وَمِنْهُم مَّن يَلْمِزُكَ فِى ٱلصَّدَقَٰتِ فَإِنْ أُعْطُوا۟ مِنْهَا رَضُوا۟ وَإِن لَّمْ يُعْطَوْا۟ مِنْهَآ إِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ
“And of them is he who defameth thee in the matter of the alms. If they are given thereof they are content, and if they are not given thereof, behold! they are enraged.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayet, sadaka/ganimet taksiminde Hz. Peygamber'i eleştiren münafıkları anlatır; onlar taksimin sadece Peygamber'in kendi tercihine göre yapıldığını iddia etmişlerdir. Allah, bu taksimin kendi emri olduğunu, Peygamber'in şahsi tercihi olmadığını bildirmiştir. Bu kişilerin eleştirisi dinî bir kaygıdan değil, kendi paylarına razı olup olmamalarından kaynaklanan bir öfkedendir.
يقول: ليس بهم في عيبهم إياك فيها وطعنهم عليك بسببها الدين، ولكن الغضب لأنفسهم، فإن أنت أعطيتهم منها ما يرضيهم رضوا عنك، وإن أنت لم تعطهم منهم سخطوا عليك وعابوك.
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre 'يلمزك' ifadesi, Peygamber'i sadakaların (ganimet/zekat) taksiminde ayıplama ve ona dil uzatma anlamına gelir. Bu kişilerin kimliği hakkında farklı rivayetler nakledilir: müellefe-i kulûb, Hâricîlerin başı İbn Zi'l-Huveysira, ya da münafıklardan Ebu'l-Cevvâz. Metin ayrıca bu kişilerin rızalarının ve öfkelerinin dine değil, kendi nefislerine dayandığını belirtir; çünkü Peygamber o gün Mekkelilerin kalbini kazanmak için ganimeti onlara çok verince münafıklar bundan rahatsız olmuştur.
يعيبك في قسمه الصدقات ويطعن عليك . قيل : هم المؤلفة قلوبهم . وقيل : هو ابن ذي الخويصرة رأس الخوارج
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre bu ayet, sadaka taksiminde Peygamber'e (sav) dil uzatan ve onu bu konuda itham edenlerle ilgilidir; bu kişiler dini bir kaygıyla değil kendi nefsani çıkarları için itiraz etmişlerdir. Müfessir bu görüşü, bedevi bir adamın ganimet taksiminde Peygamber'e itiraz etmesi ve Zülhuveysıra (Hurkûs) kıssasıyla desteklemekte, bu tür kişilerin dinden fırlayıp çıkacak bir topluluğun kökü olduğuna dair hadisi nakletmektedir.
أي يعيب عليك ( في ) قسم ( الصدقات ) إذا فرقتها ويتهمك في ذلك وهم المتهمون المأبونون وهم مع هذا لا ينكرون للدين وإنما ينكرون لحظ أنفسهم
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre münafıklardan bazıları Peygamber'i sadakaların taksiminde ayıplamakta, kendilerine bir şey verilince razı olup verilmeyince hemen kızmaktadırlar. Bu tavrın doğrusu, Allah ve Resulü'nün verdiğine razı olup 'Allah bize yeter, bize lütfundan verecektir' demeleri olurdu. Beydâvî bu ayetin kimin hakkında indiğine dair rivayetleri (Ebu'l-Cevvâz münafık veya İbn Zi'l-Huveysıra) nakleder ve ayetin şart cümlesi olarak yapısını, cevabının hazfedilmiş olduğunu açıklar.
قيل إنها نزلت في أبي الجواظ المنافق قال: ألا ترون إلى صاحبكم إنما يقسم صدقاتكم في رعاة الغنم ويزعم أنه يعدل. وقيل في ابن ذي الخويصرة رأس الخوارج
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre 'yelmizüke' fiili müfessirler arasında dilsel olarak gıybet etme, ayıplama veya kişiye taş atma anlamlarında yorumlanmıştır; İbn Abbas, Katade ve Kelbî'den gelen rivayetler bu ayıplamanın zekat/sadaka dağıtımı meselesiyle ilgili olduğunu belirtmiş, ancak bu rivayetler olmasaydı başka ihtimaller de düşünülebilirdi. Ayrıca Ebu Ali el-Farisî'ye göre ayette bir hazif (mahzuf ifade) vardır ve takdiri 'sadakaların dağıtımı konusunda seni ayıplıyor' şeklindedir.
قال ابن عباس : يلمزك يغتابك
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler ayetin sadaka/zekat (bazılarına göre ganimet) taksiminde Hz. Peygamber'i ayıplayan, dil uzatan kişilerle ilgili olduğunda birleşir. Bu eleştirinin dini bir kaygıdan değil, kişisel pay/nefsani çıkar kaygısından kaynaklandığı da ortak vurgudur. Yöntem olarak da hepsi rivayet ile dil/belağat analizini (özellikle 'lemz' kökü ve şart-cevap yapısı) birlikte kullanır.
Differences
Ayetin muhatabının kimliği konusunda ayrışma var: Taberî genel olarak münafıklara işaret ederken, Zemahşerî, İbn Kesîr ve Beydâvî daha spesifik isimler (İbn Zi'l-Huveysıra/Zülhuveysıra, Ebu'l-Cevvâz, müellefe-i kulûb) üzerinde dururlar. İbn Kesîr rivayet/hadis temelli bağlamsal okumaya daha çok yaslanırken, Râzî dilbilimsel ihtimalleri öne çıkarıp rivayet olmasaydı farklı yorumların da mümkün olabileceğini belirtir; bu, Râzî'nin daha analitik-ihtimalci yaklaşımını gösterir. Zemahşerî ve Beydâvî kıraat farklılıklarına ayrıca önem verir.
Historical context
Taberî'den Râzî'ye uzanan süreçte temel anlam (nefsani kaygıyla eleştiri) sabit kalmış, ancak zamanla dilbilimsel/mantıksal tahlil (özellikle Râzî ve Zemahşerî'de) daha belirgin hale gelmiş, rivayetlerin kimlik tartışması ise sürekli çeşitlenmiştir. Bu, tefsir geleneğinin nakil ağırlıklı erken dönemden dil ve mantık ağırlıklı sonraki dönemlere doğru genişleyen bir katmanlanma gösterdiğine işaret eder.
Modern connection
Bu ayet, bir topluluk içinde pay veya hizmet dağılımında kişisel çıkar duygusunun eleştiriyi dine değil nefse dayandırabileceğine dikkat çeker. Günümüzde de bu, toplumsal işlerde ihlas ve sabrı, kişisel beklenti kırıklıklarını dini bir söyleme büründürmeden ele almayı hatırlatan bir ders olarak okunabilir. Bu bakış, adil paylaşım ve toplumsal dayanışma bilincini güçlendirici bir öğüt olarak değerlendirilebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar