وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوًّا مُّبِينًا

“Tell My bondmen to speak that which is kindlier. Lo! the devil soweth discord among them. Lo! the devil is for man an open foe.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre bu ayette Allah Peygamber'e, kullarına birbirlerine söz söylerken en güzel olanı söylemelerini emretmesini buyurmaktadır; bu, karşılıklı konuşma ve hitapta en iyi olan tarzdır. Bunun örneği olarak Hasan'dan gelen rivayette, kişinin kötü söz söyleyene aynı şekilde karşılık vermeyip 'Allah sana rahmet etsin, Allah seni bağışlasın' gibi güzel sözlerle karşılık vermesi zikredilmiştir. Ardından şeytanın insanlar arasındaki güzel konuşmayı bozmaya çalıştığı, aralarına fesat ve kötülük soktuğu, çünkü Âdem ve zürriyetine düşman olduğu ve bu düşmanlığını Âdem'e karşı gösterdiği kıskançlık ve onu cennetten çıkarmak için kandırmasıyla açıkça ortaya koyduğu belirtilmiştir.

التي هي أحسن، لا يقول له مثل قوله يقول له: يرحمك الله يغفر الله لك وقوله: يقول: إن الشيطان يسوء محاورة بعضهم بعضا ينزغ بينهم، يقول: يفسد بينهم، يهيج بينهم الشر
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayetteki 'kelime' münafığın müminler ile müşrikler arasına fesat sokmasını, tarafları birbirine karşı kışkırtmasını ve aralarında çekişme ile düşmanlık doğmasını ifade etmektedir. Yani söz konusu söz, iki grup arasında bozgunculuğa yol açan bir müdahale niteliğindedir.

يعني يلقي بينهم الفساد ويغري بعضهم على بعض ليقع بينهم المشارة والمشاقة
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayet, tartışmada sertlik yerine güzel sözle hitap edilmesinin faydasına dikkat çeker; sert bir delil bile kabalıkla karışınca fitneye sebep olabilir. Hitabın amacı davettir, bu yüzden muhataplara güzel sözle hitap etmek kalplerini yumuşatıp hakka meyletmelerine vesile olur. Ayrıca insanlarla şeytan arasındaki düşmanlık eski olduğundan, atalara taassupla bağlılığın şeytandan kaynaklandığı, dolayısıyla ona itibar edilmemesi gerektiği belirtilir.

متى صارت الحجة مرة ممزوجة بالبذاءة صارت سببا لثوران الفتنة . ثم قال : والمعنى : أن العداوة الحاصلة بين الشيطان وبين الإنسان عداوة قديمة
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî'ye göre ayet, Ömer b. Hattâb'ın kendisine hakaret eden bir Arab'ı öldürmeye kalkışması üzerine fitne çıkmasını önlemek için inmiştir; ayrıca müslümanların kâfirlerle savaşma izni istemeleri üzerine indiği de nakledilir. Metin bunun yanında farklı görüşleri de sıralar: kelimenin tevhid ve nübüvveti ikrar sözü olduğu, kâfirlerle tevhid konusunda tartışırken en güzel sözün söylenmesi gerektiği, ya da müminlerin kendi aralarında güzel edep ve yumuşak söz kullanmalarının emredildiği yorumları da aktarılır.

والآية نزلت في عمر بن الخطاب وذلك أن رجلا من العرب شتمه وسبه عمر وهم بقتله فكادت تثير فتنة فأنزل الله تعالى فيه : وقل لعبادي يقولوا التي هي أحسن
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre Allah, müminlere müşriklere karşı sert değil en güzel sözü söylemelerini emretmiştir; çünkü şeytan sertlik yoluyla aralarında düşmanlık ve fesadı artırmak için fitne çıkarır. Müşriklerin cehennemlik olduklarını açıkça söylemekten sakınılması gerekir, zira bu onları şerre teşvik eder ve sonlarının ne olacağı yalnız Allah'ın bildiği bir gaybdır. Peygamber onlara vekil kılınmamıştır, onun görevi zorla iman ettirmek değil, müjdelemek ve uyarmaktır.

يقولوا التي هي أحسن الكلمة التي هي أحسن ولا يخاشنوا المشركين. إن الشيطان ينزغ بينهم يهيج بينهم المراء والشر فلعل المخاشنة بهم تفضي إلى العناد وازدياد الفساد.

Comparison

Common ground

Bütün müfessirler ayeti sözde güzelliğin/yumuşaklığın önemine bağlar; sert veya kötü söz yerine en iyi ifadenin tercih edilmesi gerektiği ve şeytanın bu güzel iletişimi bozarak insanlar arasına düşmanlık ve fesat sokmaya çalıştığı ortak vurgudur.

Differences

Taberî konuyu daha çok bireysel ahlak ve karşılıklı hitap adabı (kötülüğe iyilikle karşılık verme) üzerinden ele alırken, Zemahşerî 'kelime'yi münafığın müminler-müşrikler arasına fitne sokması olarak, toplumsal/siyasi bir bozgunculuk bağlamında okur. Râzî meseleyi davet metodolojisi ve tartışma üslubu açısından yorumlayıp atalara taassubu şeytani bir güdü sayar. Kurtubî nüzul sebebi rivayetlerini (Hz. Ömer kıssası, savaş izni talebi) merkeze alarak farklı görüşleri bir arada derler; bu da onun ayeti tarihsel olay eksenli okuduğunu gösterir. Beydâvî ise ayeti müşriklere karşı tavır ve peygamberin görevinin sınırları (zorlama değil tebliğ) çerçevesinde ele alır. Bu farklar, müfessirlerin ekolsel yönelimlerinden (rivayet ağırlıklı, dilbilimsel/belâgat odaklı, kelamî-davet odaklı) kaynaklanır.

Historical context

Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yaklaşımından, Zemahşerî ve Râzî'nin dilbilimsel ve akli/davet odaklı yorumlarına, Kurtubî'nin farklı görüşleri bir araya toplayan derleyici tarzına ve Beydâvî'nin özlü, sentezci üslubuna doğru bir çeşitlenme görülür; temel mesaj (güzel söz, şeytanın fesadı) sabit kalırken bağlam ve vurgu noktaları dönemin ilmî yöntemine göre şekillenmiştir.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, günlük iletişimde ve toplumsal ilişkilerde yumuşak, yapıcı bir dilin tercih edilmesinin, anlaşmazlıkları büyütmek yerine gidermeye vesile olabileceğini hatırlatır. Farklı görüş ve inançlara sahip insanlarla diyalog kurarken sabırlı ve nazik bir üslubun, karşılıklı anlayışı kolaylaştırabileceği düşünülebilir. Bu bakış, aile içi ve toplumsal ilişkilerde hoşgörü ve yapıcı iletişimin önemine dair genel bir ilham sunar.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar