وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ لِيُفْسِدَ فِيهَا وَيُهْلِكَ ٱلْحَرْثَ وَٱلنَّسْلَ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلْفَسَادَ

“And when he turneth away (from thee) his effort in the land is to make mischief therein and to destroy the crops and the cattle; and Allah loveth not mischief.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî bu ayette geçen 'fesad'ı münafığın Allah'a isyanı, yol kesmesi ve yolu tehlikeli hale getirmesi olarak açıklar; ayrıca haris (ekin) ve nesl kelimelerinin yorumunda çeşitli görüşleri (bitki/hayvan nesli, insan nesli, Ahnes b. Şüreyk'in ekin yakması ve hayvan öldürmesi olayı) nakleder. Sonuçta kendi tercihini, fesadın tüm günahları kapsayabileceğini ama zahire en uygun olanın yol kesme ve yolu tehlikeli kılma olduğunu belirterek ortaya koyar.

والصواب من القول في ذلك أن يقال: إن الله تبارك وتعالى وصف هذا المنافق بأنه إذا تولى مدبرا عن رسول الله صلى الله عليه وسلم عمل في أرض الله بالفساد. وقد يدخل في الإفساد جميع المعاصي، وذلك أن العمل بالمعاصي إفساد في الأرض، فلم يخصص الله وصفه ببعض معاني الإفساد دون بعض.
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayet, sözü geçen kişinin huzurda güzel söz söylemesine karşılık, huzurdan ayrıldığında yeryüzünde fesat çıkarmaya çalıştığını anlatır; bu fesat hem malları telef etmek (ekin yakma, hayvan öldürme) hem de Müslümanların kalbine şüphe sokup küfrü güçlendirmeye çalışmak şeklinde iki yönlü yorumlanmıştır. Râzî, ekin-nesil helakini ima eden şüphe/fesat yorumunu, ayetin nazmına ve münafığın durumunu açıklama maksadına daha uygun bulmuştur, çünkü kişi huzurdayken güzel söz söylemekte, gıyabında ise fitne ve fesada çalışmaktadır. Ayrıca Mu'tezile'nin bu ayeti Allah'ın kötülüğü irade etmediğine delil getirmesi ve Ehl-i Sünnet'in buna verdiği cevaplar da tartışılmıştır.

والقول الأول أقرب إلى نظم الآية ، لأن المقصود بيان نفاقه ، وهو أنه عند الحضور يقول الكلام الحسن ويظهر المحبة ، وعند الغيبة يسعى في إيقاع الفتنة والفساد
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre 'fesad' kavramı ayette geçtiği şekliyle yalnızca Ahnes'in ekini yakması ve eşekleri öldürmesiyle sınırlı değil, dilde ve mal, din veya toprak alanında işlenen her türlü bozgunculuğu kapsayacak şekilde genel bir hükümdür. 'Ellezî tevellâ ve sea' ifadesi hem kalbî bir fiil (inkâr, öfke, kibir) hem de bedensel bir fiil (yeryüzünde koşarak fesat çıkarma, yol kesme) olarak yorumlanmış; 'el-hars ve'n-nesl' ibaresi de hem gerçek anlamda ekin ve nesil hem de mecazi olarak kadınlar ve çocuklar şeklinde açıklanmıştır. 'İzzet' kelimesi ise güç, gurur, hamiyet veya nefsin şiddeti gibi farklı anlamlarla izah edilip kişiyi günaha sürükleyen bir kibir hâli olarak sunulmuştur.

قلت : والآية بعمومها تعم كل فساد كان في أرض أو مال أو دين وهو الصحيح إن شاء الله تعالى
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ayet, sözü eğri (aʻvec) ve fiili kötü olan bir kişiyi tasvir etmektedir; kelamı yalan, itikadı bozuk, fiilleri çirkindir. Buradaki 'sa'y' (koşuşturma) kastı ifade eder ve Firavun hakkında anlatılanlar gibidir. Bazı müfessirler bu ayetin müşrikler hakkında nazil olduğunu söylemiştir.

أي هو أعوج المقال سيء الفعال فذلك قوله وهذا فعله كلامه كذب واعتقاده فاسد وأفعاله قبيحة والسعي ههنا هو القصد
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre bu ayet, sözünden döndüğünde yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çalışan kişiyi anlatır; bu durum Ahnes'in Sakîf kabilesine yaptığı gibi doğrudan tahribat şeklinde olabileceği gibi, kötü yöneticilerin zulmü sebebiyle Allah'ın yağmuru kesmesiyle dolaylı olarak da gerçekleşebilir. Kendisine 'Allah'tan kork' denildiğinde ise cahiliye asabiyeti ve inatçılık onu günaha sürükler, bu yüzden cezası cehennem olarak yeterli görülür.

سعى في الأرض ليفسد فيها ويهلك الحرث والنسل كما فعله الأخنس بثقيف إذ بيتهم وأحرق زروعهم وأهلك مواشيهم، أو كما يفعله ولاة السوء بالقتل والإتلاف، أو بالظلم حتى يمنع الله بشؤمه القطر فيهلك الحرث والنسل

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler ayetteki kişinin sözle davranış arasındaki çelişkisine (huzurda güzel söz, gıyapta bozgunculuk) dikkat çeker ve 'fesad'ı Ahnes b. Şüreyk'in ekin yakması, hayvan öldürmesi rivayetiyle ilişkilendirir. Ayrıca çoğu müfessir 'haris ve nesl' ifadesinin hem gerçek (bitki-hayvan) hem de daha kapsamlı bir bozgunculuk anlamına gelebileceğini kabul eder.

Differences

Taberî zahire uygun olanı yol kesme/güvenliği bozma olarak öne çıkarırken, Râzî fesadı şüphe yayma ve küfrü güçlendirme yönüyle yorumlayıp kelami (Mu'tezile-Ehl-i Sünnet) tartışmaya bağlar. Kurtubî kavramı en geniş çerçevede ele alıp dil, kıraat ve mecazi anlamlara (kadın-çocuk) kadar genişletir. İbn Kesîr ayeti daha genel bir 'sözü-fiili kötü kişi' tasvirine indirger ve müşriklerle ilişkilendirir. Beydâvî ise doğrudan tahribatın yanı sıra zulüm sonucu yağmurun kesilmesi gibi dolaylı bir fesat yorumu ekler. Bu farklar; dilsel, rivayet temelli ve kelami yöntem tercihlerinden kaynaklanır.

Historical context

Taberî'den Beydâvî'ye kadar temel rivayet (Ahnes olayı) sabit kalmış, ancak zamanla yorum katmanları çeşitlenmiştir: erken dönemde daha çok dilsel ve rivayete dayalı sınırlı okuma görülürken, sonraki müfessirlerde kelami tartışmalar (Râzî) ve daha geniş mecazi/felsefi açılımlar (Kurtubî, Beydâvî) eklenmiştir. Bu, tefsir birikiminin katmanlaşarak zenginleştiğini, temel rivayetin ise değişmeden aktarıldığını gösterir.

Modern connection

Bu ayet, sözle davranış arasındaki uyumun önemine dikkat çeker; bir kişinin görünürdeki iyi niyeti ile eylemlerinin topluma ve tabiata verdiği zarar arasındaki tutarlılık bugün de ahlaki bir ölçü olarak düşünülebilir. Ayrıca ekin ve neslin korunmasına yapılan vurgu, doğaya ve toplumsal düzene karşı sorumluluk bilincini, yapıcı ve hizmet odaklı bir tutumu hatırlatabilir. Sözün özüyle amelin örtüşmesi, ihlas kavramıyla da ilişkilendirilebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar