فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا
“And he wished to scare them from the land, but We drowned him and those with him, all together.” — M. M. Pickthall
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre âyette Firavun'un Musa ve kavmi olan İsrailoğulları'nı Mısır topraklarından çıkarmak istediği anlatılmaktadır. Zeccâc'ın görüşüne yer verilerek 'istifzâz' (yerinden sürüp çıkarma) kelimesinin, onları öldürmek veya oradan uzaklaştırmak suretiyle çıkarmayı da içerebileceği belirtilmiştir.
قال الزجاج : لا يبعد أن يكون المراد من استفزازهم إخراجهم منهم بالقتل أو بالتنحية
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre Firavun, Musa ve İsrailoğullarını Mısır topraklarından öldürmek ya da sürgün etmek suretiyle çıkarmak istemiş, bunun üzerine Allah onu helak etmiştir.
أراد فرعون أن يخرج موسى وبني إسرائيل من أرض مصر بالقتل أو الإبعاد فأهلكه الله عز وجل
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr bu ayeti, Mekke halkının Hz. Peygamber'i oradan çıkarmaya niyetlenmesi ve Allah'ın da onları oradan uzaklaştırıp yok etmesi olarak açıklar. Bu ayette, sûre Mekke'de ve hicretten önce inmiş olmasına rağmen Mekke'nin fethine dair bir müjde bulunduğunu belirtir. Nitekim olayların bu şekilde gerçekleştiğini, Mekkelilerin Rasûl'ü çıkarmaya teşebbüs ettiklerini ifade eder.
وفي هذا بشارة محمد صلى الله عليه وسلم بفتح مكة مع أن السورة مكية نزلت قبل الهجرة وكذلك وقع فإن أهل مكة هموا بإخراج الرسول منها
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre Firavun, Musa ve kavmini Mısır topraklarından veya genel olarak topraktan öldürüp kökünü kazıyarak sürmek istemiş, ama Allah bu tuzağı tersine çevirerek onu ve beraberindekileri boğmuştur. Firavun'dan sonra İsrailoğullarına o topraklara yerleşmeleri söylenmiş, ahiret vaadi geldiğinde ise herkesin karışık topluluklar halinde toplanacağı bildirilmiştir.
فعكسنا عليه مكره فاستفززناه وقومه بالإغراق
Comparison
Common ground
Râzî, Kurtubî ve Beydâvî ayeti Firavun'un Musa ve İsrailoğulları'nı Mısır topraklarından öldürerek veya sürerek çıkarma girişimi ve bunun Allah tarafından tersine çevrilip Firavun'un helakiyle sonuçlanması şeklinde okur; 'istifzâz' kelimesinin öldürme veya uzaklaştırma anlamlarını içerdiği üzerinde durulur.
Differences
Râzî ve Beydâvî dil/belağat tahliline (istifzâz, لفيف kelimelerinin anlam çerçevesi) ağırlık verirken Kurtubî bağlamsal bir okumayla olayı özetler. İbn Kesîr ise farklı bir yorum çizgisi izleyerek ayeti Firavun kıssasından ziyade Mekke halkının Hz. Peygamber'i çıkarma girişimi ve Mekke'nin fethiyle ilişkilendirir; bu ayrılık tefsir yönteminin (dirayet/rivayet ve tarihsel olayla ilişkilendirme) farklılığından kaynaklanır.
Historical context
Daha erken dönem müfessirlerden Râzî ve Kurtubî dil analizi ve kıssa bağlamına odaklanırken, İbn Kesîr rivayet ağırlıklı yaklaşımıyla ayeti farklı bir tarihsel olaya taşımış, Beydâvî ise dil tahliliyle çoklu yorum ihtimallerini bir arada sunmuştur; bu, aynı ayetin farklı tefsir usulleriyle nasıl çeşitli okumalara açık kalabildiğini gösterir.
Modern connection
Bu karşılaştırmalı okuma, haksız yere baskı ve sürgüne uğrayanların sabrı ile zulmün er ya da geç kendi planını tersine çevirebileceği düşüncesini hatırlatır. Toplumsal dayanışma ve sabır temaları, zorluk anlarında ümidi ve ihlaslı bir duruşu koruma çağrısı olarak günümüzle ilişkilendirilebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar