فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ

“So the earthquake seized them, and morning found them prostrate in their dwelling-place.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî, ayette geçen 'racfe' kelimesini sarsıntı/hareket anlamıyla açıklayarak, burada kastedilenin Semûd kavmini helake sürükleyen o dehşetli sesin (sayha) kendilerini sarsıp harekete geçirmesi olduğunu belirtir. Ayrıca Şuayb kavminin de aynı şekilde 'racfe' ile, yani Allah'ın azabını harekete geçiren zelzele ile helak edildiğini aktarır. Bu açıklamayı Mücahid ve İbn Abbas gibi tabiîn müfessirlerinin görüşlerine dayandırır.

وإنما عنى بالرجفة ههنا: الصيحة التي زعزعتهم وحركتهم للهلاك، لأن ثمود هلكت بالصيحة فيما ذكر أهل العلم
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî, ayetteki 'racfe'nin şiddetli bir sarsıntı (zelzele) olduğunu, bir görüşe göre de kalpleri koparan şiddetli bir sayha (ses) olduğunu belirtir. 'Câsimîn' ifadesini ise, kuşun yere yapışması gibi, azabın şiddetinden yere yüzükoyun/dizleri üstü çöküp kaskatı kesilme hâli olarak açıklar. Ayrıca bir rivayete göre kavmin sâika (yıldırım) ile yanarak helak olduğunu, sadece Harem'de bulunan bir kişinin kurtulduğunu, o kişi haremden çıkınca kavmine gelen azabın onu da yakaladığını nakleder.

أي لاصقين بالأرض على ركبهم ووجوههم كما يجثم الطائر أي صاروا خامدين من شدة العذاب وأصل الجثوم للأرنب وشبهها والموضع مجثم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr, Semûd kavminin helâk edildiğini, aralarında hiçbir kadın-erkek, küçük-büyük hayatta kalmadığını, sadece Salih peygambere düşman olan Kelbe adlı kadının kaçıp bir topluluğa haber verdikten sonra su içip öldüğünü aktarır. Ayrıca Ebu Rigâl adlı kişinin, azap indiğinde Harem'de olduğu için kurtulduğunu, ancak Harem dışına çıktığında gökten inen bir taşla helâk olduğunu nakleder. Bu kişinin Sakif kabilesinin babası olduğu ve mezarına gömülen altın dal parçasının insanlarca çıkarıldığı rivayet edilir.

قال علماء التفسير ولم يبقى من ذرية ثمود أحد سوى صالح عليه السلام ومن تبعه رضي الله عنهم إلا أن رجلا يقال له أبو رغال كان لما وقعت النقمة بقومه مقيما إذ ذاك في الحرم فلم يصبه شيء فلما خرج في بعض الأيام إلى الحل جاءه حجر من السماء فقتله
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî, âyette geçen 'racfe'yi zelzele olarak açıklar ve Semûd kavminin evlerinde donmuş/ölü vaziyette bulunmasını anlatır. Salih'in kavmine dönüp onlara hitap etmesini ise, aslında onları helâk olmuş gördükten sonra söylenmiş bir söz olarak yorumlar; bu durumu Peygamber'in (s.a.v.) Bedir kuyusu ehline hitabına benzetir. Alternatif olarak bu sözün, onlara acıma/hasret duygusuyla söylenmiş olabileceğini de belirtir.

ظاهره أن توليه عنهم كان بعد أن أبصرهم جاثمين، ولعله خاطبهم به بعد هلاكهم كما خاطب رسول الله صلى الله عليه وسلم أهل قليب بدر
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî'ye göre 'câsimîn' kelimesi, hareketsiz kalıp yerlerinde ölü olarak çöken kimseleri ifade eder; kavim, ansızın gelen sayha (haykırış) ile evlerinde veya yurtlarında hareketsiz ve ölü halde bulunmuştur. Bu anlamı desteklemek için Câbir'den nakledilen bir rivayet zikredilir; Peygamber Hicr'den geçerken kavm-i Salih'in azap istediğinde sayha ile helak olduğunu, sadece Ebu Rigal adlı bir kişinin haremde bulunduğu için kurtulduğunu fakat haremden çıkınca aynı azaba uğradığını anlatır.

لا تسألوا الآيات ، فقد سألها قوم صالح فأخذتهم الصيحة
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre 'racfe' şiddetli sarsıntı (zelzele) anlamına gelir ve tekil kullanılan 'dâr' kelimesi burada topluca beldeyi ifade eder; nitekim başka bir ayette çoğul olarak 'diyar' şeklinde geçmiştir. Ayrıca fâ harfi terâtübü (ardışıklığı) gösterdiğinden, sarsıntının Peygamber'in sözlerinden hemen sonra geldiğine işaret edilmekte, ancak Râzî bunun tam olarak böyle olmadığını, tevellînin (yüz çevirmenin) çöküşten önce gerçekleştiğini belirtmektedir. 'Câsimîn' ifadesi ise hayatsız, hareketsiz kalmayı ifade eder.

وهي الزلزلة الشديدة المهلكة

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler 'racfe'nin şiddetli bir sarsıntı/zelzele (bazen sayha ile birlikte) olduğunu ve 'câsimîn' ifadesinin kavmin yerinde hareketsiz, cansız kalışını anlattığını kabul eder. Ayrıca çoğu, Semûd/Hicr halkından tek bir kişinin (Ebu Rigâl) Harem'de olması sebebiyle kurtulduğu, fakat oradan çıkınca helak olduğu rivayetini ortak biçimde nakleder.

Differences

Taberî ve Kurtubî 'racfe'yi doğrudan dil tahlili ve sahabe/tabiîn rivayetleriyle temellendirirken, İbn Kesîr isnad tenkidine ve tarihî ayrıntılara (Kelbe adlı kadının öyküsü, Sakif kabilesiyle ilişki) daha çok önem verir. Zemahşerî ve Râzî ise meseleye daha çok dil-belâgat açısından yaklaşıp kelimelerin tekil-çoğul kullanımı ve edatların anlamı üzerinde dururlar. Beydâvî ise olayın anlatımını Hz. Peygamber'in Bedir kıssasıyla kıyaslayarak farklı bir yorum katmanı ekler; bu farklar müfessirlerin döneminin ve yönteminin (rivayet ağırlıklı tefsir, dil/belâgat ağırlıklı tefsir, tarihî-rivayet ağırlıklı tefsir) izlerini taşır.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî temel rivayet ve dil anlamını aktarırken, sonraki müfessirler (Zemahşerî, Râzî) zamanla dil ve belâgat inceliklerine daha fazla eğilmiş, Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayetleri detaylandırıp isnad değerlendirmesine yönelmiştir. Temel anlam (şiddetli sarsıntı ve helak) sabit kalmakla birlikte, yorum derinliği ve kullanılan yöntem zamanla çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu kıssa, toplumların ahlaki çözülüşe karşı direnememesinin sonuçlarını düşündürürken, bireysel ve toplumsal sorumluluk bilincini hatırlatabilir. Aynı zamanda ilim ile rivayetin dikkatli bir şekilde birlikte değerlendirilmesi, günümüzde bilgiye temkinli ve araştırmacı bir yaklaşımın kıymetini gösterebilir. Kurtuluşun bazen beklenmedik bir sebeple (Harem'de olma gibi) gerçekleşmesi, sabır ve tevekkül temalarıyla ilişkilendirilebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar