ٱقْتُلُوا۟ يُوسُفَ أَوِ ٱطْرَحُوهُ أَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ أَبِيكُمْ وَتَكُونُوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ قَوْمًا صَٰلِحِينَ

“"Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre kardeşlerin 'babamızın yüzü size kalsın' sözü, onların babalarının sevgisini paylaşmadan tam olarak kendilerine yönelmesini istediklerini ifade eder; yüz zikri, kişinin bir şeye yönelirken yüzüyle yönelmesinden dolayı bu tam ilgiyi temsil eder. Ayrıca 'vech' kelimesinin zât anlamında da kullanılabileceğini, böylece babalarının kendilerine has kalmasının kastedilmiş olabileceğini belirtir. Son olarak 'tekûnû' fiilinin ya 'yahlü leküm' üzerine cezm ile atıf yapılarak ya da 'en' takdiriyle nasb ile okunabileceğini, bu durumda vâv'ın 'maa' (birlikte) anlamına geleceğini açıklar.

والمراد : سلامة محبته لهم ممن يشاركهم فيها وينازعهم إياها ، فكان ذكر الوجه لتصوير معنى إقباله عليهم ؛ لأن الرجل إذا أقبل على الشيء أقبل بوجهه . ويجوز أن يراد بالوجه الذات ، كما قال تعالى : تائبين إلى الله مما جنيتم عليه
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre kardeşlerin 'sonra salih bir topluluk oluruz' sözü üç farklı şekilde anlaşılabilir: birincisi bu işin büyük günahlardan olduğunu bilip tövbe edeceklerini kastettikleri; ikincisi maksadın din bakımından salah değil, babaları nezdinde durumlarının düzelmesi olduğu; üçüncüsü ise Yusuf yüzünden düştükleri karışıklığın giderilmesiyle işlerine odaklanabilecekleri anlamıdır. Ayrıca Râzî, öldürmeyi teklif edenin kim olduğu konusunda ihtilaf nakleder ve kardeşlerin bu fiili işlerken henüz nebi olmadıkları ya da nebiliklerinden önce bu olayın vuku bulduğu görüşünü tercih eder.

بل الجواب الصحيح أن يقال : إنهم ما كانوا أنبياء ، وإن كانوا أنبياء إلا أن هذه الواقعة إنما أقدموا عليها قبل النبوة
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre ayette bir hazif (unsurun düşürülmesi) vardır; 'ابعدوه أرضاً' ifadesindeki 'أرض' kelimesi aslında bir harf-i cerle (fî gibi) gelmesi gerekirken bu harf hazfedilmiş ve kelime mansub olmuştur. Ayrıca 'يخل' kelimesinin cezm olması emrin cevabı olmasından kaynaklanır ve babanızın size tam anlamıyla yönelmesi, gönlünün size hasredilmesi anlamına gelir. Bu durumun günahtan veya Yusuf'tan sonra tövbe ile gerçekleşeceği belirtilir ve bu durum, katilin tövbesinin kabul edildiğine dair bir delil olarak zikredilir.

والمعنى أرضا تبعد عن أبيه فلا بد من هذا الإضمار لأنه كان عند أبيه في أرض ( يخل ) جزم لأنه جواب الأمر معناه : يخلص ويصفو فيقبل عليكم بكليته أي من بعد الذنب وقيل : من بعد يوسف أي تائبين أي تحدثوا توبة بعد ذلك فيقبلها الله منكم وفي هذا دليل على أن توبة القاتل مقبولة لأن الله تعالى لم ينكر هذا القول منهم
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ifade, Yusuf'un kardeşlerinin babalarının sevgisini paylaşan Yusuf'u ortadan kaldırma niyetlerini anlatır; ya onu öldürmek ya da bir yere bırakıp uzaklaştırmak suretiyle babalarının sevgisini tek başlarına kazanmayı planlamışlardır. Bu planı yaparken, işleyecekleri günahtan önce tövbe etmeyi de içlerinde gizlice düşünmüşlerdir.

فأضمروا التوبة قبل الذنب
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre kardeşlerin 'Yusuf'u öldürün' teklifi hepsinin ortak sözü değil, aralarında biri hariç varılan bir anlaşmadır; bu istisna sahibi 'Onu öldürmeyin' diyendir. 'Yeryüzüne atın' ifadesindeki belirsizlik, ıssız ve meskun yerlerden uzak bir yeri kastettiğini gösterir. 'Babanızın yüzü size boş kalsın' ifadesi babanın tüm ilgisinin sadece onlara yönelmesi anlamındadır ve 'salih bir topluluk olursunuz' ifadesi hem tövbe etmeyi hem babayla barışmayı hem de dünya işlerinin düzelmesini kapsayabilir. Kuyuya atma teklifini söyleyenin Yehuda (veya Rubil) olduğu, kuyunun 'ğayâbetu'l-cübb' diye adlandırılmasının bakanların gözünden gizli olmasından kaynaklandığı belirtilir.

اقتلوا يوسف من جملة المحكي بعد قوله إذ قالوا كأنهم اتفقوا على ذلك الأمر إلا من قال (لا تقتلوا يوسف) . وقيل إنما قاله شمعون أو دان ورضي به الآخرون.
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre Yusuf'un kardeşleri, babalarının ilgisinin sadece kendilerine dönmesi için Yusuf'u öldürmeyi veya bir yere atmayı birbirlerine teklif etmişlerdir. Ayrıca bu işi yaptıktan sonra tövbe ederek salih kimseler olacaklarını düşünmüşlerdir.

يخل لكم وجه أبيكم من شغله بيوسف

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler 'babamızın yüzü size kalsın' ifadesini babanın tam ve bölünmemiş ilgi/sevgisinin kardeşlere yönelmesi olarak yorumlar; 'salih topluluk olma' ifadesini de büyük ölçüde işlenecek günahtan sonra tövbe etme niyetiyle ilişkilendirirler.

Farklar

Zemahşerî ve Kurtubî ağırlıklı olarak dil/i'rab tahlillerine (kelimenin zât anlamı, hazif, fiil kipleri) odaklanırken; Râzî 'salih olma' ifadesine üç ayrı anlam ihtimali sunarak kelami bir mesele olan peygamberlerin günahtan korunmasını tartışır; Beydâvî teklifin kardeşlerin hepsine ait olmadığını, birinin karşı çıktığını vurgular; Taberî ve İbn Kesîr ise daha çok rivayete dayalı sade bir bağlamsal okuma sunar.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet nakline dayanan sade bir açıklama yaparken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî gibi müfessirlerde dil ve belağat analizinin derinleştiği, Râzî'de ise kelami tartışmaların (nebilerin günahsızlığı meselesi) devreye girdiği görülür; temel anlam çerçevesi zaman içinde büyük ölçüde sabit kalmış, yorum yöntemleri çeşitlenmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu ayet, aile içi sevgi ve ilginin adil paylaşılmamasının kıskançlığa ve yıkıcı davranışlara yol açabileceğine dair düşündürücü bir örnek sunar. Aynı zamanda kardeşlerin sonradan tövbeyi düşünmesi, hatanın ardından pişmanlık duyup düzelme iradesinin hep mümkün olduğunu hatırlatır. Bu bağlamda aile içinde denge, sabır ve hoşgörünün önemi günümüz için de anlamlı bir ders taşır.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir