إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا

“(Saying): If ye do good, ye do good for your own souls, and if ye do evil, it is for them (in like manner). So, when the time for the second (of the judgments) came (We roused against you others of Our slaves) to ravage you, and to enter the Temple even as they entered it the first time, and to lay waste all that they conquered with an utter wasting.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre ayette bahsedilen 'ikinci sefer' bozgunculuğun cezası olarak Allah, İsrailoğulları üzerine Babil'den Buhtunnasr'ı ve ordusunu göndermiştir. Bu ikinci felaket birincisinden çok daha şiddetli olmuş, Beytü'l-Makdis tahrip edilmiş, Tevrat yakılmış ve İsrailoğulları esir alınıp öldürülmüştür. Ayrıca 'ahsentüm li enfüsiküm' ve benzeri ifadelerin, itaatin dünya ve ahirette kişinin kendi lehine, isyanın da kendi aleyhine olduğu anlamına geldiği açıklanmıştır.

فبعث الله عليهم في الآخرة بختنصر المجوسي البابلي، أبغض خلق الله إليه، فسبا وقتل وخرب بيت المقدس، وسامهم سوء العذاب
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî bu metinde, ayette geçen ifadenin bir kısmının hazfedildiğini, çünkü öncesinde geçen lafzın buna zaten delalet ettiğini belirtir. Ayrıca 'ليتبروا' ifadesinin, ele geçirip galip geldikleri her şeyi helak etmeleri anlamına geldiğini açıklar. Metinde ayrıca 'yükselişlerinin süresi' ifadesinin kıyametin kopmasını kastettiği belirtilir.

حذف لدلالة ذكره أولا عليه . ومعنى ليجعلوها بادية آثار المساءة والكآبة فيها ، كقوله : مفعول ليتبروا ، أي ليهلكوا كل شيء غلبوه واستولوا عليه
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre âyet, kulun iyi amelini artırıp onu güzelleştirmesi gerektiğine işaret eder; zira kul, kendisini görüp bilen bir Melik için amel ettiğini ve amelinin karşılığının kendisine döneceğini bildiğinde amelini çoğaltır ve sağlamlaştırır. Ayrıca metin, âhirete teşvik bağlamında günahtan sakındırmanın mübalağalı vurgulanması gerektiğini, bu yüzden İsâet (kötülük) zikrinin iki defa tekrarlanıp, ihsan zikrinin bir defa ile yetinildiğini açıklar.

لأن هذا المقام مقام الترغيب في الدار الآخرة ، فكانت المبالغة في الزجر عن المعصية لائقة بهذا الباب ، لأن المبالغة في الزجر عن المعصية مبالغة في الدعوة إلى الآخرة
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî bu ayette hem dilbilimsel açıklamalar hem de İsrailoğulları'nın işledikleri kötülüklerin ne olduğuna ilişkin tarihi/rivayet malzemesi sunar. 'Fe-in ahsentüm fe-lehâ' ve 'fe-in ese'tüm fe-lehâ' ifadelerini dilsel olarak açıklar; sonra bu hitabın Beni İsrail'e, Hz. Muhammed dönemindeki Yahudilere ya da Kureyş müşriklerine yönelik olabileceğini belirtir. Kötülüğün somut örneği olarak Yahya b. Zekeriya'nın öldürülmesi kıssasını uzun uzun nakleder.

ويحتمل أنه خوطب بهذا بنو إسرائيل في زمن محمد صلى الله عليه وسلم أي عرفتم استحقاق أسلافكم للعقوبة على العصيان فارتقبوا مثله أو يكون خطابا لمشركي قريش على هذا الوجه من إفسادكم وذلك أنهم قتلوا في المرة الثانية يحيى بن زكريا عليهما السلام
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ifade, insanların ikinci defa fesat çıkarmalarının kendi aleyhlerine olacağını anlatır; düşmanları Beytü'l-Makdis'e girip yerleri harap edecek, üstünlük sağladıkları her yeri yıkıp yakacaklardır. Bu durum Allah'ın onları savmasıyla ilişkilendirilir.

أي إذا أفسدتم الثانية وجاء أعداؤكم أي بيت المقدس أي في التي جاسوا فيها خلال الديار أي يدمروا ويخربوا ( ما علوا ) أي ما ظهروا عليه
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre 'iyilik ederseniz kendinize edersiniz, kötülük ederseniz de kendi aleyhinize olur' ifadesi, iyiliğin sevabının ve kötülüğün vebalinin kişinin kendisine dönmesini anlatır; her ikisinin de 'lam' harfiyle ifade edilmesi lafızda bir uyum (müzâvece) sağlamak içindir. İkinci vaad geldiğinde düşmanların yüzlerini kötü duruma düşürmek, mescide ilk seferdeki gibi girmek ve ele geçirdiklerini tamamen tahrip etmek üzere gönderileceği belirtilir. Bu olay tarihsel olarak Babil hükümdarının İsrailoğulları'na saldırısı ve Yahya'nın kanıyla ilgili bir kıssa üzerinden açıklanır.

إن أحسنتم أحسنتم لأنفسكم لأن ثوابه لها. وإن أسأتم فلها فإن وباله عليها، وإنما ذكرها باللام ازدواجا.

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler 'iyilik kendinize, kötülük kendinize' ifadesinin, amelin karşılığının kişinin kendisine döneceğini vurguladığında hemfikirdir. Ayrıca çoğu, ikinci bozgunculuğun cezası olarak Beytü'l-Makdis'in tahrip edilmesi ve düşman istilası olayını tarihi arka plan olarak kabul eder (Taberî, Kurtubî, İbn Kesîr, Beydâvî).

Differences

Taberî, Kurtubî ve Beydâvî rivayet malzemesine (Buhtunnasr istilası, Yahya b. Zekeriya kıssası) ağırlık verirken; Zemahşerî ve Râzî daha çok dil/belağat ve üslup tahliline (hazif, kelime tekrarının sebebi) yönelmiştir. Kurtubî ayrıca hitabın kime yönelik olduğu konusunda (Beni İsrail, Yahudiler veya Kureyş müşrikleri) çoklu ihtimal sunarak yorum genişliği sağlar; bu farklılıklar müfessirlerin ekolsel eğilimlerinden (rivayet tefsiri/dil-belağat tefsiri) kaynaklanır.

Historical context

En eski müfessir Taberî ağırlıklı olarak selef rivayetlerine dayanırken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî gibi müfessirler dil ve belağat tahliline daha fazla yer vermiştir; Kurtubî ve Beydâvî ise her iki yöntemi birleştirerek hem rivayet hem dilbilimsel açıklamayı bir arada sunmuştur. Bu, tefsir usulünün zamanla rivayet ağırlıklı yaklaşımdan dil/belağat odaklı analize doğru çeşitlenerek geliştiğini, ancak temel mesajın (amelin karşılığının kişiye dönmesi) sabit kaldığını gösterir.

Modern connection

Bu ayet, kişinin yaptığı iyi ya da kötü davranışın sonuçlarının öncelikle kendi hayatına ve çevresine yansıdığı fikrini hatırlatır; bu da bireysel sorumluluk ve ahlaki tutarlılık üzerinde düşünmeye vesile olabilir. Toplumsal huzurun, bireylerin kendi davranışlarına dikkat etmesiyle mümkün olduğu düşüncesi, günümüzde sabır ve yapıcı bir tutum geliştirme çabasıyla ilişkilendirilebilir. Bu okuma, kesin bir sonuç dayatmadan, herkesin kendi payına düşen sorumluluğu hatırlaması için bir çağrışım olarak değerlendirilebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar