ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ

“Her dişinin neye gebe olduğunu Allah bilir. Ve rahimler ne eksiltir, ne arttırır, onu da bilir. O'nun katında her şeyin bir ölçüsü vardır.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre 'ما تغيض الأرحام وما تزداد' ifadesi, rahimlerin hamilelik süresince eksilttiği ve fazlalaştırdığı şeyi ifade eder; bu, kadının hamileliği sırasında gördüğü kan (hayız kanı) sebebiyle dokuz aydan az doğum ya da bu eksikliğin tamamlanması için dokuz aydan fazla süren hamilelik şeklinde açıklanır. Rahimlerin ne eksiltmesi ne de fazlalaştırması Allah'ın takdir ettiği ölçüyü aşmaz; her şey O'nun ilim ve tedbiriyle belirlenmiştir.

يقول تعالى ذكره: يقول: وما تنقص الأرحام من حملها في الأشهر التسعة بإرسالها دم الحيض، وما تزداد في حملها على الأشهر التسعة لتمام ما نقص من الحمل في الأشهر التسعة بإرسالها دم الحيض لا يجاوز شيء من قدره عن تقديره، ولا يقصر أمر أراده فدبره عن تدبيره
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre ayetteki 'mâ' edatı hem ism-i mevsûl hem de masdariyye olarak yorumlanabilir. Mevsûl olarak alındığında anlam, Allah'ın rahimlerin taşıdığı çocuğun erkeklik-dişilik, tamlık-noksanlık, güzellik-çirkinlik, uzunluk-kısalık gibi mevcut ve beklenen tüm hallerini bildiğidir. Rahimlerin 'eksilttiği' şey ise 'ğayd' kelimesiyle ifade edilmiş olup bu, azalma anlamına gelir.

فإن كانت موصولة ، فالمعنى : أنه يعلم ما تحمله من الولد على أي حال هو . من ذكورة وأنوثة ، وتمام وخداج ، وحسن وقبح ، وطول وقصر ، وغير ذلك من الأحوال الحاضرة والمترقبة ، ويعلم ما تغيضه الأرحام : أي تنقصه
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu metinde Râzî, 'her şeyi belli bir ölçüyle yarattık' ifadesinin anlamını açıklamaktadır. Ona göre 'bi-kader' ifadesi her şeyin zâtında ve sıfatlarında belirli bir ölçüye tabi olduğunu gösterir; cisimler ve onlara ait duyulur nitelikler (beyazlık-siyahlık gibi) zâtta ölçülü olanlardır, ilim ve cehl gibi imtidad anlamı taşımayan şeyler ise sıfatta ölçülü olanlardır çünkü her hâdis olan şeyin bekada bir mikdarı vardır. Ayrıca kıraat farklılıklarına (nasb-refi) ve bunların nahiv açısından farklı takdirlerine de yer verilmiştir.

وعلى هذا فكل شيء مقدر في ذاته وفي صفاته ، أما المقدر في الذات فالجسم وذلك ظاهر فيه وكذلك القائم بالجسم من المحسوسات كالبياض والسواد
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî bu ayeti hamileliğin süresi, rahimlerin eksiltmesi ve arttırması konusundaki farklı görüşleri aktararak açıklar. Gaybı bilme konusunda Allah'ın tekliğine, hamile kadının hayız görüp göremeyeceği meselesine ve hamilelik süresinin asgari ve azami sınırlarına dair alimlerin ihtilaflarını sıralar. Kendisi hamile kadının hayız görmesi görüşünü İbn Abbas, Hz. Aişe ve sahabenin icması gibi delillerle destekler.

الثانية في هذه الآية دليل على أن الحامل تحيض وهو مذهب مالك والشافعي في أحد قوليه وقال عطاء والشعبي وغيرهما : لا تحيض وبه قال أبو حنيفة ودليله الآية
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr, Allah'ın rahimlerin neyi eksilttiğini (gaib bilgisi) bilmesiyle ilgili ayeti, gebeliğin süresindeki eksilme ve fazlalıkla ilişkilendiren rivayetleri aktararak açıklar. Bazı kadınların dokuz aydan az, bazılarının on ay veya daha fazla hamile kalabileceği, bunun ancak Allah'ın ilmi dahilinde olduğu belirtilir. Ayrıca çocuğun ana rahmindeki rızkının nasıl temin edildiğine dair Mekhûl'den nakledilen bir açıklama da yer alır.

وقال الضحاك عن ابن عباس في قوله قال ما نقصت من تسعة وما زاد عليها وقال الضحاك وضعتني أمي وقد حملتني في بطنها سنتين وولدتني وقد نبتت ثنيتي
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre ayetteki 'مَا تَغِيضُ الْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ' ifadesi, rahimlerin hamlin süresi ve sayısında eksiltip artırdığı hallere işaret eder; bu bağlamda hamlin en uzun ve en kısa süreleri ile çoklu doğumlara dair fıkhi görüşler ve rivayetler nakledilir. Ayrıca bu ifadenin hayız kanının azalıp çoğalmasına da yorulabileceği belirtilir. Son olarak 'كُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ' ifadesi, her hadisenin belirli bir vakit ve duruma tahsis edilmiş olmasıyla açıklanır.

وأقصى مدة الحمل أربع سنين عندنا وخمس عند مالك وسنتان عند أبي حنيفة. روي أن الضحاك ولد لسنتين وهرم بن حيان لأربع سنين وأعلى عدده لا حد له.

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Müfessirlerin çoğu 'mâ tegîdu'l-erham ve mâ tezdâd' ifadesini hamilelik süresindeki eksilme-fazlalık (doğumun dokuz aydan kısa veya uzun sürmesi) ve/veya hayız kanıyla ilişkilendirir; bunun Allah'ın gaybı bilme ve her şeyi bir ölçüyle (mikdar) yaratma kudretine bağlandığı ortak vurgudur. Taberî, Kurtubî, İbn Kesîr ve Beydâvî rivayet malzemesini benzer şekilde kullanır.

Farklar

Taberî ve İbn Kesîr ağırlıklı olarak rivayet zincirlerine (Mücahid, İbn Abbas, Dahhâk gibi) dayanırken, Zemahşerî 'mâ' edatının mevsûl/masdariyye ihtimallerini dilbilimsel açıdan tartışır. Râzî ise ayeti kelamî-felsefi bir çerçeveye taşıyıp zât-sıfat, hudûs-imtidad gibi kavramlarla açıklar ve kıraat farklarına nahiv temelli yaklaşır. Kurtubî fıkhi ihtilafları (hamile kadının hayız görüp göremeyeceği gibi) sahabe uygulamalarıyla destekleyerek genişletir; Beydâvî ise dil analizini fıkhi görüşlerle birleştirip hem hamlin hem hayzın kastedilebileceğini belirtir.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessirleri (Taberî, sonra İbn Kesîr) rivayet ağırlıklı bir yöntemle sahabe ve tabiin görüşlerini aktarmayı öncelerken, orta dönemde Zemahşerî ve Râzî ile dilbilimsel/kelamî derinleşme öne çıkmış, Kurtubî ve Beydâvî gibi sonraki müfessirler ise rivayet, fıkıh ve dil analizini birleştiren daha bütüncül bir yaklaşım sergilemiştir. Temel içerik (hamilelik ve gayb bilgisi teması) sabit kalmış, yöntem çeşitliliği zamanla artmıştır.

Günümüz bağlantısı

Bu ayet, insanın en mahrem ve karmaşık süreçlerinin (hamilelik, doğum) bile bir ölçü ve düzen içinde gerçekleştiğini hatırlatır; bu da ilim ile iman arasındaki uyumu düşünmeye kapı açar. Tabiattaki her sürecin bilinen ve bilinmeyen yönleriyle bir hikmete bağlı olduğu fikri, bilimsel merakı imanla birlikte yürütmeye, sabır ve tevekkül duygusunu güçlendirmeye vesile olabilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir