar; İbn Kesîr ise farklı bir eksende, ayetteki 'gün' ifadesinin kıyamet gününe işaret ettiğini vurgulayarak cezanın mahiyeti değil zamanı üzerinde durur. Bu farklar, dilci/belağatçi yöntem (Zemahşerî, Beydâvî, Râzî) ile rivayet/bağlam odaklı yöntem (Taberî, İbn Kesîr) arasındaki ekol farkını yansıtır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessiri Taberî'den geç dönem müfessiri Beydâvî'ye kadar temel fikir -amel-karşılık ilişkisi- sabit kalmış, ancak zamanla dil ve belağat merkezli analiz derinleşmiş; Zemahşerî ile başlayan lafzın kapsamı (umum-husus) tartışması Râzî ve Beydâvî'de sistematik hale gelmiştir. İbn Kesîr ise rivayet temelli yaklaşımını sürdürerek ayetin zaman boyutuna dikkat çekmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, kişinin kazandığı ile karşılık göreceği ilkesinin hem uyarıcı hem teşvik edici bir denge taşıdığını gösterir; bu da günlük hayatta ihlasla ve sabırla yapılan iyiliklerin değerine dair bir hatırlatma olarak düşünülebilir. Ayrıca farklı müfessirlerin aynı ayete getirdiği çok yönlü yaklaşımlar, ilim geleneğinde çeşitli okuma biçimlerinin bir arada bulunabildiğini, bunun da hoşgörülü bir düşünce çeşitliliği kültürüne örnek olabileceğini akla getirir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir