فَلَمَّآ أَحَسُّوا۟ بَأْسَنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ

“And, when they felt Our might, behold them fleeing from it!” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre ayet, azabı gözleriyle görüp onun dokunuşunu hissettiklerinde, hissettikleri bu azaptan hızlıca kaçmaya, koşarak ve mağlup bir şekilde uzaklaşmaya başladıklarını anlatmaktadır.

فلما عاينوا عذابنا قد حل بهم ورأوه قد وجدوا مسه، يقال منه: قد أحسست من فلان ضعفا، وأحسته منه يقول: إذا هم مما أحسوا بأسنا النازل بهم يهربون سراعا عجلى يعدون منهزمين، يقال منه: ركض فلان فرسه: إذا كده بسياقته
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Râzî'ye göre ayetteki 'رَكْضٌ' ifadesi, azabın şiddetini duyu ve gözlemle idrak ettiklerinde beldelerinden kaçmaya çalışmalarını anlatır; 'ركض' kelimesi bineği ayakla (tekmeleyerek) sürmek anlamına gelir. Bu, kavmin azabı hissettikleri anda kaçış çabasına giriştiklerini ifade eder.

فالمعنى لما علموا شدة عذابنا وبطشنا علم حس ومشاهدة ركضوا في ديارهم ، والركض ضرب الدابة بالرجل
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

Bu metne göre, ayette geçen ifade, kâfirlerin peygamberlerinin kendilerine vaad ettiği azabın mutlaka gerçekleşeceğine yakinen kanaat getirdikleri anlamına gelir. Bu duruma bağlı olarak onların telaş içinde kaçmaya, sakınmaya çalıştıkları anlatılmaktadır.

أي تيقنوا أن العذاب واقع بهم لا محالة كما وعدهم نبيهم أي يفرون هاربين أي يهربون
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre قصمنا ifadesi, parçaların birbirine bağlılığını gösteren şiddetli bir kırılmayı ifade eder ve bu, فصم'dan farklıdır. كانت ظالمة ifadesi aslında ahaliye ait bir sıfattır ancak karye onların yerine kaim olduğu için karyeye nispet edilmiştir. Azabı hissettiklerinde kaçmaya başlayan halka alaycı bir üslupla 'kaçmayın, geri dönün' denilmesi, ya melek ya da müminlerden biri tarafından söylenmiş olabilir; 'sorulursunuz' ifadesi de ya amellerinden hesaba çekilecekleri ya azaba uğrayacakları ya da önemli işlerde kendilerine başvurulacağı anlamına gelebilir.

لأن القصم كسر يبين تلاؤم الأجزاء بخلاف الفصم. كانت ظالمة صفة لأهلها وصفت بها لما أقيمت مقامه. وأنشأنا بعدها بعد إهلاك أهلها.
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre âyetteki ifade, azabımızı gördükleri anda hızla kaçmaya ve firar etmeye başladıklarını anlatır. 'ركض' kelimesi şiddetli koşma ve ayağı hızlıca hareket ettirme anlamındadır; bu Ahfeş'in görüşüne göre 'أحسوا' kelimesinin korkma ve bekleme anlamına geldiğiyle de bağlantılıdır.

والركض العدو بشدة الوطء والركض تحريك الرجل

Comparison

Common ground

Taberî, Râzî, İbn Kesîr, Beydâvî ve Kurtubî; ayetteki 'ركض' (koşma/kaçma) ifadesinin, azabı hissedip yakinen idrak eden kavmin telaşla ve hızla kaçmaya çalışmasını anlattığında birleşirler. Tümü bu yorumu dil ve belağat tahliline dayandırır.

Differences

Taberî ve Kurtubî kelimenin lügavi kökenine (hızlı koşma, ayağı hareket ettirme) odaklanırken, Râzî 'ركض'ın bineği tekmeleyerek sürmek anlamından hareketle azabın duyu yoluyla idrakini vurgular. İbn Kesîr azabın kesin gerçekleşeceğine dair yakîn kazanma boyutunu öne çıkarır. Beydâvî ise daha geniş bir dilbilimsel çerçevede قصم-فصم ayrımı, mecazi isnad ve 'sorulursunuz' ifadesinin çok yönlü anlam ihtimallerini ele alarak metnin farklı katmanlarını sıralar; bu, onun daha sistematik ve ayrıntılı kelam-belağat yöntemine işaret eder.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî'den başlayıp Râzî, İbn Kesîr, Beydâvî ve Kurtubî'ye uzanan bu silsilede, ayetin temel anlamı (azabı hissedince kaçma) sabit kalmış, ancak zamanla dilbilimsel inceliklerin (kelime kökleri, mecaz-hakikat ayrımı, cümle takdirleri) daha sistematik işlenmesi öne çıkmıştır. Bu, tefsir geleneğinin zamanla dile ve belağata dayalı analizde derinleştiğini gösterir; farklı bir itikadi veya siyasi ayrışma söz konusu değildir.

Modern connection

Bu ayet, insanın sıkıntı ânında gösterdiği panik ve kaçış refleksini hatırlatırken, asıl olgunluğun sabır ve iç muhasebeyle yüzleşmekte olduğuna dair bir düşünceye kapı aralar. Günümüzde de zorluklarla karşılaşıldığında telaşla kaçmak yerine, ihlas ve sağduyuyla durumu değerlendirmenin önemine dair genel bir ahlaki ders çıkarılabilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar