إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

“außer denjenigen, die nach alledem bereuen und rechtschaffen werden, denn Allah ist Allvergebend und Barmherzig.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî, kazif (iffetli kadınlara zina isnadı) suçunu işleyip haddi çekenlerin tevbesinin ne olduğu konusunda iki görüş nakleder: birincisi haddin uygulanması sırasında suçunu itiraf etmesinin tevbe sayılacağı, ikincisi ise yaptığından pişman olup bir daha böyle bir günaha dönmemesi ve Rabbinden bağışlanma dilemesidir. Taberî bu iki görüşten ikincisini tercih eder, çünkü Allah'ın kul ile kendisi arasındaki günahlarda tevbeyi böyle tanımladığını belirtir; kul hakları ve mazlumlukları bundan istisnadır. Kazif suçu işleyenin haddi uygulandıktan veya affedildikten sonra geriye sadece Rabbi ile arasındaki günahtan tevbesi kaldığından, bu tevbe de diğer günahlardaki tevbe yolu gibidir.

وهذا القول أولى القولين في ذلك بالصواب، لأن الله تعالى ذكره جعل توبة كل ذي ذنب من أهل الإيمان تركه العود منه، والندم على ما سلف منه، واستغفار ربه منه
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre iffetli kadınlara zina isnadında bulunup dört şahit getiremeyenler seksen değnekle cezalandırılır, tanıklıkları ebediyen kabul edilmez ve fasık sayılırlar; ancak tövbe edip hallerini düzeltenler bu hükümden istisna edilir. Müfessir 'ihsan' vasfını hürriyet, bulûğ, akıl, İslam ve zinadan uzak durma olarak tanımlar ve bu vasıfta erkek-kadın arasında fark olmadığını belirtir. Ayrıca kazf haddi ile zina haddi arasındaki farkları, tanıkların toplu bulunma şartının olmadığını ve tövbenin şahitliğin geri kazanılmasına etkisini tartışır.

والإحصان ها هنا بالحرية والبلوغ والعقل والإسلام والعفة عن الزنا ولا فرق فيه بين الذكر والأنثى، وتخصيص المحصنات لخصوص الواقعة أو لأن قذف النساء أغلب وأشنع

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Her iki müfessir de kazif suçunun ciddiyetini ve tevbe ile bu durumun bir çıkış yolu teşkil ettiğini kabul eder; tevbenin gerçek bir pişmanlık ve ıslah süreci olması gerektiği konusunda örtüşürler.

Unterschiede

Taberî meseleye daha çok tevbenin mahiyeti ve kapsamı üzerinden, rivayet ve kavramsal/bağlamsal tercih yöntemiyle yaklaşır; tabiîn ve Mâlik'in görüşlerini karşılaştırıp kul-Allah arası günahlarda genel tevbe tanımını esas alır. Beydâvî ise konuyu fıkhi bir çerçevede ele alır; haddin uygulanışı, şahitlik ehliyetinin kaybı ve geri kazanılması, 'ihsan' vasfının tanımı gibi teknik ayrıntılara girer, dil ve nahiv tahliliyle destekler ve Ebu Hanife ile karşılaştırmalı fıkhi tartışma yürütür.

Historischer Kontext

Taberî'nin daha erken dönem tefsirinde rivayet çokluğu ve bunlar arasında tercih yöntemi ön plandayken, Beydâvî'nin daha sonraki dönem eserinde dirayet tefsirine dayalı dilbilimsel ve fıkhi sistemleştirme daha belirgindir; temel mesele (tevbenin şahitlik ve toplumsal itibarla ilişkisi) sabit kalmış, ele alınış yöntemi zamanla daha teknik ve sistematik hale gelmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırma, hata yapan bir kişinin pişmanlık duyup kendini ıslah etmesinin toplumsal itibarını yeniden kazanmasında önemli bir eşik olabileceğini düşündürür. Günümüzde de iftira ve dedikodunun kişilere verdiği zararın telafisi, samimi bir öz eleştiri ve yapıcı davranış değişikliğiyle mümkün görülebilir; bu da toplumsal dayanışma ve hoşgörü ruhuyla bağdaşan bir yaklaşımdır. Aynı zamanda ilim ehlinin böyle hassas meselelerde farklı yöntemlerle de olsa insaflı ve dikkatli bir okuma çabası göstermesi, günümüz tartışmalarına da örnek olabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben