قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ قُلِ ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ

“Say: Is there of your partners (whom ye ascribe unto Allah) one that produceth Creation and then reproduceth it? Say: Allah produceth Creation, then reproduceth it. How then, are ye misled!” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre bu ayette Hz. Peygamber'e, müşriklerin Allah'tan başka taptıkları ilah ve putlarına 'kim yaratmayı başlatıp sonra onu iade eder (yeniden yaratır)?' diye sormaları emredilmektedir. Müşrikler bu ilahların böyle bir şey yapabildiğini iddia edemeyecekleri için, bu soru onların ilahlık iddialarının yalan ve iftira olduğuna dair kesin bir delil ve açık bir kanıt teşkil eder. Cevap ise Allah'a aittir: O, hiçbir asıl olmaksızın yaratmayı başlatır, sonra dilediğinde onu yok eder.

من ينشئ خلق شيء من غير أصل، فيحدث خلقه ابتداء ثم يعيده، يقول: ثم يفنيه بعد إنشائه، ثم يعيده كهيئته قبل أن يفنيه؟ فإنهم لا يقدرون على دعوى ذلك لها.
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Râzî'ye göre bu ayet, önceki ayetlerde tafsilatla açıklanan yaratma delillerinin (insanın nutfe, alaka, mudga aşamalarından yaratılması, gökler ve yerin yaratılışı) burada özet halinde tekrar zikredildiği ikinci delildir (hüccet). Ayetin soru-cevap üslubuyla gelmesi, hasmın kendi itirafıyla bağlanmasını sağlayarak delili daha güçlü ve etkili kılmaktadır; zira delil zaten açık ve zahir olduğundan hasmın kabul etmesi veya etmemesi sonucu değiştirmez.

أن الكلام إذا كان ظاهرا جليا ثم ذكر على سبيل الاستفهام وتفويض الجواب إلى المسؤول ، كان ذلك أبلغ وأوقع في القلب
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre Peygamber'e hitaben söylenen bu söz, muhataplara tevbih (azarlama) ve takrir (ikrar ettirme) amacıyla söylenmiştir; eğer cevap verirlerse sorun kalmaz, vermezlerse kendi ilah ve taptıkları şeylerin durumu ortaya çıkar.

أي قل لهم يا محمد ذلك على جهة التوبيخ والتقرير فإن أجابوك وإلا ف أي آلهتكم ومعبوداتكم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ifade, Allah'ın yaratmaya başlangıçta gücü yettiği gibi, aynı şekilde yeniden diriltmeye de gücünün yeteceğini belirtir. Ayrıca metinde, Allah'tan başka tapındıkları varlıkların da bu bağlamda kastedildiği ifade edilir.

كما هو قادر على بداءته

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler ayeti, müşriklerin taptığı sahte ilahların yaratma ve yeniden yaratma (ba's) konusunda hiçbir güce sahip olmadığını, buna karşın Allah'ın yaratmayı başlatıp yeniden diriltmeye kadir olduğunu gösteren bir istidlal/hüccet olarak okur. Sorunun retorik işlevi (muhatabı ikrara zorlama) hemen hepsinde ortak bir vurgudur.

Differences

Taberî ayetin mantıksal/istidlalî yapısına odaklanıp doğrudan sonucu (delilin geçersizliği) çıkarır; Râzî bunu önceki ayetlerdeki yaratılış delillerinin özeti ve belağat/hitabet sanatı çerçevesinde ele alıp sorunun ispat gücünü vurgular; Kurtubî ayetin amacını tevbih ve takrir (azarlama ve ikrar ettirme) olarak dilbilimsel açıdan tanımlar; İbn Kesîr ise meseleyi doğrudan Allah'ın yaratma ve yeniden diriltme kudretine bağlayarak daha özet ve akaid eksenli bir yorum sunar.

Historical context

Taberî'nin erken dönem eseri ayetin temel istidlalî çerçevesini kurar; Râzî bunu kelamî ve belağî tahlillerle derinleştirir; Kurtubî dil ve hitabet inceliğine yönelirken İbn Kesîr rivayet ağırlıklı tarzına uygun olarak konuyu sade bir akide vurgusuna indirger. Temel anlam sabit kalmış, yöntemsel vurgular ekole göre çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu ayet, aklın ve gözlemin (ilim) imanı güçlendirebileceğine dair bir düşünme çağrısı olarak okunabilir; insanın kendi varoluşu ve tabiat üzerinde düşünmesi, hem bilimsel merakı hem de yaratıcıya duyulan saygıyı besleyebilir. Böyle bir soru-cevap yöntemi, günümüzde de insanları düşünmeye, sorgulamaya ve ihlasla hakikati aramaya davet eden yapıcı bir tutum için ilham verebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar