وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
“Und Wir gaben Musa und seinem Bruder ein: "Weiset eurem Volk in Ägypten Häuser zu und macht eure Häuser zu Gebetsstätten und verrichtet das Gebet. Und verkünde den Gläubigen frohe Botschaft."” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Taberî, Musa ve İsrailoğulları'nın Firavun ve kavminden korktukları için açıkça namaz kılamadıklarını, bunun üzerine kendi evlerini secde/ibadet mahalli edinmeleri emredildiğini nakleder. 'Beytlerinizi kıble kılın' ifadesini ise evlerin namaz kılınacak mekanlar olarak yönlendirilmesi şeklinde açıklar, bazı rivayetlerde bunun Kâbe'ye yönelme anlamına geldiği de belirtilir. Kendisi ise, 'beyt' ve 'kıble' kelimelerinin dildeki en yaygın/galib kullanımına bakarak, bunların meskun evler ve namazda yönelinen kıble (Kâbe) anlamına geldiği görüşünü tercih eder.
وأولى الأقوال في ذلك بالصواب القول الذي قدمنا بيانه، وذلك أن الأغلب من معاني البيوت، وإن كانت المساجد بيوتا، البيوت المسكونة إذا ذكرت باسمها المطلق دون المساجد؛ لأن المساجد لها اسم هي به معروفة خاص لها، وذلك المساجد.
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Zemahşerî'ye göre 'kıble' ifadesi, Kâbe'ye yönelmiş mescidler anlamına gelir; Musa ve beraberindekiler namazlarını Kâbe'ye yönelerek kılıyorlardı. İlk zamanlarında kâfirlerden gizlenerek evlerinde namaz kılmakla emrolunmuşlardı, tıpkı Mekke'de İslam'ın ilk döneminde müminlerin durumu gibi. Ayrıca ayetteki hitabın önce ikil (musenna), sonra çoğul, sonra tekil olarak değişmesini de açıklar: başta Musa ve Harun'a özel görev verilmiş, sonra hitap kavimlerine genelleşmiş, en sonunda müjde konusunda Musa'ya has kılınmıştır.
خوطب موسى وهارون عليهما السلام أن يتبوآ لقومهما بيوتا ، ويختاراها للعبادة ، وذلك مما يفوض إلى الأنبياء . ثم سيق الخطاب عاما لهما ولقومهما باتخاذ المساجد والصلاة فيها ، لأن ذلك واجب على الجمهور ، ثم خص موسى عليه السلام بالبشارة التي هي الغرض ، تعظيما لها وللمبشر بها
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Râzî bu ayette 'buyût' kelimesinin mescitler mi yoksa mutlak evler mi olduğu konusunda iki görüş nakleder. Mescit olduğunu söyleyenler 'kıble' ifadesini namaz için yönelinen yer olarak açıklar ve bu kıblenin Kâbe mi yoksa Beytü'l-Makdis mi olduğu hususunda ihtilaf edildiğini belirtir; mutlak ev olduğunu söyleyenler ise 'kıble' kelimesini evlerin birbirine karşılıklı (mütekabil) olması veya evlerde namaz kılınması şeklinde iki yönde yorumlar.
من الناس من قال : المراد من البيوت المساجد كما في قوله تعالى : أي اجعلوا بيوتكم مساجد تستقبلونها لأجل الصلاة ، وقال الفراء : واجعلوا بيوتكم قبلة ، أي إلى القبلة
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Kurtubî'ye göre ayetteki 'beyt' ifadesi meskun evler değil, İsrailoğulları için mescid edinilmesi emredilen yerlerdir; Firavun onların mescidlerini yıkınca Musa ve Harun'a evlerini mescid haline getirmeleri vahyedilmiştir. Ayrıca kıblenin Kâbe veya Beytü'l-Makdis olduğuna dair görüşler nakledilir ve bunun Musa şeriatında namaz için kıblenin meşru kılındığına delil olduğu belirtilir. İkinci bir görüş olarak 'evlerinizde gizlice namaz kılın' anlamı da zikredilir, bu Firavun'un korkusu döneminde güvenlik amaçlı olduğu şeklinde yorumlanır.
فأوحى الله إلى موسى وهارون أن اتخذوا لبني إسرائيل بيوتا بمصر أي مساجد ولم يرد المنازل المسكونة هذا قول إبراهيم وبن زيد والربيع وأبي مالك وبن عباس وغيرهم
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu ayet, Firavun ve kavminin zulmü karşısında Musa'nın kavmine, evlerini namaz kılınacak mekanlar (mescid) haline getirmeleri ve bunları kıbleye yöneltmeleri emrini konu almaktadır. İsrailoğulları Firavun'un baskısı nedeniyle ibadetlerini açıkça yapamadıkları için, gizlice ve evlerinde namaz kılmakla emrolunmuşlardır. Bu durum, sıkıntı zamanında namazın çoğaltılması emrine benzetilmiştir.
قال قالت بنو إسرائيل لموسى عليه السلام لا نستطيع أن نظهر صلاتنا مع الفراعنة فأذن الله تعالى لهم أن يصلوا في بيوتهم وأمروا أن يجعلوا بيوتهم قبل القبلة
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre bu ayet, Musa ve kardeşi Harun'a kavimleri için Mısır'da evler edinmelerini, bu evleri namaz kılınacak yerler (kıbleye yönelik mescidler) haline getirmelerini ve namazı ikame etmelerini vahiy ile bildirmektedir. Bu emir, henüz güçleri az olan İsrailoğullarının kâfirlerin gözünden gizli ibadet edip eziyet ve dinden döndürülme tehlikesinden korunmaları içindir. Ayrıca müminlere dünyada yardım ve ahirette cennet müjdesi verilmiştir.
أمروا بذلك أول أمرهم لئلا يظهر عليهم الكفرة فيؤذوهم ويفتنوهم عن دينهم
Bezug zur Gegenwart
Bu ayet, zorlu şartlarda bile ibadet ruhunun sürdürülebilmesi ve ailenin/evin manevi bir dayanak noktası olarak görülmesi bakımından düşündürücüdür. Sabır ve ihlas ile, dış koşullar ne olursa olsun içsel bir istikamet (kıble) bulma çabası, günümüzde de bireysel ve toplumsal dayanışmayı besleyen bir tutum olarak yorumlanabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben