إِن يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَٰثًا وَإِن يَدْعُونَ إِلَّا شَيْطَٰنًا مَّرِيدًا

“Sie rufen außer Ihm nur weibliche (Gottheiten) an, und sie rufen nur einen rebellischen Satan an.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî, 'إناثا' kelimesinin tefsirinde birkaç görüş nakleder: bazıları bunun Lât, Uzza ve Menat gibi müşriklerin tapındığı ve dişil isimlerle andığı ilahlar olduğunu söyler; bazıları ruhsuz cansız şeyler (ölü/cansız nesneler) anlamına geldiğini söyler; bazıları ise doğrudan putlar/vesenler anlamına geldiğini belirtir. Taberî bu görüşler arasından, Arap dilinde 'إناث' kelimesinin en yaygın ve bilinen anlamının dişillik olduğu gerekçesiyle, müşriklerin Lât, Uzza, Menat gibi dişil isimlerle andıkları putları kastettiği görüşünü tercih eder.

وأولى التأويلات التي ذكرت بتأويل ذلك إذ كان الصواب عندنا من القراءة ما وصفت، تأويل من قال: عنى بذلك الآلهة التي كان مشركو العرب يعبدونها من دون الله، ويسمونها بالإناث من الأسماء كاللات والعزى ونائلة ومناة، وما أشبه ذلك. وإنما قلنا ذلك أولى بتأويل الآية، لأن الأظهر من معاني الإناث في كلام العرب ما عرف بالتأنيث دون غيره.
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre ayette geçen ifadeden maksat, Arapların dişi isimlerle andıkları putlardır (Lât, Uzza, Menât gibi); Hasan'dan nakledildiğine göre her Arap kabilesinin tapındığı ve 'falan kabilenin dişisi' diye adlandırdığı bir putu vardı. Cansız ve ölü şeylere dişilik isminin verilmesi, ya cansız şeylerden bahsetmenin dişiden bahsetmeye benzemesi ya da dişinin erkekten, ölünün de diriden daha aşağı sayılması nedeniyledir. Bazı müfessirlere göre ise burada kastedilen meleklerdir, çünkü Araplar meleklere Allah'ın kızları derlerdi.

قال الحسن : لم يكن حي من أحياء العرب إلا ولهم صنم يعبدونه ويسمونه أنثى بني فلان ، ويدل على صحة هذا التأويل قراءة عائشة رضي الله عنها : إلا أوثانا ، وقراءة ابن عباس : إلا أثنا
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî bu ayette geçen 'إناثا' (dişiler) ifadesinin Mekke müşriklerinin taptığı putları (Lât, Uzza, Menat gibi) kastettiğini belirtir. Her kabilenin taptığı bir putu olduğunu ve bunu 'filan oğullarının dişisi' diye adlandırdıklarını, her putun yanında kâhinlere görünen bir şeytanın bulunduğunu aktarır. İfadenin taaccüp/hayret üslubunda geldiğini, çünkü cansız bir varlığa tapıp onu dişi saymanın cehalet olduğunu açıklar; ayrıca 'إناثا' kelimesinin cansız/ruhsuz nesneler ya da meleklere (müşriklerin melekleri Allah'ın kızları sayması nedeniyle) işaret ettiğine dair başka görüşleri de nakleder.

وإناثا أصناما يعني اللات والعزى ومناة وكان لكل حي صنم يعبدونه ويقولون : أنثى بني فلان قاله الحسن وإبن عباس وأتى مع كل صنم شيطانه يتراءى للسدنة والكهنة ويكلمهم فخرج الكلام مخرج التعجب لأن الأنثى من كل جنس أخسه فهذا جهل ممن يشرك بالله جمادا فيسميه أنثى أو يعتقده أنثى
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr, bu ayette geçen 'dişiler' (إناثا) ifadesinin tefsirinde farklı rivayetleri aktarır: Übey b. Ka'b'a göre her putla birlikte bir cinniye vardır, Aişe'ye göre bu putların kendileridir. Dahhâk'in görüşüne göre müşrikler melekleri Allah'ın kızları saydıkları için putları kız suretinde yontmuşlardır. Hasen el-Basrî'ye göre ise 'dişiler' tabiri, içinde ruh olmayan kuru tahta veya kuru taş gibi cansız şeyleri ifade eder; sonuçta bu tapınmanın hakikatte şeytana (İblis) yapılan bir ibadet olduğu belirtilir.

قال مع كل صنم جنية وحدثنا أبي حدثنا محمد بن سلمة الباهلي عن عبد العزيز بن محمد عن هشام يعني ابن عروة عن أبيه عن عائشة قالت أوثانا
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre ayetteki 'إناثا' ifadesi Lât, Uzzâ, Menât gibi putları kastetmektedir; her kabilenin taptığı ve kadın ismiyle andığı bu putlara 'dişi' denmesi ya isimlerinin müzekker olmayışından ya da cansız nesnelerin fiil işleyemeyip edilgen olmaları sebebiyle dişiye benzetilmelerindendir. Bir başka görüşe göre ise buradaki ifadeyle melekler kastedilmiştir, çünkü müşrikler melekleri Allah'ın kızları saymaktaydı. Ayrıca metne göre onların gerçekte taptıkları şey, kendilerini bu putlara tapmaya sevk eden şeytandır.

كان لكل حي صنم يعبدونه ويسمونه أنثى بني فلان

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Taberî, Râzî, Kurtubî, İbn Kesîr ve Beydâvî; 'إناثا' ifadesinin öncelikle Lât, Uzza, Menât gibi müşriklerin dişil isimlerle andığı putları kastettiği görüşünde birleşir. Ayrıca putlara neden 'dişi' dendiğine dair cansızlık/edilgenlik veya erkekten aşağı sayılma gibi dilsel gerekçeler ile meleklerin Allah'ın kızları sayılması görüşü de ortak biçimde nakledilir.

Unterschiede

Taberî dil analizini öncelikleyip dişilik anlamını tercih ederken, Râzî ve Beydâvî kıraat farklılıkları ve şiirden istişhad gibi ek dilsel delillerle görüşü zenginleştirir. Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayet ağırlıklı bir yöntemle Übey b. Ka'b, Aişe, Dahhâk ve Hasen el-Basrî gibi farklı sahâbî/tabiî görüşlerini yan yana sunar; bu farklar ekol (dirayet/rivayet ağırlığı) ve dönemsel yöntem farklılığından kaynaklanır.

Historischer Kontext

En eski müfessir Taberî'den en yeni müfessir Beydâvî'ye kadar temel yorum (putlar meselesi) sabit kalmış, ancak zamanla dilsel/kıraat delilleri ve şiirden istişhad gibi yöntemler daha sistematik hale gelmiş, rivayetler daha çeşitlenerek nakledilmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, insanın gerçek değer taşımayan şeylere bağlanmasının cehalet olduğu vurgusunu günümüzde ilim ile iman arasındaki dengeye ve akıl yürütmenin önemine bir hatırlatma olarak düşündürebilir. Farklı müfessirlerin aynı ayete dair çeşitli okumaları, hoşgörülü bir yaklaşımla farklı görüşlere saygı duymanın ve toplumsal dayanışmanın bir örneği olarak da değerlendirilebilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben