قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

“Er sagte: "Mein Herr, darum, daß Du mich in Verirrung hast fallen lassen, werde ich ihnen ganz gewiß auf der Erde (das Böse) ausschmücken und sie ganz gewiß allesamt in Verirrung fallen lassen,” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre şeytanın 'onları saptıracağım' sözü, Âdemoğullarının tamamını azgınlığa sürükleyip günahları kendilerine süsleyerek yeryüzünde onlara sevdireceği anlamına gelir. Ancak bu saptırma gücü mutlak değildir; şeytanın gerçek nüfuzu, kendisini dost edinip işlerine ortak eden kimseler üzerindedir. Şeytanın hakimiyetinden âzâde olanlar ise onu veli edinmeyen kimselerdir.

فهؤلاء الذين لم يجعل للشيطان عليهم سبيل، وإنما سلطانه على قوم اتخذوه وليا، وأشركوه في أعمالهم
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre iblisin 'bi-mâ agveytenî' sözündeki إغواء (azdırma) Allah'a doğrudan isnad edilmemiş, bunun anlamı Allah'ın Âdem'e secde emrini vermesinin dolaylı olarak iblisin azgınlığına sebep olmasıdır. Secde emri kendi içinde güzel ve tevazu ile sevaba vesile bir emirdir; fakat iblis bu emre karşı büyüklenmeyi ve reddi seçtiği için helak olmuştur. Allah, iblisin azgınlığından, bu azgınlığı istemekten ve ona razı olmaktan berîdir.

ومعنى إغوائه إياه : تسبيبه لغيه ، بأن أمره بالسجود لآدم عليه السلام ، فأفضى ذلك إلى غيه . وما الأمر بالسجود إلا حسن وتعريض للثواب بالتواضع والخضوع لأمر الله ، ولكن إبليس اختار الإباء والاستكبار فهلك ، والله تعالى بريء من غيه ومن إرادته والرضا به
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî, ayetteki 'tezyin' (süsleme) kavramının iki şekilde gerçekleşebileceğini belirtir: ya günahları işlettirerek ya da onları dünya süsüyle meşgul ederek itaatten uzaklaştırarak. Bu bağlamda 'lâ' harfinin anlamının, onları hidayet yolundan saptırmak olduğunu ifade eder. Ayrıca İblis'in insanları ruhları bedenlerinde olduğu sürece saptırmaya devam edeceğine dair bir hadis rivayet eder.

تقدم معنى الإغواء والزينة في الأعراف وتزيينه هنا يكون بوجهين : إما بفعل المعاصي وإما بشغلهم بزينة الدنيا عن فعل الطاعة
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre pasaj, İblis'in Âdem'in zürriyeti (soyu) hakkındaki sözüne işaret etmektedir; İblis, kendisini nasıl azdırdığını ve bunu kendisi üzerinde takdir ettiğini ifade etmektedir.

أي لذرية آدم عليه السلام أي كما أغويتني وقدرت علي ذلك
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre şeytanın sözündeki 'bâ' harfi kasem (yemin) içindir ve 'mâ' mastariyye olup cevabı 'lâzeyyinenne' cümlesidir; yani şeytan, Allah'ın kendisini azdırmasına yemin ederek insanlara dünya hayatında masiyetleri süsleyeceğine ve onları saptıracağına ahd etmektedir. İstisna edilenler ise Allah'ın kendilerini ihlasa erdirip her türlü şaibeden temizlediği, dolayısıyla şeytanın hilesinin tesir etmeyeceği kullardır.

الباء للقسم وما مصدرية وجوابه. لأزينن لهم في الأرض والمعنى أقسم بإغوائك إياي لأزينن لهم المعاصي في الدنيا التي هي دار الغرور
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Râzî, İblis'in kıssasında Kur'an'ın bazı ayetlerinde iğvayı (azdırmayı) Allah'a, bazılarında ise İblis'in kendisine nispet ettiğini, bunun cebir ve kader mezhepleri açısından çelişkili göründüğünü aktarır. Mu'tezile'nin bu çelişkiyi çözmek için verdiği cevapları (Cübbâî ve Ebu Hâşim'in yollarını) nakledip bunları zayıf bulur; çünkü İblis'in küfrü kendi seçimiyle işlediğini, bu yüzden kendini rahmetten mahrum edip cennet yolundan saptırdığını, bunun Allah'a nispet edilmesinin doğru olmayacağını belirtir.

لأنه هو الذي خيب نفسه عن الرحمة وهو الذي أضل نفسه عن طريق الجنة

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler, şeytanın saptırma gücünün mutlak olmadığı; ihlaslı, samimi kulların bu tesirden istisna tutulduğu konusunda birleşir. Ayrıca çoğu, iğvanın (azdırmanın) doğrudan Allah'a isnad edilemeyeceğini, İblis'in kendi seçimiyle sapıklığa düştüğünü vurgular.

Unterschiede

Taberî ve İbn Kesîr rivayet temelli, bağlamsal bir okumayla ayeti Âdemoğulları ve İblis'in kıssası çerçevesinde ele alırken; Zemahşerî, Beydâvî ve Râzî dil/belağat tahlili ile kelâmî tartışmalara (özellikle Mu'tezile'nin iğvâ yorumuna) girerek meseleyi cebir-kader eksenine taşır. Kurtubî ise hem dil analizi hem hadis rivayetiyle 'tezyin' kavramının iki türlü tezahürünü (günaha sevk etme veya dünya süsüyle meşgul etme) ayrıntılandırır.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessirleri (Taberî, İbn Kesîr) rivayet ve bağlama dayalı sade bir anlatımı tercih ederken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Beydâvî, Râzî) dilbilimsel incelik ve kelâmî tartışmalar öne çıkmış; bu durum tefsir usulünün zamanla rivayetten dil ve akıl temelli tahlile doğru genişlediğini gösterir. Temel mesaj -şeytanın gücünün sınırlı oluşu- sabit kalmıştır.

Bezug zur Gegenwart

Bu ayet, insanın kötülüğe karşı tümüyle çaresiz olmadığını, ihlas ve samimi bir gönül bağının kişiyi olumsuz etkilerden koruyabileceğini hatırlatır. Günümüzde de kişisel ahlak ve manevi disiplinin, dış telkinlere karşı bir iç denge sağladığı düşünülebilir. Bu bağlamda ilim ile iman arasındaki uyum ve sabırlı bir iç muhasebe, hem bireysel hem toplumsal huzura katkı sunabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben