وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًا لَّخَٰسِرُونَ

“If ye were to obey a mortal like yourselves, then, lo! ye surely would be losers.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Bu metinde Taberî, muhataplara yöneltilen 'onu izlediniz' ifadesini, söylenen söze uyup onu kabul etme ve doğrulama anlamında açıklamaktadır. 'İnneküm' hitabı ise 'ey topluluk' şeklinde muhataplara yönelik bir seslenme olarak yorumlanmıştır.

فاتبعتموه وقبلتم ما يقول وصدقتموه. {إنكم} أيها القوم
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayette geçen kavim, Rasûle itaat etmeyi 'hüsran' olarak nitelendirmiş, buna karşılık putlara ibadet etmeyi hüsran saymamıştır. Onların mantığına göre, karşılığında bir menfaat olmaksızın itaat etmek gerçek kayıptır. Râzî, bu grubun ayrıca haşr ve neşrin sıhhatine, ardından da bu inancı getirmesinden dolayı Peygamber'in nübüvvetine itiraz ettiğini belirtir.

فجعلوا اتباع الرسول خسرانا ، ولم يجعلوا عبادة الأصنام خسرانا ، أي لئن كنتم أعطيتموه الطاعة من غير أن يكون لكم بإزائها منفعة فذلك هو الخسران
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre metinde geçen ifade, muhataplara söylenen 'siz aldanmışsınız' sözünün gerekçesini açıklamaktadır: onlar kendi ilahlarını (putlarını) terk edip, üstünlük bakımından kendilerinden farkı olmayan birine (peygambere) tabi oldukları için aldanmış sayılmaktadırlar.

يريد لمغبونون بترككم آلهتكم واتباعكم إياه من غير فضيلة له عليكم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

Verilen metin yalnızca ayetin başlangıç ifadesine ('وقوله تعالى') atıf içermekte olup, İbn Kesîr'in bu ayet hakkındaki asıl tefsir açıklaması, yorumu veya değerlendirmesi metinde yer almamaktadır.

وقوله تعالى
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre kavminin ileri gelenleri, Peygamber'in kendileri gibi bir beşer olduğunu, yiyip içen bir insan olduğunu söyleyerek onun risaletini reddetmiş ve kendisine itaat etmenin bir alçalma ve zarar sebebi olacağını iddia etmişlerdir. Bu inkâr, onların ahiret buluşmasını (sevap ve cezayı ya da yeniden dirilişi) yalanlamalarıyla ve dünya hayatındaki mal-mülk bolluğuyla şımarmalarıyla bağlantılı olarak zikredilmiştir. Ayrıca 'yer, içer' ifadesi Peygamber ile kendileri arasındaki eşitliği (müsâvat/mümâsele) vurgulamak için getirilmiştir.

وكذبوا بلقاء الآخرة بلقاء ما فيها من الثواب والعقاب، أو بمعادهم إلى الحياة الثانية بالبعث وأترفناهم ونعمناهم في الحياة الدنيا بكثرة الأموال والأولاد. ما هذا إلا بشر مثلكم في الصفة والحالة.

Comparison

Common ground

Müfessirlerin çoğu ayeti, kavmin peygambere itaat etmeyi 'hüsran/aldanmışlık' olarak görmesi ve bunun gerekçesi üzerinden okumaktadır. Râzî, Kurtubî ve Beydâvî ortak biçimde, kavmin peygamberi kendileri gibi bir beşer (yiyen içen, üstünlük farkı olmayan biri) olarak görüp bu yüzden ona tabi olmayı bir aşağılanma saydığını vurgular.

Differences

Taberî daha çok dil/belağat düzeyinde 'izlediniz' ve 'inneküm' ifadelerinin muhataba yönelişini açıklarken, Kurtubî ifadenin gerekçe bildiren yapısına odaklanır. Râzî meseleyi kavmin iç mantığı ve ayrıca haşr-neşr inkârı ile nübüvvete itirazı bağlamında derinleştirir; Beydâvî ise bunu dünya nimetlerine şımarma ve ahireti yalanlama ile ilişkilendirerek daha geniş bir çerçeve sunar. İbn Kesîr'in görüşüne dair elimizde yeterli metin yoktur.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî'nin dil eksenli, gerekçe belirtme amaçlı sade yaklaşımı, sonraki dönemlerde Kurtubî, Râzî ve Beydâvî'de kavmin itiraz gerekçelerinin (beşer olma, ahireti inkâr, dünya nimetine güvenme) daha sistematik ve çok yönlü şekilde işlenmesine doğru genişlemiştir; bu bir çelişkiden çok yorumun zamanla derinleşmesini yansıtır.

Modern connection

Bu ayet, bir sözün veya kişinin değerini yalnızca dünyevi görünüşe, mal-mülke ya da statüye bakarak ölçmenin yanıltıcı olabileceğini düşündürebilir. Zahiri eşitlik veya sıradanlık algısının, doğru sözü ve öğüdü kabul etmeye engel olmaması gerektiği, ilim ve hakikate açık olma erdemiyle ilişkilendirilebilir. Bu bağlamda ayet, toplumsal önyargılardan sıyrılıp öğüt ve bilgiye ihlasla yaklaşma çabasını hatırlatan bir çağrışım taşıyabilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar