إِنَّ عِدَّةَ ٱلشُّهُورِ عِندَ ٱللَّهِ ٱثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ يَوْمَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ مِنْهَآ أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا۟ فِيهِنَّ أَنفُسَكُمْ وَقَٰتِلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ كَآفَّةً كَمَا يُقَٰتِلُونَكُمْ كَآفَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُتَّقِينَ

“Gewiß, die Anzahl der Monate bei Allah ist zwölf Monate, im Buch Allahs (festgelegt) am Tag, da Er die Himmel und die Erde schuf. Davon sind vier geschützt, Das ist die richtige Religion. So fügt euch selbst in ihnen kein Unrecht zu. Und kämpft gegen die Götzendiener allesamt wie sie gegen euch allesamt kämpfen! Und wißt, daß Allah mit den Gottesfürchtigen ist!” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî bu ayette 'zâlike'd-dînü'l-kayyim' ifadesinin, senenin on iki ay olması ve bunlardan dördünün haram aylar olması hükmünün Allah'ın dosdoğru dini/hükmü olduğuna işaret ettiğini, nesînin (ayların yerini değiştirmenin) buna aykırı bir sapma olduğunu belirtir. 'Fe-lâ tazlimû fîhinne enfüseküm' ifadesindeki zamirin kime ait olduğu konusunda müfessirler arasında ihtilaf nakleder: bazıları on iki ayın tümüne, bazıları sadece dört haram aya, bazıları da haramı helal helali haram kılma eylemine racidir demiştir. Taberî kendi tercihini, zulmün özellikle dört haram ayda işlenmesinin daha büyük bir günah olduğu görüşünden yana kullanır.

قال أبو جعفر: وأولى الأقوال في ذلك عندي بالصواب قول من قال: فلا تظلموا في الأشهر الأربعة أنفسكم باستحلال حرامها، فإن الله عظمها وعظم حرمتها.
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre dört haram aydan üçü (Zilkade, Zilhicce, Muharrem) art arda gelir, biri (Recep) ise ayrık durur; ayet bu ayların hürmetini çiğnemeyi yasaklamaktadır. Nesî' (haram ayları yıldan yıla değiştirme uygulaması) cahiliye dönemine ait bir bidat olup Vedâ Haccı ile aylar aslî konumlarına geri dönmüş, bu uygulama iptal edilmiştir. 'Enfüseküm' ifadesi, bu ayların haramlığını helal saymayı yasaklamak anlamına gelir; bazı âlimlere göre ise bu ayların büyüklüğünü göstermek için savaşı da kapsayan bir yasaktır.

والمعنى : رجعت الأشهر إلى ما كانت عليه ، وعاد الحج في ذي الحجة ، وبطل النسىء الذي كان في الجاهلية
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre âyette geçen 'on iki ay' ve dört haram ay meselesinde temel mesele, Allah'ın gökteki cisimleri (dini) kitapta belirlediği hesap üzere yarattığıdır; Râzî, dört haram ayın (zilkade, zilhicce, muharrem ve recep) diğer zamanlardan üstün tutulmasının şeriatlarda sıkça görülen bir tür tahsis olduğunu, bunun mekân, gün ve ay bakımından benzer örnekleri bulunduğunu belirtir. Ayrıca 'fîhinne' zamirinin kime/neye râci olduğu hususunda İbn Abbas'ın görüşü (on iki ayın tümü) ile çoğunluğun görüşü (sadece dört haram ay) arasındaki ihtilafı aktarır ve kendi tercihini dilbilimsel yakınlık ilkesine (en yakın söz öbeğine dönüş) dayandırır.

الضمير في قوله : { فيهن } عائد إلى المذكور السابق . فوجب عوده إلى أقرب المذكورات
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî bu metinde ayette geçen on iki ayın Allah katındaki hükmünün, göklerin ve yerin yaratıldığı gün belirlendiğini ve bu düzenin sabit kaldığını aktarır. Ayrıca dört haram ayın hangileri olduğunu (zilkade, zilhicce, muharrem ve receb) belirtir ve 'zulüm' ifadesinin bu aylarda savaşın yasaklanması olarak yorumlandığını, ancak bu hükmün daha sonra nesh edildiğini nakleder. Haram ayların isimlendirilmesi ve cahiliye dönemindeki değişiklikleri de ele alınır.

إنما قال يوم خلق السماوات والأرض ليبين أن قضاءه وقدره كان قبل ذلك وأنه سبحانه وضع هذه الشهور وسماها بأسمائها على ما رتبها عليه يوم خلق السماوات والأرض
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr, 'eşhur-i hurum' (haram aylar) ifadesinin tespitinde çeşitli görüşleri nakleder; bazılarının sadece Muharrem'i kastettiğini, kendisinin ise siyaktan anladığına göre Zülkade, Zülhicce, Muharrem ve Recep olmak üzere dört ayı kastettiğini belirtir. Bu dört ayın üçünün ardışık (sürd), birinin ise tek (ferd) olduğunu, bunun hac ve umre menasikinin eda edilmesi için böyle tayin edildiğini açıklar. Ayrıca haram aylarda zulmün diğer aylardaki zulümden daha büyük bir vebal olduğunu, Allah'ın bazı şeyleri seçip diğerlerinden üstün kıldığı gibi bu ayları da seçip yücelttiğini nakleder.

وإنما كانت الأشهر المحرمة أربعة ثلاثة سرد وواحد فرد لأجل أداء مناسك الحج والعمرة فحرم قبل أشهر الحج شهرا وهو ذو القعدة لأنهم يقعدون فيه عن القتال
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre on iki aydan dördü haram aylardır: tek olan Recep, ve ardı ardına gelen Zilkade, Zilhicce ve Muharrem. Bu tahrim, İbrahim ve İsmail'in dini olan doğru dinin bir hükmüdür ve Araplar bunu onlardan miras almışlardır. Bu aylarda zulmetmemek emri, cumhura göre savaşma yasağı değil (bu hüküm nesholunmuştur), bu aylarda günah işlemenin haram ve ihramdaki günahtan daha ağır sayılmasıyla yorumlanmıştır.

ذلك الدين القيم أي تحريم الأشهر الأربعة هو الدين القويم دين إبراهيم وإسماعيل عليهما الصلاة والسلام والعرب ورثوه منهما.

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler dört haram ayın (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Recep) varlığında ve bunlardan üçünün ardışık, birinin (Recep) tek olduğunda hemfikirdir. Ayrıca bu aylarda işlenen zulmün/günahın diğer zamanlardakinden daha ağır sayıldığı ve nesî' (ayların değiştirilmesi) uygulamasının cahiliye bidati olarak reddedildiği ortak vurgudur.

Unterschiede

Temel ayrışma 'fîhinne/enfüseküm' zamirinin neye râci olduğu noktasındadır: Taberî ve Râzî bunu dilbilimsel yakınlık ilkesiyle tartışırken İbn Abbas'ın on iki aya, çoğunluğun dört haram aya işaret ettiği ihtilafını nakleder. Kurtubî ve Beydâvî ise 'zulüm'ü savaş yasağı olarak yorumlayıp bu hükmün sonradan nesholunduğunu vurgular; Zemahşerî ve İbn Kesîr ise rivayet (Vedâ Haccı hutbesi) merkezli tarihi-fıkhi bir çıkarıma yönelir. Bu farklar, erken dönem (Taberî) rivayet tercihine dayalı yönteminin, sonraki müfessirlerde dil analizi, kelam (Râzî) ve fıkhi nesh tartışmalarıyla zenginleşmesinden kaynaklanır.

Historischer Kontext

Taberî'nin rivayet ağırlıklı yaklaşımı, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî'de dilbilimsel/kelamî derinleşmeye, Kurtubî ve İbn Kesîr'de ise fıkhi nesh meselesinin sistemli işlenmesine evrilmiştir. Haram ayların isimleri ve hürmetin ilkesi tüm dönemlerde sabit kalmış, yorum çeşitliliği zamirin merciinde ve zulüm/savaş hükmünün nesih durumunda yoğunlaşmıştır.

Bezug zur Gegenwart

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben