وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ
“And We set a just balance for the Day of Resurrection so that no soul is wronged in aught. Though it be of the weight of a grain of mustard seed, We bring it. And We suffice for reckoners.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayette geçen 'kıst' terazilerin sıfatı olan adalet anlamındadır ve kıyamet gününde Allah'ın adaletli ölçüsünü ifade eder. Allah kimseye zulmetmez; ne işlemediği bir günahtan dolayı cezalandırır ne de yaptığı bir iyiliğin sevabını eksik verir, aksine iyiliği ihsanıyla karşılar, kötülüğü ancak kötülüğü kadar cezalandırır. Hardal tanesi ağırlığındaki amel bile hesaba dahil edilip sahibine gösterilecek, kaydedilmiş olan bu amel karşılığında ceza veya mükafat verilecektir.
يقول تعالى ذكره: العدل وهو {القسط} . وجعل القسط وهو موحد من نعت الموازين، وهو جمع، لأنه في مذهب: عدل ورضا ونظر
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre 'وضع الموازين' ifadesi kıyamet gününde amellerin adaletle tartılacağını ve kimseye zerre kadar zulüm yapılmayacağını temsili olarak anlatır; ancak bunun yanında gerçek anlamda iki kefeli ve dilli bir mizanın var olduğuna dair rivayetler de nakledilir. Ayrıca amellerin araz olması sebebiyle nasıl tartılacağı sorusuna, amel defterlerinin tartılacağı veya iyi/kötü amellerin nur ya da karanlık cevherlere dönüştürülüp tartılacağı şeklinde iki görüş sunulur.
فيه قولان ، أحدهما : إرصاد الحساب السوي ، والجزاء على حسب الأعمال بالعدل والنصفة ، من غير أن يظلم عباده مثقال ذرة ، فمثل ذلك بوضع الموازين لتوزن بها الموزونات . والثاني : أنه يضع الموازين الحقيقية ويزن بها الأعمال . عن الحسن : هو ميزان له كفتان ولسان
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre 'nezi'ul mevazin' terazilerin kıyamet gününde adaletle konulacağını ifade eder ve hiçbir kimseye zulüm yapılmayacağını, herkesin amelinin hardal tanesi ağırlığına kadar hesaba katılacağını bildirir. Mizanların çokluğu hususunda değişik görüşler nakledilir: her mükellef için bir mizan olabileceği gibi, tek bir kişinin amellerinin her türü için ayrı mizanlar da olabilir ya da tek mizan çoğul lafızla ifade edilmiş olabilir. Ayrıca 'ihtiyar/gelme' fiillerinin Allah'a nispetinde intikal ve hareket anlamının kastedilmediği, bunun Allah'ın bir fiilini ifade eden mecazi bir kullanım olduğu belirtilir.
الموازين جمع ميزان فقيل : إنه يدل بظاهره على أن لكل مكلف ميزانا توزن به أعماله فتوضع الحسنات في كفة والسيئات في كفة وقيل : يجوز أن يكون هناك موازين للعامل الواحد يوزن بكل ميزان منها صنف من أعماله
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
Bu metin, kıyamet günü konulacak terazilerin adalet ölçüsü olduğunu ve çoğunluğun görüşüne göre bunun tek bir terazi olduğunu, çoğul (mevâzîn) ifadesinin ise tartılacak amellerin çokluğuna işaret ettiğini aktarır. Ayrıca kıyamet gününde insanların çıplak, sünnetsiz ve yanlarında hiçbir şey olmaksızın haşredileceğine, hak sahiplerinin haklarının kısas yoluyla iade edileceğine dair hadisler nakledilir. Boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkının alınacağına dair rivayetle bu adaletin evrensel şumülü vurgulanır.
وقوله أي ونضع الموازين العدل ليوم القيامة الأكثر على أنه إنما هو ميزان واحد وإنما جمع باعتبار تعدد الأعمال الموزونة فيه
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre kıyamet günü kurulacak mizanlar, amel sayfalarının tartılmasını ve adalete dayalı hesap-ceza düzenini temsil eder. Hardal tanesi kadar küçük bir amel veya zulüm bile olsa, Allah bunu eksiksiz getirip ortaya koyar; O'nun ilim ve adaletinden fazlası olmadığı için hesap görücü olarak yeterlidir.
وقيل وضع الموازين تمثيل لإرصاد الحساب السوي والجزاء على حسب الأعمال بالعدل، وإفراد القسط لأنه مصدر وصف به للمبالغة.
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre kıyamet gününde amellerin tartılması (mizan) konusunda iki temel görüş vardır: bazı müfessirlere göre bu bir temsildir ve terazi ile kastedilen adalettir; selef imamlarının görüşüne göre ise Allah gerçek terazileri koyacak ve ameller bunlarla tartılacaktır. Râzî ayrıca Şıblî'den nakledilen bir rivayet ve İbn Ömer'den nakledilen hadisle mizanın mahiyetine dair rivayetleri de aktarır.
أنه سبحانه يضع الموازين الحقيقية فتوزن بها الأعمال
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler ayetin kıyamet günündeki hesap ve adaletin mutlak eksiksizliğini vurguladığında birleşir; kimseye zerre kadar zulmedilmeyeceği, hardal tanesi ağırlığındaki amelin bile hesaba katılacağı ortak vurgudur. Ayrıca 'mizan' kelimesinin çoğul (mevâzîn) gelişinin ne anlama geldiği hemen hemen hepsinde tartışma konusu olarak yer alır.
Differences
Temel ayrışma mizanın hakiki mi yoksa temsili/mecazi mi olduğu noktasındadır: Zemahşerî ve Râzî bu iki görüşü yan yana sunarken, İbn Kesîr selefin çoğunluk görüşü olarak tek bir hakiki teraziye ağırlık verir. Kurtubî mizanların sayısı (tek mi çok mu) meselesinde dilbilimsel ihtimalleri detaylandırırken, Taberî ve Beydâvî daha çok kıst/adalet kavramının dil tahliline ve ilahi adaletin işleyişine odaklanır. Bu farklar kısmen ekolsel eğilimden (Zemahşerî'nin belagat/temsil vurgusu, İbn Kesîr'in hadis-rivayet ağırlıklı yöntemi, Kurtubî ve Beydâvî'nin dilbilimsel-fıkhi hassasiyeti) kaynaklanır.
Historical context
Taberî'den başlayarak Râzî'ye kadar rivayet malzemesi sabit kalmakla birlikte, zamanla mizanın mahiyetine dair akli/temsili yorumların (özellikleri Zemahşerî ve Râzî'de belirginleşen) rivayet ağırlıklı yaklaşımın yanında yer aldığı görülür; İbn Kesîr ise daha sonraki dönemde tekrar rivayete dönerek selef çoğunluğunun görüşünü öne çıkarır. Bu, tefsir geleneğinde dil/kelam tartışmalarının rivayet temelli yorumla zaman içinde iç içe geçerek zenginleştiğini, ancak konunun özünün (adalet ve hesabın kesinliği) değişmeden korunduğunu gösterir.
Modern connection
Bu ayet, günlük hayatta küçük görünen iyilik ve kötülüklerin bile bir karşılığı olduğu bilinciyle davranmanın, ihlas ve adalet duygusunu güçlendirebileceğini hatırlatabilir. Farklı müfessirlerin aynı konuda akıl ile nakli birlikte kullanma çabası, ilim ile iman arasında bir çelişki değil bir uyum arayışına örnek olarak düşünülebilir. Bu da günümüzde eğitim ve düşünce hayatında hoşgörülü, çok yönlü bir yaklaşımı teşvik edici bir örnek sayılabilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar