لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

“Darin widerfährt ihnen weder Mühsal, noch werden sie daraus vertrieben.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu metinde Taberî, ayetin cennet ehlinin cennetten ve oradaki nimetlerden çıkarılmayacaklarını, Allah'ın onlara verdiği bu nimetin devamlı ve ebedî olduğunu ifade ettiğini belirtir.

وما هم من الجنة ونعيمها وما أعطاهم الله فيها بمخرجين، بل ذلك دائم أبدا
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî bu metinde ilgili ifadenin i'rabdaki konumunu ele almaktadır: iki farklı tefsire göre iki farklı i'rab durumu ortaya çıkmaktadır. Birinci tefsire göre ifade müstakil (müstenef) bir cümle olduğundan i'rabta hiçbir mahalli yoktur; ikinci tefsire göre ise mahalli hal üzere nasb konumundadır.

أما على التفسير الأول فلا محل له ؛ لأنه كلام مستأنف . وأما على الثاني فمحله النصب على الحال
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre metinde geçen ilgili kelime, 'yorulma ve bitkinlik' anlamına gelmektedir. Kurtubî bu kısa açıklamayla ayetteki lafzı eşanlamlı ifadelerle tefsir etmiştir.

أي إعياء وتعب
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî, ayetteki 'nez'' (çıkarıp alma) fiilini iki şekilde yorumlar: dünyada iken kalplerin uzlaştırılması yoluyla veya cennette nefislerin hoşnut kılınmasıyla göğüslerdeki kinin giderilmesi. Göğüslerdeki bu 'gıll'i ya dünyadaki kin ve husumetten kalan bir iz, ya da cennet derecelerine ve Allah'a yakınlık mertebelerine dair aralarında oluşabilecek kıskançlıktan kaynaklanan bir duygu olarak açıklar. Ayrıca 'ihvânâ', 'alâ sürurin mütekâbilîn' ve 'lâ yemessühüm fîhâ nasab' ifadelerinin cümledeki farklı i'râb (nahiv) ihtimallerini detaylandırır.

ونزعنا في الدنيا بما ألف بين قلوبهم، أو في الجنة بتطييب نفوسهم. ما في صدورهم من غل من حقد كان في الدنيا وعن علي رضي الله تعالى عنه: أرجو أن أكون أنا وعثمان وطلحة والزبير منهم، أو من التحاسد على درجات الجنة ومراتب القرب.
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre cennet nimetlerinin övgüye layık olması için dört şart bulunmaktadır: nimetin fayda olması, bu faydaya tazim eşlik etmesi, faydanın her türlü kederden/eksiklikten arınmış olması ve bu nimetlerin daim ve zeval bulmaktan emin olması. Râzî bu dört şartı ayetteki ifadelerle ilişkilendirerek, cennetteki nimetlerin bedensel zararlardan uzak, sürekli ve güvenli olduğunu belirtir. Ayrıca İslam hakimlerinin bu konuda 'nasb' kelimesini yorgunluk ve bitkinlik olarak açıkladığını, bunun cennette hiçbir yorgunluğun olmayacağı anlamına geldiğini nakleder.

واعلم أن للثواب أربع شرائط
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr, ilgili kelimenin meşakkat ve eziyet anlamına geldiğini belirtmektedir. Bunu desteklemek için Hz. Hatice ile ilgili hadise atıfta bulunur; bu hadiste cennette ona verilecek köşkün ne gürültüsü ne de yorgunluğu olmadığı ifade edilmiştir.

إن الله أمرني أن أبشر خديجة ببيت في الجنة من قصب لا صخب فيه ولا نصب

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Müfessirlerin ortak vurgusu, ayette geçen 'nasab/yorgunluk' ve nimetlerin kesintisizliği temasıdır. Taberî, Kurtubî, Râzî ve İbn Kesîr, cennet nimetinin bedensel meşakkatten arınmış ve devamlı olduğu noktasında birleşir; İbn Kesîr bunu hadisle, diğerleri dil tahliliyle destekler.

Unterschiede

Zemahşerî ve Beydâvî ayetin i'rab (nahiv) boyutuna odaklanarak cümlenin gramatik konumunu tartışırken, Taberî ve İbn Kesîr anlam ve rivayet eksenli bir okuma sunar. Râzî ise meseleyi kelami-fıkhi bir çerçeveye taşıyarak nimetin kusursuzluğu için şartlar belirler; Beydâvî ayrıca göğüslerdeki 'gıll'in kaynağını dünyevi husumet veya cennet dereceleri farkına bağlayarak farklı bir yorum katmanı ekler.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessiri Taberî sade anlam açıklamasıyla yetinirken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de dil ve nahiv analizinin derinleştiği, Râzî'de ise kelami-felsefi çıkarımların öne çıktığı görülür. İbn Kesîr ise rivayet ağırlıklı yönteme dönerek hadis nakliyle anlamı somutlaştırır; bu, yöntemsel çeşitliliğin zamanla arttığını, temel anlamın ise sabit kaldığını gösterir.

Bezug zur Gegenwart

Bu ayet, insanlar arasındaki kin ve kıskançlığın giderilmesinin, huzurlu ve dayanışmacı bir toplumsal ortamın temeli olduğunu hatırlatabilir. Göğüslerdeki husumetin arındırılması teması, günümüzde de ihlasla yaklaşılan ilişkilerde gönül birliğinin ve sabırla sürdürülen hoşgörünün değerine dair ihtiyatlı bir çağrışım taşıyabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben