وَإِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً قَالُوا۟ وَجَدْنَا عَلَيْهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

“Und wenn sie eine Abscheulichkeit begehen, sagen sie: "Wir haben unsere Väter darin (vorgefunden, und Allah hat es uns geboten." Sag: Allah gebietet nicht Schändliches. Wollt ihr (denn) über Allah sagen, was ihr nicht wißt?” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre bu ayette müşriklerin çirkin bir fiili (fahişeyi) Allah'a nispet etmeleri reddedilmekte ve bu sözün aşırı cehalete dayandığı gösterilmektedir; ayrıca 'fahişe' ile kastedilenin onların Kâbe'yi çıplak tavaf etmeleri olduğu görüşü de nakledilmektedir. Ayette Allah'ın onlardan delil/burhan bulunmadığını beyan etmesi, delilsiz her sözün bilgi değil cehalet olduğunu göstermektedir.

إنكار لإضافتهم القبيح إليه وشهادة على أن مبنى قولهم على الجهل المفرط . وقيل : المراد بالفاحشة : طوافهم بالبيت عراة
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu metne göre âyet, kâfirlerin 'Allah bize bu çirkin fiilleri emretti' iddiasına reddiye niteliğindedir; peygamberlerin dilinde bu fiillerin münker ve çirkin olduğu sabit olduğuna göre Allah'ın bunları emretmiş olması akıl dışıdır. Râzî ayrıca bu âyetin Mu'tezile'nin 'bir şeyin çirkinliği kendi zatına ait bir vecihten kaynaklanır' görüşüne delil olarak kullanılabileceğini, fakat bunun istikra yoluyla farklı biçimde de açıklanabileceğini belirtir. Metin ayrıca âyetin taklidi ve kıyas-ı fasit ile haber-i vahidleri reddedenlerin delillendirmesine de konu olduğunu aktarır.

والمعنى أنه ثبت على لسان الأنبياء والرسل كون هذه الأفعال منكرة قبيحة ، فكيف يمكن القول بأن الله تعالى أمرنا بها ؟ وأقول للمعتزلة أن يحتجوا بهذه الآية على أن الشيء إنما يقبح لوجه عائد إليه
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre ayet, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etme iddialarının tamamen keyfi (tahakküm) olduğunu, bu iddiayı Allah'ın kendilerine emrettiğine dair hiçbir delillerinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bu durum daha önce zikredilen taklit yergisi ve cahilliklerinin bir örneği olarak sunulmuştur. Çocuk edinme iddiası, cinsiyet ve benzerlik gerektirir; oysa Allah hiçbir şeye benzemez ve hiçbir şeyle aynı cinsten değildir.

بين أنهم متحكمون ولا دليل لهم على أن الله أمرهم بما ادعوا
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ayet, cahiliye Araplarının (Kureyş dışında) Kâbe'yi çırılçıplak tavaf etme âdetlerini reddetmektedir. Bu topluluklar, Allah'a isyan ettikleri elbiselerle tavaf etmemeyi bir bahane sayarak çıplak tavafı kendiliklerinden icat etmişler, sonra bunu babalarına dayandırıp Allah'tan gelen bir emir zannetmişlerdir. Ayet, bu iddiaya karşı Hz. Peygamber'e 'bu yaptığınız çirkin bir fuhuştur, Allah böyle bir şeyi emretmez' şeklinde cevap vermesini buyurmaktadır.

وكان هذا شيئا قد ابتدعوه من تلقاء أنفسهم وابتدعوا فيه آباءهم ويعتقدون أن فعل آبائهم مستند إلى أمر من الله وشرع فأنكر الله تعالى عليهم ذلك
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre müşrikler, çirkin fiillerini (put ibadeti, tavafta çıplaklık gibi) hem atalarına uymakla hem de Allah'a isnad ederek savunmuşlardır. Metin, atalara uyma iddiasının açıkça bozuk olduğu için Kur'an'ın buna cevap vermeye gerek görmediğini, buna karşılık Allah'a isnat iddiasının 'De ki: Allah kötülüğü emretmez' ayetiyle reddedildiğini belirtir. Ayrıca fahişenin, sağlam tabiatın nefret ettiği ve doğru aklın eksik gördüğü şey olduğu, bunun akli bir çirkinlik meselesi olmadığı ifade edilir.

فأعرض عن الأول لظهور فساده ورد الثاني بقوله: قل إن الله لا يأمر بالفحشاء لأن عادته سبحانه وتعالى جرت على الأمر بمحاسن الأفعال، والحث على مكارم الخصال
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre ayetteki 'fahişe' (çirkin fiil), Arapların Kâbe'yi çıplak olarak tavaf etmeleridir; kadınlar bile üzerlerine belden bir bez veya benzeri bir şey koyarak avret yerlerini örtmeden tavaf ederlerdi. Bu kavimler bu davranışı atalarından öğrendiklerini ve bunu Allah'ın kendilerine emrettiğini iddia ederek savunuyorlardı. Ayet bu iddiayı reddederek Allah'ın çirkin fiilleri emretmediğini, onların bilgisizce Allah'a yalan isnat ettiklerini bildirir.

كانوا يطوفون بالبيت عراة

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler ayetin, müşriklerin çirkin bir fiili (fahişe) Allah'a isnat etme iddiasını reddettiği ve bu iddianın hiçbir delile dayanmadığı konusunda birleşir. Fahişenin Kâbe'yi çıplak tavaf etme âdeti olduğu yorumu Zemahşerî, İbn Kesîr ve Taberî'de ortak biçimde yer alır.

Unterschiede

Taberî ve İbn Kesîr rivayet temelli bir okumayla fahişeyi doğrudan çıplak tavaf âdetine bağlarken, Zemahşerî ve Beydâvî dil/belağat tahliline öncelik verir. Kurtubî konuyu Allah'a çocuk isnadı ve tenzih ilkesi üzerinden ele alarak farklı bir bağlama taşır; Râzî ise meseleyi kelami/itikadi düzleme çekip Mu'tezile'nin hüsün-kubuh tartışmasına delil olup olamayacağını sorgular.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet ağırlıklı bir yaklaşımla ayeti tarihsel bağlamına yerleştirirken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî gibi müfessirlerde dil analizi ve kelami tartışmaların ağırlık kazandığı görülür; Kurtubî ve Beydâvî ise bu iki yaklaşımı harmanlayarak akli-nakli bir sentez sunar. Böylece temel mesaj (delilsiz iddianın reddi) sabit kalırken, yorumlama yöntemi zamanla çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, bir inanç veya uygulamayı sağlam bir delile dayandırmadan geleneğe veya toptan kabule bağlamanın dikkatli bir sorgulamayı gerektirdiğini hatırlatır. Günümüzde de bilgiye dayalı, delil arayan bir tutumun; hem ilim hem iman alanında ihlas ve sağduyuyla hareket etmenin kıymetli olduğu söylenebilir. Bu, toplumsal hayatta da körü körüne taklit yerine düşünerek ve sorgulayarak yol almanın bir hatırlatıcısı olarak görülebilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben