وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٍ كَذِبٍ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ وَٱللَّهُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ
“And they came with false blood on his shirt. He said: Nay, but your minds have beguiled you into something. (My course is) comely patience. And Allah it is Whose help is to be sought in that (predicament) which ye describe.” — M. M. Pickthall
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî, kardeşlerin Yusuf'un gömleğine sürdükleri 'yalan kan' ifadesini dilbilimsel olarak açıklar; bunun mecazi bir mübalağa olduğunu, sanki yalanın kendisi gibi tasvir edildiğini belirtir. Ayrıca Ya'kub'un durumu gömleğin sağlam olması ve oğullarının kendisine olan hasedini bilmesi üzerinden sezdiğini, kimi rivayetlere göre de kendisine vahiy ile bildirildiğini nakleder. Yusuf'un gömleğinde üç mucizevi işaret bulunduğuna dair bir rivayete de yer verir.
أو وصف بالمصدر مبالغة ، كأنه نفس الكذب وعينه ، كما يقال للكذاب : هو الكذب بعينه ، والزور بذاته
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre kardeşlerin kanla lekelenmiş gömleği getirmeleri, sözlerinde doğru göründüklerini vehmettirmek amacına yöneliktir; rivayete göre bir oğlak kesip gömleği onun kanıyla lekelemişlerdir. Kadı'nın görüşü nakledilerek, gömleğin yırtılmamış olmasının Yakub'un onların yalanını anlamasına sebep olduğu belirtilir. Ayrıca 'bidemin kezib' ifadesi dil bilginlerinin (Ferrâ, Müberred, Zeccâc, İbnü'l-Enbârî) görüşlerine dayanılarak 'mekzûbün fîh' yani 'içinde yalan bulunan kan' anlamında, mecaz yoluyla mübalağa için mastarın vasıf olarak kullanıldığı şeklinde açıklanır.
قال القاضي : ولعل غرضهم في نزع قميصه عند إلقائه في غيابة الجب أن يفعلوا هذا توكيدا لصدقهم ، لأنه يبعد أن يفعلوا ذلك طمعا في نفس القميص ولا بد في المعصية من أن يقرن بهذا الخذلان ، فلو خرقوه مع لطخه بالدم لكان الإيهام أقوى ، فلما شاهد يعقوب القميص صحيحا علم كذبهم
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî bu ayette 'بدم كذب' ifadesinin dil yönünden 'ذي كذب' anlamında olduğunu, mastarın fail veya mefûl yerine kullanılmasının Arapçada bilinen bir kullanım olduğunu belirtir. Ayrıca Ya'kub'un gömleği inceleyip yırtık bulamayınca kardeşlerin yalanını kurbanın gömleğin sağlam kalmasıyla fark ettiğini nakleder. Son olarak 'فصبر جميل' ifadesinin şikayetsiz, sızlanmasız bir sabrı ifade ettiğini ve bunun nahiv açısından farklı îrab ihtimallerini aktarır.
فوصف الدم بالمصدر فصار تقديره : بدم ذي كذب مثل : واسأل القرية والفاعل والمفعول قد يسميان بالمصدر
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr, Hz. Ayşe'nin ifk hadisesini kendi ağzından naklederek, Peygamber'in vahiy gelene kadar sabrettiğini, vahiy geldikten sonra sevinç içinde beraatini bildirdiğini ve Ayşe'nin bu beraati Allah'a hamd ile karşıladığını, ana-babasına değil sadece Allah'a şükrettiğini anlatır. Ayrıca Yakup kıssasıyla bir paralellik kurularak 'sabr-ı cemîl' kavramı, şikayet ve sızlanma olmaksızın sabretmek şeklinde açıklanır. Metinde Yusuf kıssasındaki kardeşlerin kurdukları hile (kuzu kanı ile gömleği lekelendirme) ile ifk hadisesindeki iftira arasında bir bağlantı da kurulur.
قالت وكنت أشد ما كنت غضبا فقال لي أبواي قومي إليه فقلت لا والله لا أقوم إليه ولا أحمده ولا أحمدكما ولكن أحمد الله الذي أنزل براءتي
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre metin, Yusuf'un kardeşlerinin getirdiği kanlı gömlekteki kanın Yusuf'un kanı olmadığını, aksine bir hayvan (koyun/oğlak yavrusu) kanı olduğunu, dolayısıyla 'kâzib/yalan kan' ifadesinin bu sahte kanıtı işaret ettiğini aktarır. Ayrıca Yakub'un kardeşlerin sözlerine hemen inanmadığı, gömlekte yırtık olmamasına dikkat çekerek kurdun onu yiyip gömleği yırtmadan bırakmasının tuhaflığını sorguladığı nakledilir.
قال: دم سخلة شاة
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre kardeşler Yakup'a Yusuf'un kanına bulanmış ama yırtılmamış gömleğini getirmişleri, bunun aslında yalan (kandırma) olduğunu gösterir; çünkü kurdun yediği bir çocuğun elbisesinin parçalanmamış olması mantıksızdır. Yakup bu çelişkiyi fark ederek 'nefisleriniz size bir işi kolay gösterdi' demiş, yani onların büyük bir suçu kendilerine hafif gösterdiğini anlamıştır. Bu müfessire göre 'sabrun cemîl' ifadesi, şikayeti insanlara açmayan bir sabrı ifade eder ve Allah'tan yardım istemek de anlattıkları şeye (Yusuf'un helakine) dair bir ihtimal üzerine söylenmiştir.
ما رأيت كاليوم ذئبا أحلم من هذا أكل ابني ولم يمزق عليه قميصه
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler 'bidemin kezib' ifadesinin, kardeşlerin Yusuf'u kurdun yediğine dair yalanlarını desteklemek için hayvan kanıyla lekeledikleri sahte bir kanıt olduğunda hemfikirdir. Ayrıca Yakub'un bu yalanı gömleğin yırtılmamış/sağlam olmasından fark ettiği ortak bir rivayet olarak nakledilir. 'Sabr-ı cemîl' ifadesinin şikayetsiz, sızlanmasız bir sabrı ifade ettiği de Kurtubî, İbn Kesîr ve Beydâvî tarafından paylaşılan bir yorumdur.
Differences
Zemahşerî, Kurtubî ve Râzî ağırlıklı olarak dilbilimsel/belağat analizine (mastarın fail-mefûl yerine kullanılması, mübalağa, îrab tartışmaları) odaklanırken, Taberî ve İbn Kesîr rivayet nakline daha fazla yer verir. İbn Kesîr'in ayrıca ifk hadisesiyle bir paralellik kurması onu diğerlerinden ayırır; bu, hadis ilmindeki uzmanlığı ve tarihsel/siyasi olaylarla tefsiri ilişkilendirme yönteminden kaynaklanır. Zemahşerî'nin gömlekteki 'üç mucizevi işaret' rivayetine yer vermesi de kendine has bir eklemedir.
Historical context
Taberî gibi erken dönem müfessirler rivayet nakline daha sade bir şekilde odaklanırken, sonraki dönemlerde Zemahşerî, Râzî, Kurtubî ve Beydâvî gibi müfessirlerde dilbilimsel/belağat tahlillerinin daha sistemli ve ayrıntılı hale geldiği görülür. Bu, tefsir usulünün zamanla dil ve mantık analizleriyle zenginleşmesinin bir yansımasıdır; temel anlatı (yalan kanıt, Yakub'un sezgisi, sabır) ise dönemler boyunca sabit kalmıştır.
Modern connection
Bu kıssa, zorluklar karşısında şikayet etmeden, içe kapanmadan sabretmenin (sabr-ı cemîl) bir erdem olarak nasıl örneklendirildiğini gösterir. Aile içi ilişkilerde kıskançlık ve yanlış anlaşılmaların doğurduğu zararlara karşı sabır ve ihlasın önemine dikkat çekilebilir. Ayrıca hakikatin görünürde ikna edici delillerle bile gizlenebileceği, ancak sabır ve derin bakışla ortaya çıkabileceği fikri, günümüzde de temkinli bir muhakeme ve sabır ahlakı için ilham verebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar