فَٱسْتَجَابَ لَهُۥ رَبُّهُۥ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

“So his Lord heard his prayer and fended off their wiles from him. Lo! He is Hearer, Knower.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî, Yusuf'un âyette geçen sözünde Rabbine açıkça bir dua veya kadınların hilesinin kendisinden uzaklaştırılmasını isteme talebi bulunmadığını, sadece hapsin masiyetten kendisine daha sevimli olduğunu haber verdiğini belirtir. Ancak bu haber vermenin içinde kendisine yapılanlardan Rabbine bir şikâyet ve dolaylı olarak talep anlamı bulunduğunu, bunun bir kimsenin diğerine 'beni ziyaret etmezsen seni kırarım' demesinin içinde ziyaret emri anlamı taşıması gibi olduğunu açıklar. Sonuçta Allah'ın bu dolaylı duayı kabul ederek Aziz'in karısı ve arkadaşlarının istediği masiyeti Yusuf'tan uzaklaştırdığını ifade eder.

قيل: إن في إخباره بذلك شكاية منه إلى ربه مما لقي منهن، وفي قوله: وذلك كقول القائل لآخر: إن لا تزرني أهنك، فيجيبه الآخر: إذن أزورك، لأن في قوله: إن لا تزرني أهنك، معنى الأمر بالزيارة.
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî'ye göre Yûsuf'un 'kadınların tuzağını benden uzaklaştır' sözü aslında bir dua niteliğindedir, sanki 'Allahım kadınların hilesini benden çevir' demiştir; Allah da bu duasını kabul edip onu zinaya düşmekten korumuştur. Ayetteki 'keydehünne' zamirinin kime işaret ettiği hususunda üç görüş nakledilmektedir: kendisini davet eden kadınlara, kadınlara genel olarak, veya sadece Aziz'in hanımına; müfessir bu görüşler arasında genel (umum) anlamın tercihe daha uygun olduğunu belirtir.

تعرض للدعاء وكأنه قال : اللهم اصرف عني كيدهن فاستجاب له دعاءه ولطف به وعصمه عن الوقوع في الزنى كيدهن قيل : لأنهن جمع قد راودنه عن نفسه وقيل : يعني كيد النساء وقيل : يعني كيد امرأة العزيز على ما ذكر في الآية قبل والعموم أولى
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre Yûsuf aleyhisselâm, Allah'ın kendisine bahşettiği büyük bir korunma sayesinde en şiddetli şekilde direndi ve zindanı tercih etti; bu, gençliği, güzelliği ve kemaliyle birlikte, mal-mülk ve makam sahibi güzel bir kadının davetine rağmen Allah korkusu ve sevabını umma sebebiyle direnişinin kemal mertebesinde olduğunu gösterir. Ayrıca zindana atılma sebebinin, aslında masumiyeti ortaya çıktıktan sonra dahi, dedikodunun yayılmasını önlemek ve kadının onurunu korumak amacıyla olduğu belirtilir.

وذلك أن يوسف عليه السلام عصمه الله عصمة عظيمة وحماه فامتنع منها أشد الإمتناع واختار السجن على ذلك وهذا في غاية مقامات الكمال
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre Hz. Yusuf, hapsi kadınların kendisini davet ettiği zinaya tercih ettiğini söylemiştir; bu tercih akıbeti düşünmesinden kaynaklanır, çünkü nefis zinayı arzu etse de bu davranış nefsin hoşlanmadığı bir şeydir. Davetin bütün kadınlara nispet edilmesi, onların Yusuf'u kadının muhalefetinden korkutup itaate özendirmelerinden ya da hepsinin onu kendilerine davet etmiş olmalarındandır. Allah'ın duasını kabul etmesi, O'nun kendisini ismet üzere sabit kılıp hapis meşakkatini isyanı içeren lezzete tercih etmesini sağlamasıyla gerçekleşmiştir.

أحب إلي مما يدعونني إليه أي آثر عندي من مؤاتاتها زنا نظرا إلى العاقبة وإن كان هذا مما تشتهيه النفس وذلك مما تكرهه، وإسناد الدعوة إليهن جميعا لأنهن خوفنه من مخالفتها وزين له مطاوعتها.

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler Yusuf'un hapsi zinaya tercih ettiği konusunda hemfikirdir ve bunu Allah'ın duayı/talebi kabul ederek onu masiyetten koruması ile ilişkilendirirler; ayrıca 'keydehünne' ifadesinin kadınların hilesine işaret ettiği ve bu tercihin Yusuf'un ismet ve kemalini gösterdiği ortak vurgudur.

Differences

Taberî sözün doğrudan dua olmayıp dolaylı bir şikâyet/talep içerdiğini dilsel kıyasla temellendirirken, Kurtubî bunu açık bir dua olarak okur ve zamirin kapsamına dair üç görüşü tartışıp umumu tercih eder. İbn Kesîr rivayet ağırlıklı bir yaklaşımla zindana girişin sebebini toplumsal itibar ve dedikodunun önlenmesiyle açıklarken, Beydâvî kıraat farklılıkları ve dil tahliline dayanarak davetin bütün kadınlara nispetinin sebebini nefsani/psikolojik açıdan yorumlar. Bu farklar, dilbilimsel/belâgat odaklı tefsir yöntemi ile rivayet/hadis eksenli tefsir yöntemi arasındaki yaklaşım çeşitliliğinden kaynaklanır.

Historical context

Taberî'den Beydâvî'ye uzanan süreçte temel anlam (Yusuf'un ismet ve sabrı) sabit kalmış, ancak zamanla dilsel/kıraat tahlilleri ve zamirin delaletine dair tartışmalar daha sistematik hale gelmiştir; İbn Kesîr'in rivayet ağırlıklı yaklaşımı ise erken dönem tefsir mirasını, daha ahlakî ve toplumsal bir çerçevede yeniden sunar.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, zorluk ve baskı karşısında sabrın ve ihlasın kişisel bütünlüğü koruma gücüne işaret eder; günümüzde de kişinin ilkelerinden ödün vermeme çabası, iç disiplin ve Allah'a yönelişin bir tür manevi sığınma olarak görülebilir. Ayrıca toplumsal itibarın korunması ve dedikodudan kaçınma vurgusu, aile ve toplum ilişkilerinde saygı ve ihtiyatlı davranışın önemine dair güncel bir hatırlatma sunar.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar