سَآءَ مَثَلًا ٱلْقَوْمُ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

“Evil as an example are the folk who denied Our revelations, and were wont to wrong themselves.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî bu ayette 'sâe meselen' ifadesinin takdirini 'mesel-i kavm' veya 'ashâbe mesel-i kavm' şeklinde açıklar; ardından 've mâ zalemû' cümlesinin iki farklı i'rab imkanını değerlendirir: bu cümle 'kezzebû'ya atfedilerek sıla içine girebilir (yani ayetleri yalanlayıp kendilerine zulmedenler anlamında), veya sıladan bağımsız müstakil bir cümle olup, mef'ûlün öne alınmasıyla zulmün sadece kendi nefislerine tahsis edildiğini bildirebilir.

إما أن يكون معطوفا على كذبوا ، فيدخل في حيز الصلة بمعنى : الذين جمعوا بين التكذيب ، بآيات الله وظلم أنفسهم . وإما أن يكون كلاما منقطعا عن الصلة ، بمعنى : وما ظلموا إلا أنفسهم بالتكذيب ، وتقديم المفعول به للاختصاص
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayetteki 'kötü' sıfatı bizzat verilen misalin kendisine değil, o misalin işaret ettiği duruma, yani kâfirlerin Allah'ın ayetlerini yalanlamalarına ve onlardan yüz çevirmelerine aittir; çünkü Allah'ın verdiği misalin kendisinin kötü olması ve aynı zamanda küfürden sakındırıp imana çağırması çelişkilidir. Ayrıca 'zulüm' ifadesinin metindeki konumu tartışılarak, bunun 'yalanladılar' fiiline bağlı olabileceği veya bağımsız bir cümle olabileceği, mef'ûlün öne alınmasının da hasr (sadece kendilerine zulmetmeleri) anlamı taşıdığı belirtilmiştir.

فوجب أن يكون الموصوف بالسوء ما أفاده المثل من تكذيبهم بآيات الله تعالى وإعراضهم عنها ، حتى صاروا في التمثيل بذلك بمنزلة الكلب اللاهث
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ayette Allah'ın kullara zulmetmediği, aksine kulların hidayete tabi olmayı ve Mevlâ'ya itaati terk edip fani dünyaya yönelmeleri, lezzetleri elde etmeye çalışmaları ve nefislerinin isteklerine uymalarıyla kendi kendilerine zulmettikleri belirtilmektedir.

أي ماظلمهم الله ولكن هم ظلموا أنفسهم بإعراضهم عن اتباع الهدى وطاعة المولى إلى الركون إلى دار البلى والإقبال على تحصيل اللذات وموافقة الهوى
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre Allah dilerse bu kişiyi âlimlerin ve iyilerin makamına yükseltebilirdi, fakat o dünyaya meyledip nefsinin arzusuna tabi olarak âyetlerin gereğinden yüz çevirmiştir. Bu yüzden kendisi köpeğe benzetilmiştir; çünkü köpek kovulsa da bırakılsa da aynı şekilde dilini sarkıtıp soluyarak zillet hâlini sürdürür, bu kişi de hangi durumda olursa olsun aynı düşkünlüğü göstermektedir. Beydâvî ayrıca rifatin Allah'ın meşietine bağlanmasının, gerçek sebebin ilahi meşiet olduğuna, görünen sebeplerin ise bu meşietin gerçekleşme vasıtaları olduğuna işaret ettiğini belirtir.

فمثله فصفته التي هي مثل في الخسة. كمثل الكلب كصفته في أخس أحواله وهو إن تحمل عليه يلهث أو تتركه يلهث أي يلهث دائما سواء حمل عليه بالزجر والطرد أو ترك ولم يتعرض له، بخلاف سائر الحيوانات لضعف فؤاده.

Comparison

Common ground

Zemahşerî ve Râzî, 've mâ zalemû' cümlesinin i'rab bakımından iki imkanını (kezzebû'ya atıf veya müstakil cümle, mef'ûlün takdimiyle hasr anlamı) aynı şekilde ele alır. İbn Kesîr, Beydâvî ve dolaylı olarak diğerleri, zulmün Allah'tan değil kişinin kendi tercihinden, dünyaya meyledip nefsine uymasından kaynaklandığı noktasında birleşir.

Differences

Zemahşerî ve Râzî ağırlıklı olarak dil/nahiv analizine odaklanıp cümlenin gramer yapısından anlam çıkarır; Râzî ayrıca 'kötü' sıfatının misalin kendisine değil kâfirlerin durumuna ait olduğunu teolojik-mantıksal tutarlılık gereği vurgular. İbn Kesîr bağlamsal ve ahlaki bir okumayla kulun kendi seçimine dikkat çeker. Beydâvî ise belâgat unsurlarına (temsil, köpek benzetmesi) ve kelami bir istidrada (meşiet-sebep ilişkisi) yönelerek hem edebi hem itikadi bir katman ekler.

Historical context

Daha erken dönem müfessirlerinden Zemahşerî ve Râzî'de dil ve mantık eksenli i'rab tartışması ön planda iken, İbn Kesîr'de bağlamsal-ahlaki yorum, Beydâvî'de ise belâgat ve kelami istidradın birleştiği daha sentezleyici bir yaklaşım görülür; temel anlam (zulmün kula ait olduğu) sabit kalırken izah yöntemleri ekol ve dönemin ilgi alanına göre çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, kişinin kendi tercihleriyle yücelme veya düşüklüğe sürüklenme imkanına sahip olduğunu hatırlatır; bu da ilim ve irfanı hayata geçirme konusunda sabır ve ihlas gerektiren bir çabaya işaret eder. Bilgiye sahip olmanın kendisi değil, onu yaşama azmi ve nefsin geçici arzularına karşı duyulan iç disiplin, günümüzde de kişisel ve toplumsal gelişim için anlamlı bir referans noktası olabilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar