إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا إِنَّهُۥ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلْقِسْطِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

“Zu Ihm wird eure aller Rückkehr sein. (Das ist) Allahs Versprechen in Wahrheit. Er macht die Schöpfung am Anfang und wiederholt sie hierauf, um (es) denjenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, in Gerechtigkeit zu vergelten. Für diejenigen, die ungläubig sind, wird es ein Getränk aus heißem Wasser und schmerzhafte Strafe geben dafür, daß sie ungläubig gewesen sind.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre bu ayette Allah, yaratılışı ilk defa başlattığı gibi, insanları öldükten sonra da aynı şekilde diriltip yeniden yaratacağını haber vermektedir; bu O'na göre zor bir şey değildir. Ayrıca ayette geçen 'kendilerine ilim verilenler' ifadesi hakkında iki görüş nakledilir: biri Ehl-i Kitap'tan İslam'a giren Abdullah b. Selam gibi kimseler, diğeri ise Peygamber'in ashabıdır. Sonunda müfessir, iman edip amel edenlerin adaletle (el-kıst) mükafatlandırılacağını, inkâr edenlerin ise cehennemde hamîm (kaynar su) ile cezalandırılacağını belirtir.

يقول: ثم هو يعيده من بعد فنائه وبلاه، كما بدأه أول مرة خلقا جديدا، لا يتعذر عليه ذلك.
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre 'إليه ترجعون' ifadesi, öldükten sonra tekrar diriltilip yalnızca Allah'a döndürüleceklerine dair bağımsız bir haberdir; bu nedenle O'nun huzuruna dönüşe hazırlık yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ona göre bu ifade 'يبدئ' fiiline atfedilmiş değildir ve 'ترون' fiilinin gördüğü şey de bu değildir; yani cümle, görme fiilinin nesnesi olarak değil, ayrı bir haber cümlesi olarak konumlanmıştır.

ليس بمعطوف على يبدىء ، وليست الرؤية واقعة عليه ، وإنما هو إخبار على حياله بالإعادة بعد الموت
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre âyetteki "إلى" edatı gramer olarak nihai bir sınırlanmayı ifade etmekle birlikte, Allah'a mekân ve yön isnadı imkânsız olduğundan bu ifade, yaratılmışların döneceği yerin O'ndan başka mâlik ve hâkim bulunmayan bir hâl olduğu şeklinde yorumlanmalıdır. Ayrıca âyette Allah'ın kendisini 'el-Mevlâ' ismiyle andığı belirtilir; bu ismin 'el-Velî' kelimesinden türediği ve yakınlık anlamı taşıdığı, dolayısıyla Allah'ın hem yakın hem uzak, hem zâhir hem bâtın olduğu ifade edilir.

أنه تعالى سمى نفسه في هذه الآية باسمين : أحدهما المولى ، وقد عرفت أن لفظ المولى ، ولفظ الولي مشتقان من الولي : أي القرب ، وهو سبحانه القريب البعيد الظاهر الباطن
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre ayetteki 'inşa' Allah'ın yaratmayı ilk defa başlatması anlamına gelir; bu Mücahid'den nakille toprak veya sudan yaratıp sonra öldürüp diriltmesi, hal değiştirmesi şeklinde açıklanır. 'أن يبدأ الخلق' ifadesindeki 'أن' harfinin nasb veya ref konumunda olabileceği, dolayısıyla 'vaadiniz Allah'ın yaratmayı başlatmasıdır' ya da 'çünkü O yaratmayı başlatır' şeklinde iki farklı gramer okumasının mümkün olduğu belirtilir. Ayrıca bazı müfessirlerin bunu meyvelerin ve insan neslinin yaratılıp yok edilip yeniden var edilmesi örneğiyle açıkladığı, bunun da yeniden diriltmeye (iade) kudretin delili olduğu ifade edilir.

تكون أن في موضع نصب أي وعدكم أنه يبدأ الخلق ويجوز أن يكون التقدير لأنه يبدأ الخلق كما يقال : لبيك أن الحمد والنعمة لك والكسر أجود وأجاز الفراء أن تكون أن في موضع رفع فتكون اسما
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ifade, kıyamet gününde küfürleri sebebiyle uğrayacakları cezanın adaletli ve tam karşılık şeklinde olacağını anlatır; onlar semum (yakıcı ateş rüzgarı), hamîm (kaynar su) ve yahmûm (kara duman) gölgesi gibi çeşitli azap türleriyle cezalandırılacaktır.

أي بسبب كفرهم يعذبون يوم القيامة بأنواع العذاب من سموم وحميم وظل من يحموم
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre âyet, herkesin dönüşünün ölüm veya diriliş yoluyla ancak Allah'a olacağını, bunun kesin bir vaad olduğunu bildirir. Allah önce yaratmayı başlatır sonra yok ettikten sonra tekrar diriltir; bunun amacı iman edip salih amel işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak, kâfirleri de inkârları sebebiyle azaplandırmaktır. Bu müfessire göre âyetteki 'bi'l-kıst' ifadesi mü'minlerin mükâfatına özgü tutulup kâfirlerin cezası için tekrar edilmemesi, mükâfatın Allah'ın lütuf ve keremine yakışır şekilde belirsiz bırakılması, cezanın ise kâfirlerin kendi kötü inanç ve amellerinin sonucu olduğuna dikkat çekmek içindir.

ليجزي الذين آمنوا وعملوا الصالحات بالقسط أي بعدله أو بعدالتهم وقيامهم على العدل في أمورهم أو بإيمانهم لأنه العدل القويم كما أن الشرك ظلم عظيم

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler ayetin yaratmayı ilk başlatan Allah'ın öldükten sonra tekrar diriltmeye de kadir olduğu temasını taşıdığı konusunda birleşir; ayrıca iman edip amel edenlerin adaletle (kıst) mükafatlandırılacağı, inkâr edenlerin ise azaba uğrayacağı ortak vurgudur.

Unterschiede

Taberî 'kendilerine ilim verilenler' ifadesinde rivayet farklılıklarına ve kıraat/dil tartışmalarına odaklanırken, Zemahşerî ve Beydâvî gramer-belağat açısından cümle yapısını (atıf ilişkisi, üslup değişikliği) çözümlemeye yönelmiştir. Râzî, 'ilâ' edatı ve 'el-Mevlâ' ismi üzerinden akli/kelamî bir tenzih yorumuna giderken, Kurtubî 'أن' harfinin nasb/ref tartışmasıyla dilbilimsel çoklu okumaları öne çıkarır; İbn Kesîr ise daha çok azabın çeşitlerini bağlamsal olarak açıklamaya yoğunlaşmıştır.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet ağırlıklı bir yöntemle ayeti açıklarken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî gibi müfessirlerde dil, belağat ve kelamî te'vil yöntemlerinin ağırlık kazandığı görülür; Kurtubî ve Beydâvî ise bu birikimi sentezleyerek hem rivayet hem gramer analizini bir arada sunar. Temel mesaj (yeniden diriliş ve adaletli karşılık) tüm dönemlerde sabit kalmış, yorum yöntemleri zamanla çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu ayet, yaratılışın başlangıcı ve sonu üzerine düşünmenin, kişiyi hem ilmi hem de imanı bir bütün olarak görmeye yönlendirebileceğini hatırlatır. Adaletli karşılık vurgusu, günlük yaşamda dürüstlük ve sabırla iş yapmanın kıymetine dair ihtiyatlı bir düşünceye kapı açabilir. Yeniden yaratılış fikri, insanı hizmet odaklı ve hesap bilinciyle yaşamaya teşvik eden bir hatırlatma olarak da okunabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben