وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

“Und (dienstbar gemacht ist auch,) was Er euch auf der Erde in unterschiedlichen Farben hat wachsen lassen. Darin ist wahrlich ein Zeichen für Leute, die bedenken.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî, ayetteki 'وما ذرأ لكم في الأرض مختلفا ألوانه' ifadesini yeryüzünde insanlar için yaratılmış, renkleri/türleri farklı olan hayvanlar, bitkiler ve meyveler olarak açıklar. Bunun Allah'ın apaçık nimetlerinden olduğunu ve şükredilmesi gerektiğini belirtir. Ayrıca 'مختلفا' kelimesinin gramatik olarak 'ما' zamirinden hal olarak nasb konumunda bulunduğunu açıklar.

يقول: «وما خلق لكم مختلفا ألوانه من الدواب ومن الشجر والثمار، نعم من الله متظاهرة فاشكروها لله»
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Râzî'ye göre bu delilin dayandığı temel ilke, zâtı ve tabiatı gereği zorunlu (mûcib bilzât) olan bir etkenin, etkilediği her şeye aynı nispetle etki etmesi gerektiğidir. Bitkisel varlıklardaki sıfat farklılıkları ve hallerin çeşitliliği duyu ile açıkça görüldüğünden, bunları etkileyen failin zâtı gereği zorunlu bir sebep olmayıp, ihtiyar sahibi (irade ile seçen) bir fail olduğu ortaya çıkmaktadır.

فلما دل الحس في هذه الأجسام النباتية على اختلاف صفاتها وتنافر أحوالها ظهر أن المؤثر فيها ليس واجبا بالذات بل فاعلا مختارا
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre metindeki 'muhtelifen' kelimesi hal olarak mansubdur; 'elvanühü' ifadesi ise hayvanların, ağaçların ve benzeri şeylerin görünümlerini, şekillerini ve manzaralarını ifade eder.

مختلفا نصب على الحال وألوانه هيئاته ومناظره يعني الدواب والشجر وغيرهما
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ayet, Allah'ın gökteki alametlere işaret ettikten sonra, yeryüzünde yarattığı hayvanlar, madenler, bitkiler ve cansız varlıklar gibi renk ve şekil bakımından birbirinden farklı, acayip ve çeşitli şeylere dikkat çekmesiyle ilgilidir. Bu metne göre bunlar Allah'ın nimetleri ve lütuflarıdır, kullar bunlara şükretmelidir.

لما نبه تعالى على معالم السماء نبه على ما خلق في الأرض من الأمور العجيبة والأشياء المختلفة من الحيوانات والمعادن والنباتات والجمادات على اختلاف ألوانها وأشكالها وما فيها من المنافع والخواص
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre Allah gece-gündüz, güneş-ay ve yıldızları insanların yararına amade kılmıştır; bunların 'emriyle boyun eğdirilmiş' olması, onların Allah tarafından yaratılıp dilediği şekilde yönetildiğini gösterir. Bu ifade, yıldızların hareketlerinin bitkilerin oluşumunda etkili olduğu iddiasına dolaylı bir cevap teşkil eder; çünkü yıldızlar da mümkün varlıklardır ve bir zorunlu varlık tarafından yaratılmaya muhtaçtırlar. Ayrıca yerdeki farklı renklere sahip canlı ve bitki türlerinin çeşitliliği de hikmet sahibi bir yaratıcının eseri olduğuna işaret eder.

فإن ذلك إن سلم فلا ريب في أنها أيضا ممكنة الذات والصفات واقعة على بعض الوجوه المحتملة، فلا بد لها من موجد مخصص مختار واجب الوجود دفعا للدور والتسلسل

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler ayetin yeryüzünde renk, tür ve şekil bakımından çeşitlilik arz eden hayvan, bitki ve diğer varlıklara işaret ettiği konusunda birleşir; bu çeşitliliğin Allah'ın nimeti ve yaratıcı kudretinin bir işareti olduğu ortak vurgudur. Taberî, Kurtubî ve Beydâvî ayrıca 'muhtelifen' kelimesinin gramatik olarak hal konumunda mansub olduğunu ortak şekilde belirtir.

Unterschiede

Taberî rivayet ve dil analizini birleştirerek nimet-şükür eksenli klasik bir tefsir sunar; Kurtubî ise büyük ölçüde salt dilbilimsel/belağî bir yaklaşımla kelime tahliline odaklanır. İbn Kesîr bağlamsal bütünlüğe dikkat çekerek ayeti göksel işaretlerden yersel nimetlere geçiş olarak okur. Râzî ve Beydâvî ise farklılığı kelamî-felsefi bir istidlale dönüştürerek, çeşitliliğin zorunlu/tabiat gereği bir sebepten değil, irade sahibi ve hikmetli bir yaratıcıdan kaynaklandığını akıl yürütmeyle temellendirir; bu, tefsir/rivayet ekolü ile kelam/felsefe ekolü arasındaki yöntem farkını yansıtır.

Historischer Kontext

Taberî'nin erken dönem rivayet-dil ağırlıklı yöntemi, sonraki dönemlerde Râzî ve Beydâvî'de kelamî-felsefi istidlallerle zenginleşmiş, Kurtubî ve İbn Kesîr'de ise dil analizi ve bağlamsal okuma yeniden ön plana çıkmıştır. Temel nimet-şükür ve yaratılış işareti vurgusu tüm dönemlerde sabit kalırken, argümantasyon tarzı dönemin ilmî-kelamî iklimine göre çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu çeşitli okumalar, tabiattaki çeşitliliğin gözlem ve akılla birlikte düşünülmesinin ilim ile iman arasında bir uyum imkânı sunduğunu hatırlatabilir. Farklı müfessirlerin aynı ayete dil, bağlam ve akıl yoluyla yaklaşması, bilgiye çok yönlü ve hoşgörülü bakabilmenin bir örneği olarak görülebilir. Ayrıca tabiattaki nimetlerin çeşitliliği, şükür bilincini ve doğaya karşı sorumlu bir tutumu teşvik edebilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben