قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّ فِيهَا قَوْمًا جَبَّارِينَ وَإِنَّا لَن نَّدْخُلَهَا حَتَّىٰ يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا فَإِن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا فَإِنَّا دَٰخِلُونَ
“They said: O Moses! Lo! a giant people (dwell) therein and lo! we go not in till they go forth from thence. When they go forth from thence, then we will enter (not till then).” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Bu metne göre âyet, Musa kavminin, kutsal topraklara girme emrine karşı verdiği cevabı anlatmaktadır. Onlar bu emri kabul etmeyi reddedip, oradaki 'cebbârîn' denen güçlü, iri yapılı ve kendilerini yenilmez kılan bir kavimle savaşacak güçlerinin olmadığını ileri sürerek mazeret bildirmişlerdir. Metin ayrıca 'cebbâr' kelimesinin dil kökenini de açıklayarak bu kavmin bu isimle anılmasının sebebini izah eder.
وهذا خبر من الله جل ثناؤه عن جواب قوم موسى عليه السلام، إذ أمرهم بدخول الأرض المقدسة، أنهم أبوا عليه إجابة إلى ما أمرهم به من ذلك، واعتلوا عليه في ذلك بأن قالوا: إن في الأرض المقدسة التي تأمرنا بدخولها قوما جبارين لا طاقة لنا بحربهم ولا قوة لنا بهم.
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre metinde geçen ifade, muhatapların söylediklerini bir uzak görme (istib'âd) yolu üzerine söylediklerini belirtir; bu durum Mâide 22. ayetteki benzer duruma kıyaslanır. Ayrıca üçüncü bir anlam olarak Allah'a ibadetten yüz çeviren, isyan eden kişi kastedilmiş olabileceği ifade edilir.
وإنما قالوا هذا على سبيل الاستبعاد كقوله تعالى : ( المائدة : 22 ) والثالث : المتمرد عن عبادة الله
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî, ayette geçen 'cebbârîn' kelimesini önce dilbilimsel açıdan ele alarak 'iri cüsseli, uzun boylu' ve 'zorbalık eden, insanları kendi istediğine zorlayan' anlamlarını aktarır. Ardından bu zorbaların Ad kavminin bakiyeleri ya da İshak oğlu Ays'ın soyundan Rumlar olduğuna dair görüşleri nakleder. Metinde ayrıca aralarında bulunan dev Uc b. Anak hakkında uzunluğu, gücü, Nuh tufanından etkilenmemesi ve Hz. Musa tarafından öldürülmesine dair rivayetler detaylı biçimde anlatılır.
والجبار المتعظم الممتنع من الذل والفقر وقال الزجاج : الجبار من الآدميين العاتي وهو الذي يجبر الناس على ما يريد فأصله على هذا من الإجبار وهو الإكراه
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre 'el-Arzu'l-Mukaddese' Beytü'l-Makdis toprağıdır ve peygamberlerin karar yeri, müminlerin meskeni olduğu için bu adla anılmıştır; ayrıca Tur ve çevresi, Dımaşk-Filistin ve Ürdün'ün bir kısmı veya Şam olduğuna dair başka görüşler de nakledilmiştir. 'Kitabullah' ifadesi ya bu toprağın onlara taksim edilmiş olması ya da Levh-i Mahfuz'da onlara mesken kılınacağının yazılmış olması anlamına gelir, ancak bu ancak iman edip itaat etmeleri şartıyla geçerlidir; isyan ettikten sonra orası onlara haram kılınmıştır. 'Geri dönmeyin' ifadesi ya cebbarlardan korkarak arkalarını dönüp kaçmamaları ya da isyan ve Allah'a güvensizlik yoluyla dinlerinden dönmemeleri anlamındadır.
أرض بيت المقدس سميت بذلك لأنها كانت قرار الأنبياء عليهم الصلاة والسلام ومسكن المؤمنين. وقيل: الطور وما حوله. وقيل: دمشق وفلسطين وبعض الأردن. وقيل الشام.
Modern connection
Bu farklı okumalar, bir topluluğun büyük bir sorumluluk karşısında cesaretini kaybedip mazeretler üretmesinin, aslında iman ve sabır zafiyetiyle ilişkili olabileceğini düşündürür. Günümüzde de zorluklar karşısında ihtiyatlı bir sabır ve Allah'a güven anlayışının, toplumsal ve kişisel sorumlulukları üstlenmede yapıcı bir tutum geliştirmeye katkı sağlayabileceği düşünülebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar